Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/964 E. 2026/1552 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/964
Karar No
2026/1552
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/964 KARAR NO : 2026/1552

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2024 NUMARASI : 2021/505 Esas - 2024/9 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2024 tarih 2021/505 Esas 2024/9 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, sürücü davalı ....nin sevk ve idaresindeki.... plakalı araç ile İzmir İli Bornova İlçesi ... Sokaktan ... Sokak istikametine seyir halinde iken ... istikametinden gelen müvekkili sevk ve idaresindeki.... plakalı aracı ile kavşağa geldiğinde ön kısımlarına çarptığını, çarpma neticesinde davacının savrulduğunu, yaya kaldırımındaki çöp konteynırına çarptığını, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında .... plakalı araç sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, araç maliki .... Şirketinin de meydana gelen bu kazadan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, müvekkilinin kazada yaralandığını, Ege Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi'ne ambulans ile götürülüp tedavi altına alındığını, müvekkilinin meydana gelen kaza sonrasında vücudunun çeşitli yerlerinin kırıldığını ve morarmalar meydana geldiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında 2021/11850 Soruşturma no ile soruşturma yürütüldüğünü, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/334 E. nolu ceza dosyası ile kamu davası devam ettiğini, davanın safahatında rapor alındığında müvekkilinin maluliyet oranı, geçici iş göremezlik, kalıcı iş gücü kaybı, tedavi giderleri, bakıcı giderlerinin açığa kavuşacağını belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .... için 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL - sürekli iş göremezlik (maluliyet zararı), 100,00-TL tedavi giderleri, ulaşım giderleri dahil) ve 100,00 -TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın davalı işleten ... Şirketi ve sürücü .... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,davacı .... için meydana gelen kaza sonucu 100.000,00 -TL manevi zararın davalı .... Şirketi ve sürücü .... yönünden kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 15/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, şimdilik kaydıyla talep ettikleri belirsiz alacak mahiyetindeki taleplerinin belirlenebilir hale gelmiş olması sebebiyle, 100,00-TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.437,43-TL artırarak 10.537,43-TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsiline, 100,00-TL'lik tedavi giderleri (ulaşım dahil) talebini 5.769,5-TL artırarak 5.869,5-TL'lik tedavi giderlerinden (ulaşım dahil) tahsiline, 100,00-TL'lik bakım (bakıcı) gideri tazminatı talebini 930,05-TL artırarak 1.030,05-TL bakım (bakıcı) gideri tazminatın tahsiline, 100,00-TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatı (maluliyet zararı) talebini 326.233,82-TL artırarak 326.333,82-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (maluliyet zararı) tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, diğer davalı bakımından ise kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar ... ve .... Şti'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ....ve .... Şti vekili ; davalı ....'a ait .... plakalı aracın .... tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat talebi yönünden sorumluluk klozu bulunduğunu, davanın bu nedenle ....'ya ihbarı gerektiği, davacı tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiğini, bu nedenle davacının maluliyet raporu alması gerektiğini, alınacak raporda maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve sürekli olup olmadığı ile bakıcı ihtiyacının olup olmadığı, olmuş ise ne kadar süre bakıcı ihtiyacı olduğunun da tespiti gerektiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, ayrıca kusur değerlendirmesi için de Adli Tıp Kurumunun yine Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat aracının zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarı olan 100.000 TL'nin fahiş bir miktar olduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, tarafların kusurunun, zarardaki illiyet bağının, sosyal ve ekonomik durumların dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet ve kusur için ayrı ayrı rapor alınması gerektiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ve İhtiyari dava arkadaşlığı kapsamında davanın ayrı ayrı reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. Davalı .... AŞ vekili; kazaya karışan .... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 315405856 poliçe numarası ile ZMMS ile sigortalı olduğu, öncelikle davanın yetkisiz yerde açılması nedeni ile usulden reddi gerektiğini, başvuru şartı yokluğu nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, maluliyet ve kusur yönünden dosyada rapor alınması gerektiğini, ardından tazminatın raporunun aktüer bilirkişi aracılığıyla hesaplanması gerektiğini, yapılacak hesaplamada müterafık kusur indirim sebeplerinin göz önünde bulundurulmasına, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimleri varsa mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması ve rücu durumunun araştırılması gerektiğini belirterek açılan davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddine, başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kazanın oluş şekli, davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi, kaza sırasında davacının yaşamış olduğu korku, kaygı ve panik ile hayatı boyunca devam edebilecek olan aynı nitelikteki korku, kaygı ve panik, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, davacının ve davalının yaşı, kazada tarafların kusur durumu gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi yollaması ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56/1. maddesi uyarınca davacının meydana gelen kaza nedeniyle duymuş olduğu acının dindirilebilmesi için bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, karara esas alınan ve dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporunda ise güncel gelir üzerinden hesaplama yapılmadığını, davacının mesleği ve maaşının gözetilmediğini, hüküm gününe kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin hesaplamada gözetilmesi gerektiğini, yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, hükmedilen 25.000,00-TL manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli, olay tarihi, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü gözetildiğinde oldukça düşük kaldığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava haksız fiile dayalı olarak geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile diğer zararların tazmini için ZMMS sigortacısı ile haksız fiile sebebiyet veren sürücü ve işletene karşı açılan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada; davacı ....'in olay tarihi olan 28/11/2020 tarihinde sürücüsü olduğu.... plakalı araçla karşı taraf ....'nin Sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın çarpıştığını bu kazada davalının asli kusurlu olduğunu diğer davalı .... Şti'nin de aracın işleteni olduğunu bu aracın ZMMS sigortacısının ise .... A.Ş. olduğunu belirterek kalıcı ve geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri - ulaşım gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebinde bulunduğu davalı .... ve..... Şti'nin cevabında maluliyet ve iş göremezlik zararının tespiti gerektiğini aktüer hesabının yapılmasını istediğini beyan ettiği, diğer davalı ....A.Ş.'nin de öncelikle kusur tespiti ile davacının TRH 2010 tablosu ve 1.8 teknik faiz ile hesaplama yapılması ile maluliyet oranının belirlenebileceği aynı zamanda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan ettiği yapılan yargılamada da Ege Üniversitesi Tıp fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan raporlar alındığı ve bu raporlara göre davacının %5 maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay ve bakıma muhtaç olduğu sürenin de iki hafta olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Mahkemece bu veriler toplanarak davacının çalıştığı bankadan gelen gelir durumuna ait belgeler ve SGK dan gelen kayıtlar dikkate alınarak bilirkişilerden 09.08 2023 ve 20.11.2023 tarihli raporlar alınmıştır. İlk raporun alınmasından sonra davacı vekili bu rapora 24.08.2023 tarihinde itiraz ederek müvekkilinin 2023 yılı Temmuz ayı itibariyle bankadan aldığı brüt maaşın 52.000 TL olduğunu fakat aktüerya bilirkişi tarafından 2023 yılı aylık net gelirinin 29.520,94 TL üzerinden hesaplandığını belirterek itiraz ettiği tespit edilmiştir. Bu aşamadan sonra mahkemece alınan ek raporda da aynı gelir üzerinden hesaplama yapılarak hakimin takdir ettiği kusur oranı üzerinden indirim yapıldığı ve buna göre zararın hesaplandığı, davacı vekilinin de bu rapora karşı 08.12.2023 tarihinde tekrar itiraz ederek bilirkişilerin 2023 yılının ikinci yarısında belirlenen asgari ücreti dikkate almadığı müvekkilinin maaşının artışının hesaba katılmadığı güncel gelire göre hesaplama yapılmadığından itiraz ettiği belirlenmiştir. Mahkemece alınan ikinci rapor - ek rapora göre hesaplanan tazminat miktarlarında hakim tarafından tayin edilen kusur oranına istinaden indirim yapılarak karar verildiği belirlenmiştir. Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini müvekkilinin kusurunun %25'ten düşük olduğunu karşı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek itirazda ettiği ve diğer itirazında da yine bilirkişi raporuna karşı itirazlarında olduğu üzere güncel gelirinin dikkate alınmaksızın ek raporun düzenlendiği ve hesabın yanlış yapıldığını ayrıca takdir edilen 25.000 TL manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davacı tarafın istinaf dilekçesi incelendiğinde; öncelikle kusur oranının takdirinin hakime bırakıldığı (Y.17. HD'si Esas : 2018/6414 Karar : 2020/4591 T: 09/07/2020 ) belirtilmekle birlikte teknik yönden davacı ve davalının kusur oranlarının tespitinde hangi kritere göre belirleme yapıldığının açıklanması da gerekmektedir. Somut olayda bilirkişilerden ek rapor alınırken hakimin %25 üzerinden tespitinin gerekçesini açıklaması ya da bu konuda oranları belirtir başka bir bilirkişi raporu aldıktan sonra bu rapordaki kıstasların neye göre belirlendiğini ve kabul edilip edilmeyeceğini irdelemesi gerekmektedir. Yine davacı tarafın bilirkişi raporunda itiraz dilekçelerinde ve aynı zamanda istinaf dilekçesinde yer aldığı üzere davacının gelir durumunun karar tarihine en yakın güncel verilerin dikkate alınarak zararın hesaplanması gerektiği Yargıtay uygulamasında kamu düzenine ilişkin olduğu da belirtilmektedir. "Tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın asgari ücretler esas alınmalıdır. Asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan bu hususta usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gibi, Hakim bu durumu duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmelidir".(HGK.17.12.1997, E.97/10-820 – K.1074 ),"Asgari ücret artışları kamu düzeniyle ilgili olup, uygulanması zorunlu olduğundan, davanın devamı sırasında ve hüküm tarihine kadar geçen sürede asgari ücretteki artışların hesaplamada gözetilmesi gerekir. Davacının asgari ücret artışlarından önceki raporlara itiraz etmemiş olması, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. O halde davacıların yoksun kaldıkları destek tazminatı için hüküm tarihine en yakın asgari ücretteki artışlara göre hesaplanmış bilirkişi raporuna göre karar verilmelidir."(4.HD.08.12.2003, 8596-14191) "Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46/2. maddesinde, cismani zararın hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanacağı kabul edilmiştir. Öte yandan, tazminat hesabına etkili unsurlardan birisi olan asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup; aynı davada, asgari ücretin artması halinde bunun mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Hatta davacının ilk asgari ücrete göre yapılan hesaba itiraz etmemesi, o günkü verilerin doğru olduğuna inandığı içindir. Bu durum sonraki gelişmeler nedeniyle asgari ücretlerde gerçekleşen artışlardan kaynaklanan hakkını istemesine engel olamaz. Hüküm tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak zarar miktarı tespit edilmelidir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir."(Y.4.Hukuk Dairesi Esas No:2016/8419 Karar No:2017/6601 T. 31/10/2017 tarihli karar) Bu nedenle mahkemenin yeniden aktüerya bilirkişisi inden davacının en son gelir durumu araştırılarak asgari ücret üzerinden geliri olup olmadığı dikkate alarak zararın hesaplanması gerektiği tespit edildiğinden kararın kaldırılması da gerekmektedir. Davacının manevi tazminat yönünden yapmış olduğu itiraz ise davalının yaralama ve kusur durumu dikkate alınarak mahkemece bir miktar arttırılarak hüküm kurulması gerekmektedir. Davacının bu yöndeki istinaf talebi de kabul edilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2024 tarih 2021/505 Esas 2024/9 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/964, K. 2026/1552, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-964-e-2026-1552-k-6b44271c0bcd