Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/766 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/766
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/766 KARAR NO : 2026/157
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/590 E., 2024/81 K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalının maliki olduğu bağımsız bölümü satarak kooperatif üyelerine paylarını ödediğini, davacının sonradan haberdar olduğunu, kooperatifçe alacak miktarının bildirilmediğini, bir ödeme de yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2023/9179 E. Sayılı dosyasından 210.000,00 TL anapara talepli icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2023/9179 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Dava dışı ... ... Kooperatif Yönetim Kurulu başkanlığı yaptığı dönemde kendisi ve kooperatif üyeleri hakkında ceza davaları açıldığını, Kooperatife olan borcunu ödemeyen ... ... kooperatifteki ortaklık payını eşi olan davacıya devrettiğini, kooperatifin tasfiyesinin söz konusu olduğunu, ancak mahsuplaşmanın kabul edilmemesi ile tasfiyeye engel olunduğu, 23.06.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiye kararı alınması yanında, işyerinin satışından elde edilenin vergisel düzenlemeler sonucu borcu olan üyelerden borcunun kesilmesi ve (Kooperatif ile mahkemesi devam eden üyelere mahkeme sonucuna göre ödeme yapılmasına) genel kurulca karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının bu genel kurul kararına rağmen borcu kabul etmeyip icra yoluyla alacağının tamamını talep etmesi karşısında genel kurul kararına istinaden iş bu itirazın yapıldığını belirterek davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "....Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesinde, davacının üyeliğini eşi olan davalı kooperatifin başkanı olan dava dışı ... ... 03/12/2018 tarihinde 2018/4 nolu yönetim kurulu kararı ile devraldığı, üyeliğini devreden ... ... hakkında yukarıda izah edildiği şekliyle takip tarihinde derdest bir kamu davası olduğu, Kooperatife ait taşınmazın satıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kooperatifin taşınmazın satım bedelinden dolayı davacıya ödeme yapma yükümlülüğünün olup olmadığına ilişkindir. Davalı Kooperatifin takip tarihinden önce 26/03/2023 tarihli Genel Kurul Kararında ayrıca 17/04/203 tarihli Yönetim Kurulu kararında taşınmaz satışından elde edilen üye başına 235.000,00 TL'nin kooperatif hakkında hukuki süreçleri devam eden üyeler hakkında davalar sonuçlanana kadar ödeme yapılmamasına dair karar verildiği, iş bu Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararının iptali yönünde açılmış bir davanın olmadığı ve alınan kararların da davacıyı bağlayacağı anlaşılmakla davanın reddine ..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Üyeliğin devrinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılmış bir hukuki işlem olduğu, müvekkilinin yeni üye olup cüz-i halef olduğu için sadece üyelikle ilgili kabul ve taahhüt edilmiş borç-alacaklarrdan sorumlu tutulması gerektiği, anılan borcun müvekkiline geçmediği, dosyada usulüne uygun bir vekaletname bulunmadığından vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL'nın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip