Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/857 E. 2026/1726 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/857
- Karar No
- 2026/1726
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/857 KARAR NO : 2026/1726
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2024 NUMARASI : 2022/659 E. 2024/56 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 30.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 30.10.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2024 tarih 2022/659 E. 2024/56 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili hakkında Karşıyaka 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/229 E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan dava açıldığını ancak müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu .... Bankası ... Şubesine ait 080565453 seri numaralı 15/05/2019 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekin lehtarını, cirantalarını tanımadığını, davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, söz konusu çekin akıbetinin bilinmediğini, müvekkilinin ... bankasından herhangi bir çek karnesi almadığını, bu konuda Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na 19/06/2019 tarihinde 2019/61859 Sor. Numarası ile suç duyurusunda bulunduğunu, diğer çekler ile ilgili de Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/308 D.İş ve 2019/319 D. İş sayılı dosyalarında ödemeden men kararı verildiğini, çek üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını iddia ederek, dava konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, çek bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı şirketin müvekkili bankaya borcu olmadığı, lehtarını ve cirantalarını tanımadığı, müvekkili banka ile ticari ilişkisinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davacı şirketin karşılıksız çekten sorumluluğunun doğması için müvekkili bankaya borcunun bulunmasının ya da ticari ilişkisinin bulunmasına gerek olmadığını, davacının benzer iddiaları Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/597 E. dosyasında da ileri sürdüğünü, karar aşamasında olan dosyada alınan bilirkişi raporu ile söz konusu davanın konusu olan çek üzerindeki imzanın ...'a ait olduğunun ortaya çıktığını, dava konusu çekin müvekkili bankanın alacaklarına istinaden banka borçlusu dava dışı .... Şti. tarafından tevdi edildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkili bankanın çeki yasal süreler içinde bankaya ibraz ettiğini, ancak karşılığının bulunmadığının anlaşıldığını, Karşıyaka ATM 2021/597 E. sayılı dosyasında bilirkişinin 3 adet çek için inceleme yaptığını, karşılıksızdır damgası vurulan 3 çekten 2 tanesinde imzanın... .'a ait olduğunun tespit edildiğini, 23.11.2018 ve 15.05.2019 tarihinde düzenlenen çeklerin davacı tarafından imzalanmış olması nedeniyle bu tarihler arasında bir tarihe denk gelen dava konusu 15.04.2019 keşide tarihli iş bu dava konusu çekteki imzanın da davacıya ait olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesinin 2021/597 E. sayılı dosyasında dava konusu çek üzerinde 05.10.2022 tarihli ATK raporu ile inceleme yapıldığı, eldeki davaya konu 15/04/2019 keşide tarihli çekte yer alan yazılar ve keşideci imzası ile ....'un mukayese imza ve yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imza ve yazıların mevcut mukayese imza ve yazılarına kıyasla ....'un eli ürünü olmadığının tespit edildiği; her ne kadar, davacı tarafça keşidecesi olduğu ve lehtarı dava konusu çekle aynı olan ilk derece mahkemesinin 2021/597 E. sayılı dosyasında yargılama konusu yapılan 15/05/2019 keşide tarihli çekteki imza davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu tespit edilmişse de, eldeki dosyada dava konusu yapılmayan çekteki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olduğunun tespitinin tek başına iş bu dava konusu çekin benimsediği anlamına gelmeyeceği, bu nedenle eldeki davanın 2021/597 E. sayılı dosya ile birleştirilmediği ve bu dosyanın bekletici mesele yapılmadığı, davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı ile dava dışı ciranta .... Şti. arasında bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, dava konusu çekin davacı şirketin kayıtlarında bulunmadığı, dava dışı .... şirketine defter kayıtlarını sunması için tebligat yapılmasına rağmen dava dışı şirketin defter ve belgelerini ibraz etmediği, dava konusu çekin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı ve bu haliyle geçersiz olduğu, geçersiz çek iddiasının mutlak defi olarak iyi niyetli hamile karşı ileri sürülebileceği, keşideci olan davacı ile son hamil arasında her hangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının....Bankası ...Şubesine ait 8056533 çek nolu, 15/04/2019 keşide tarihli 50.000,00 TL meblağlı çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu ....Bankası ... Şubesine ait 8056533 seri numaralı ve 15.04.2019 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekin davacı şirketin yasal temsilcisi .... tarafından imzalandığını, 06.11.2023 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere dava dışı şirketin ticari defter kayıtlarını ve diğer gerekli belgeleri sunmaması sebebiyle bilirkişi tarafından bir herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, dava dışı.... Şti. ve davacı taraf arasında bağlantı olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 06.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun imza incelemesi bakımından dava konusu uyuşmazlıkları açıklayıcı ve gerekli hususları değerlendirmekten uzak olduğunu, ilk derece mahkemesince 2021/597 E. sayılı dosyası içerisindeki 05.10.2022 tarihli ATK raporunu hükme esas almasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun daha yakın tarihli olmasına karşın olayı aydınlatmak için gerekli şartlara sahip olmadığını, istinaf edilen dava dosyası içerisindeki bilirkişi raporu ve 2021/597 E. sayılı dosyası kapsamında ATK raporu ile 3 adet çekte inceleme yapıldığını ve karşılıksızdır yazan 3 çekten 2 tanesinin ....'a ait olduğunun tespit edildiğini, 23.11.2018 ve 15.05.2019 tarihli düzenlenen çeklerin istinaf olunan davacı tarafa ait olduğu tespit edilmekle beraber 15.04.2019 keşide tarihli 8056533 seri numaralı çekin imzalandığı tarih göz önüne alındığında çeki düzenleyen tarafın .... olamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın daha önce 2021/597 E. sayılı dosyada da benzer bir itirazda bulunduğunu, ancak imza incelemesi sonucunda imzanın taraflarına ait olduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan delillerde eksiklik bulunduğunu, bilirkişi incelemesi sırasında .... Şti.'nin defter kayıtları incelenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, icra takibine konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir. Sahtelik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde olup, mahkemenin davacı tarafından ileri sürülen sahtelik iddialarını HMK'nın 208 ve 211. ve devamı maddelerine göre tahkik etmesi ve imza inkarına ilişkin itirazın tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip değerlendirmesi, elde edilecek sonucu tüm dosya münderecatı ile birlikte değerlendirerek bir karara bağlaması zorunludur. Dolayısıyla taraflar yargılamanın her aşamasında imza inkarında/sahtelik iddiasında bulunarak belgeye ilişkin sahtelik itirazında bulunabilirler. Takibe dayanak bonodaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Taraflar arasında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/597 Esas 2022/818 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 05.10.2022 tarihli raporda, inceleme konusu 15.04.2019 keşide tarihli çekte yer alan yazılar ve keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi dava dışı ....'un mukayese imza ve yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imza ve yazıların mevcut mukayese imza ve yazılarına kıyasla ....'un eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, dava konusu çekte yer alan yazılar ve keşideci imzasının davacı tarafa ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesine, mahkeme inceleme ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamasına, söz konusu tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.415,50-TL'den peşin alınan 853,88-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2026