Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/249 E. 2026/1448 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/249
- Karar No
- 2026/1448
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/249 KARAR NO : 2026/1448
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2025 NUMARASI : 2024/108 Esas 2025/699 Karar DAVA : KONKORDATO KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/06/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/108 Esas 2025/699 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Manisa Sarıgöl ilçesinde tarım işi ile uğraştığını, üzüm yetiştiriciliği yaptığını, ...'in banka kredileri için kefil olduğunu ve eşi ile birlikte tüm taşınmazlarını bu borçlar nedeniyle ipotek verdiklerini, taşınmazlardan elde ettikleri gelirler ile borçlarını ödeyeceklerini düşündüklerini, asıl borçlu ....'in borçlarını ödemediğini, eşi ...'in vefat ettiğini, bu borçlar nedeniyle hakkında icra takipleri başlatıldığını, çiftçilik işi dışında başka bir iş yapma imkanını bulunmadığını, taşınmaz mallarının satılması sonrasında tüm mal varlığını kaybedeceğini belirterek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "Yargılamanın devamı sırasında davacı borçludan alacaklı olduğunu beyan eden ilgililer dosyaya müdahale talebinde bulunmuşlar ve sundukları beyan dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkememiz tensip ara kararı ile davacı lehine tüm borçları yönünden 15/02/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş olup bu karar ticaret sicil gazetesinde ve basın ilan kurumunda ilan edilmiştir. Mahkememizin 03/05/2024 tarihli duruşmasında; konkordato geçici komiserinin raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak İİK’nun 287/4 maddeleri uyarınca davacılara verilen geçici mühletin 15/05/2024 tarihinden başlamak üzere 2 ay daha uzatılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 12/07/2024 tarihli duruşmasında konkordato komiser heyetinin raporlar ve tüm dosyası kapsamı dikkate alınarak davacıya 15/07/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir. Mahkememizce verilen geçici mühlet ve kesin mühlet kararları İİK 288. maddesi gereğince Basın İlan Kurumu ve Ticaret Sicil Gazetesi aracılığıyla ilan ettirilmiştir. Geçici mühlet ve geçici mühletin uzatılması ve kesin mühlet verilmesine ilişkin kararı İİK'nun 228. madde hükmü gereğince ilgili kurumlara bildirilmiştir. Davacı borçlulara mahkememizce verilen geçici ve kesin mühlet süreleri içerisinde konkordato komiserleri tarafından konkordato sürecinin işleyişine ve şirketin faaliyetlerine yönelik düzenlenen raporlar dosyamız arasına ibraz edilmiştir. Konkordato komiseri tarafından davacı borçludan alacaklı olanların alacaklarını bildirmeleri amacıyla gerekli çağrı ve ilanlar yapılmış olup, alacaklılar alacak miktarlarını bildirmişlerdir. Konkordato komiseri tarafından alacaklılar toplantısı yapılmış olup, toplantı sonucu düzenlenen rapor ile kesin mühlet nihai raporu düzenlenerek dosyamız arasına alınmıştır. Yargılamanın devamı sırasında talep eden asil ....'in 25/07/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, mahkememizce talep edenin mirasçılarına tebligat gönderilmiş ve davacı mirasçılarından ..., ..... ve ...., konkordato komiserine davayı takip etmek istediklerini beyan etmişlerdir. Yine bu davacılar mirası reddetmek istediklerini ve davayı takip etmeyeceklerine dair mahkememize herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Buna karşılık mirasçılardan .... mirası reddetmek istediğini beyan etmiş olup Sarıgöl SHM'nun 2024/513 Esas sayılı dosyası üzerinden reddi miras talepli dava açmış ve mahkemece davanın kabulü ile bu mirasçılının mirası reddettiğinin tespitine karar verilerek mahkeme kararı kesinleşmiştir. Konkordato komiseri duruşma sırasındaki beyanında; kesin mühlet süreci içerisinde davacı asil vefat ettiğini, mirasçılardan ....'in mirası reddetmek amacıyla dava açtığını, diğer mirasçıların davayı takip etmek istediklerini beyan ettiklerini, bu süreç içerisinde mirasçılar ile yaptığı görüşmelerde kendisine yapılan satışlar, tahsilatlar, üretilen ürünler hakkında gerekli ve yeterli bilgiler verilmediğini, komiser talimatlarına uyulmadığını, bir kısım satışlar yapılmasına rağmen buna ilişkin elde edilen gelirin tarafına iletilmediği gibi bilgiler de verilmediğiniy, alacaklılar toplantısına yalnızca iki adet mirasçı katıldığını, alacaklılar toplantısında adi ve rehinli alacaklar yönünden kabul oyu çıkmadığını, tüm alacaklıların red oyu verdiğini, mirasçılar ile yaptığı görüşmelerde duruşma gün ve saatinden haberdar olduklarını beyan ettiklerini, ön projenin uygulanabilme ihtimali bulunmadığını ifadei etmiştir. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; talep Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talep edenin tarım işi ile uğraştığını, üzüm yetiştiriciliği yaptığını, tüm taşınmazlarını eşi ile birlikte .... isimli asıl borçlunun borçlarına teminat teşkil etmesi amacıyla ipotek verildiğini, çiftçilik işinden elde ettiği gelir ile borcunu ödeme niyetinde olduğunu belirterek ön projenin tasdikine karar verilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Konkordato; bir borçlunun alacaklıları ile yasada ön görülen çoğunluğu ile mahkeme gözetiminde yaptığı ve ticaret mahkemesi tarafından tasdik edildikten sonra sonuç doğuran cebri anlaşmadır. Bu anlaşma doğrultusunda alacaklılar alacaklarının bir kısmından feragat etmekte veya borçluya borcunu ödemesi hususunda vade tanımakta, borçlunun da mahkemece tasdik edilen bu anlaşmaya uygun şekilde borçlarını ifa etmesi halinde borçlarından kurtulmasını sağlayan hukuki bir kurumdur. Konkordatoda hedeflenen amaç, borçlu ile alacaklıları arasında mahkemenin gözetiminde yapılan ve borçlunun mal varlığının iflas usulüyle tasfiyesini önlemek veya durdurmaktır. Bu şekilde yapılan anlaşmada mali durumu bozulmuş olan borçlunun iflası önlenerek hem borçlu hem de alacaklılar korunmaya çalışılmıştır. Konkordato sayesinde iflasa tabi olan borçlu muhtemel bir iflastan ve iflasın ağır sonuçlarından, iflasa tabi olmayan borçlu ise tüm mal varlığını kaybetmekten kurtulacaktır. Aynı şekilde alacaklılarda iflasa uğrayan borçludan alacaklarını alma konusunda iflas ve haciz masrafları yapmadan, iflas halinde ellerine geçebilecek olan muhtemel miktardan daha fazlasını tahsil ederek avantajlı konumda bulunabileceklerdir. 7101 Sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İİK.305.maddesine göre; "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması, b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder), c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır), e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması, Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmünü amirdir. Buna göre, talep edenin konkordatonun tasdiki talebinin kabulüne karar verilebilmesi için öncelikle 2004 sayılı İİK'nun 302. Maddesi uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içerisinde verilen oylarla kabul edilmesi şarttır. Bu şartın gerçekleşmesi sonrasında konkordatonun tasdiki için adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde eline geçebilecek muhtemel miktarda fazla olacağının anlaşılması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartları aranacaktır. 2004 sayılı İİK'nun 302. Maddesinde alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk yönünden düzenleme yapılmış olup buna göre alacaklılar toplantısında konkordato projesinin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş olması halinde kabul edilmiş sayılacağı ifade edilmiştir. Somut olayda; davacı asilin tarım işi ile uğraştığını, tüm taşınmazlarını .... isimli dava dışı asıl borçlunun borçları için ipotek olarak verdiklerini, çiftçilik işinden elde ettiği gelir ile borçlarını ödemeyi düşündüğünü belirterek konkordatonun tasdiki talebinde bulunmuştur. Davacı tarafından mahkememize sunulan ön projede yıllık ödemeler halinde borçların ödenebilmesi için %10 oranında tenzilat yapılması ve faizsiz olarak ödemelerin yapılmasının talep edildiği ve toplam 36 ay olacak şekilde borcun ödenip tasfiye edilmesinin planlandığı ifade edilmiştir. Yargılamanın devamı sırasında talep eden asilin vefat etmesi üzerine mahkememizce tülm mirasçılarına tebligat çıkartılmış olup, mirasçılardan .... mirasın reddi talebi ile Sargöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/513 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açmış ve mahkemece mirasın reddedildiğinin tespitine ilişkin verilen karar kesinleşmiştir. Diğer mirasçılar ise mirası reddetmek istediklerine veya davayı takip etmek istemediklerine ilişkin mahkememize herhangi bir beyanda bulunmamışlar ve konkordato komiserine davayı takip etmek istediklerini ifade etmişlerdir. Konkordato komiseri tarafından yapılan alacaklılar toplantısına adi ve rehinli alacaklılardan katılan olmadığından, alacaklılar toplantısında oylamanın yapılamadığı, toplam 3 adi alacaklı ve 2 rehinli alacaklılardan iltihak süresi içerisinde de kabul veya red oyu kullanıldığına dair beyanda bulunulmadığı konkordato komiseri raporunda ifade edilmiş olup buna göre alacaklılar toplantısında tüm alacaklıların red oyu verdiği kabul olunmuştur. Konkordato projesinin tasdiki için gerekli ön şartın, alacaklılar toplantısında 2004 sayılı İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen şekilde öngörülen nisaplarla projenin alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak somut olayda alacaklılar toplantısında yasada öngörülen nisaplarla ön projenin kabulü için aranan kabul kararının oluşmadığı dikkate alındığında talep edenin konkordatonun tasdiki talebi için yasal şartların oluşmadığı anlaşılmıştır. Alacaklılar toplantısında yasada ön görülen nisap ile projenin kabulü için olumlu karar alınamadığı, talep eden asilin vefatı sonrasında tüm mirasçılar tarafından davanın takip edilmediği, alacaklılar toplantısına mirası reddetmeyen tüm mirasçıların katılması gerekirken yalnızca 2 mirasçının katıldığı, konkordato süreci içerisinde borçlu ve mirasçılarının komiserin talimatlarına uygun hareket etmedikleri, yapılan satışlar ve elde edilen gelirler hakkında komisere bilgi ve belgelerin iletilmediği, komiser talimatlarına uygun hareket edilmediği, konkordato sürecinin işleyişi hakkında mirasçılar tarafından komiser ile iletişim sağlanmadığı, bir kısım ürünlerin satışlarının yapılmasına rağmen konkordato komiserinden talimat alınmadığı gibi elde edilen gelir hakkında komisere bilgi verilmediği ve elde edilen gelirin komiser nezaretine aktarılmadığı, konkordato süreci içerisinde elde edilen toplam gelirin 1.727.725,00 olduğu, kaynakla orantılılık şartının da gerçekleşmediği, konkordatonun tasdiki için yasada aranan şartların oluşmadığı, ön projenin uygulanabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla talep edenin konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Talep edenin konkordatonun tasdikine karar verilmesi talebinin reddine karar verildiğinden iflas şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Somut olayda talep eden murisin tacir sıfatını haiz olmadığı, talep edenin vefatı üzerine mirasçılar adına tebligat çıkartılmış ise de asıl borçlunun tacir sıfatını taşımaması nedeniyle mirasçılar yönünden mahkememizce tacir araştırması yapılmadığı, bu haliyle tacir olmayan talep edenler yönünden iflas kararı verilemeyeceği anlaşıldığından iflas yönünden değerlendirme yapılmayarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; 1-Davacı ... TC numaralı .....'in konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE, 2-Davacıya mahkememizce komiser olarak tayin edilen konkordato komiserinin tüm görev ve yetkilerinin karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, 3-Konkordato komiserine karar tarihine kadar ödenmemiş ücretlerinin ödenmesine, 4-Davacı hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına, kesin mühletin kaldırıldığına ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verildiğinin İİK. 289. maddesi gereğince ilanına, 5-Davacı hakkında verilen kesin mühletin kaldırıldığına ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verildiğinin İİK. 289. maddesi gereğince ilgili yerlere bildirilmesine, 6-Davacı hakkında mahkememizce geçici mühlet ve kesin mühlet ile verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, gereği için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından, alacaklıların toplantısında yasada ön görülen nisap ile projenin kabulü için olumlu karar alınamadığını, talep eden asilin vefatı sonrasında tüm mirasçılar tarafından davanın takip edilmediğini, alacaklılar toplantısına mirası reddetmeyen tüm mirasçıların katılması gerekirken yalnızca 2 mirasçının katıldığını, konkordato süreci içerisinde borçlu ve mirasçılarının komiserin talimatlarına uygun hareket etmediklerini, yapılan satışlar ve elde edilen gelirler hakkında komisere bilgi ve belgelerin iletilmediğini, komiser talimatlarına uygun hareket edilmediğini, konkordato sürecinin işleyişi hakkında mirasçılar tarafından komiser ile iletişim sağlanmadığını, bir kısım ürünlerin satışlarının yapılmasına rağmen konkordato komiserinden talimat alınmadığı gibi elde edilen gelir hakkında komisere bilgi verilmediği ve elde edilen gelirin komiser nezaretine aktarılmadığını, konkordato süreci içerisinde elde edilen toplam gelirin 1.727.725,00 olduğu, kaynakla orantılılık şartının da gerçekleşmediğini, konkordatonun tasdiki için yasada aranan şartların oluşmadığı, ön projenin uygulanabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla talep edenin konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar vermek gerektiğini, müvekkilleri mirasçı ....'in vefaatından sonra tarım arazisi olan taşınmazları işleterek gelir elde etmeye ve tüm borçları ödemeye gayret ettiklerini, ....'in ölüm tarihi tam da Sarıgöl'de hasat zamanına gelmiş olup bu sebeple ölümünü takip eden ilk yıl taşınmazlar müvekkilleri tarafından yeterince ilgilenilemediği için beklenen verimi vermediğini, Müvekkilleri söz konusu borçlarını ödemeyi kabullenmiş ve bu bağlamda taşınmazları vefaattan bir sonraki sezon paylaşmak sureti ile işlemişler bakım işlemlerini aksatmamışlar ve düzenli olarak çalışarak bağlardan beklenen verimi elde ettiklerini, bu sebeplerle 2025 sezonu ve sonrasında projemizde belirtilen tüm şartları gerçekleştirir hale geldiklerini, tarım çiftçisinin yaşadığı don olayları ve dolu sebebi ile de müvekkilleri beklenilen verimi elde edemediklerini, projede belirtilen hedef müvekkillerin elinde olmayan sebeplerle gerçekleştirilemediğini, Mahkeme kararının bozularak konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep konkordato talebinin tasdiki istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Talep eden vekilince, müvekkilinin asıl borçlunun borcuna kefil olduğu ve taşınmazlarını ipotek verdiği, asıl borcu borcunu ödemediği için zor duruma düştüğü beyanı ile %10 tenzilat, 36 ayda 1.yılda toplu ödeme, 2. yılda toplu ödeme, 3. yılda toplu ödeme yada taşınmaz satışı ile ödeme yaplıması teklifi ile tenzilat konkordatosu talep dilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen öngörülen nisaplarla projenin alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması şartının gerçekleşmediğinin, projenin uygulanabilir olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2025 tarih ve 2024/108 Esas 2025/699 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17.06.2026