Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1888 E. 2026/205 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1888
Karar No
2026/205
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1888 - 2026/205 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1888 KARAR NO : 2026/205

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/95 E., 2025/461 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 19/10/2026 YAZIM TARİHİ : 19/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkiline ait iş yerinin davalı sigorta tarafından sigortalandığını, 30/06/2022 tarihinde meydana gelen yağış nedeniyle işyerinin su altında kaldığını, itfaiyenin aynı gün arandığını, yoğunluktan 02/07/2022 tarihinde gelebildiğini ve suyu tahliye ettiğini, 26/07/2022 tarihli raporun düzenlendiğini, müvekkilinin iş yerindeki zararın yanı sıra yeniden faaliyete geçilen 30/10/2022 tarihine kadar da zararının artmaya devam ettiğini, davalıya zararın tahsili amacıyla yapılan başvurunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi zarar, 10.000,00 TL yoksun kalınan kar, 100.000,00 TL manevi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 448.383,85 TL'ye yükselterek ıslah harcını tamamlamıştır. Davalı vekili özetle: Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile 11/06/2022 tarihli su baskınında da iş yerinin kısmen zarar gördüğünü, poliçe tanzim tarihinin ise 16/06/2022 olduğunu, zararın bu nedenle vade dışında gerçekleştiğini, aksi düşünülse dahi kar kaybının poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince "......Dava konusu olay mahallinde 30/06/2022 tarihinde meydana gelen kuvvetli yağışların davacı iş yerinde zarara neden olduğu, davalı nezdinde düzenlenen poliçenin 13/06/2022 tarihinde tanzim edildiği, davalı her ne kadar zararın 11/06/2022 tarihli yağış neticesinde meydana geldiğini ve poliçe teminatı dışında olduğunu savunmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bu tarihteki yağışların kuvvetli nitelikte olmaması ve davacı iş yerinin 30/06/2022 tarihine kadar faaliyet gösterdiği de gözetilerek bu savunmaya itibar edilmemiş, zararın poliçe süresi içinde meydana geldiği değerlendirilmiştir. Davacı eldeki dava ile meydana gelen zararın poliçe kapsamında tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamında alınan birden fazla raporda davacının maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, bu hali ile zararın giderilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bina + elektrik hasarı tazminatının 165.398,66 TL, sigorta eksperinin incelemesinde iş yerinde 1.500.000,00 TL değerinde emtia olduğu belirlemesi karşısında sigorta bedelinin de 1.500.000,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi belirlemesine itibar edildiğinde eksik sigorta ve muafiyet miktarları dikkate alındığında emtia zararının 135.877,79 TL olduğu, bu alacak kalemi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği, dosya kapsamındaki bilgilerden poliçede demirbaş ve makine sigorta bedellerinde demirbaş sigorta bedelinin olması gerekenin üzerinde, makine sigorta bedelinin ise olması gerekenin altında olduğu anlaşıldığından, sigorta bedellerinin yanlış belirlenmiş olduğu, bu sebeple hasar gören iş/makine/ekipmanların demirbaş olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve hükme esas alınan raporda muafiyetler de dikkate alındığında iş/makine/ekipmanlarına ilişkin zararın 76.656,86 TL olduğu ve davalı yanca poliçe limiti dahilinde zararın karşılanması gerektiği, bu hali ile maddi zarara ilişkin talebin yerinde olduğu ve kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı her ne kadar yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davalının ancak poliçe teminatı kapsamında sorumlu olabileceği, poliçede bu yönde bir hüküm bulunmadığı görülmekle bu alacak kalemi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Yine davacı manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davalının ancak poliçe teminatı kapsamında sorumlu olabileceği, poliçede bu yönde bir hüküm bulunmadığı gibi davacı haksız fiil sorumluluğuna dayandığını bildirmiş ise de, maddi zararın oluştuğundan bahisle manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmaması karşısında bu alacak kaleminin de reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ekspertiz raporu ile çelişkili olduğunu, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, hatalı raporun hükme esas alındığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi kapsamında tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 16.882,72 TL istinaf harcından peşin alınan 4.229,68 TL'nın mahsubu ile bakiye 12.653,04 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 19/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1888, K. 2026/205, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1888-e-2026-205-k-d24702c63733