Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2318 E. 2026/236 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2318
- Karar No
- 2026/236
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2318 - 2026/236 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2318 KARAR NO : 2026/236 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2026/639 Esas (Ara Karar) DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2026 tarih, 2026/639 Esas (Ara Karar) sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi, inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ticari ilişkiye girdiğini ve davalının 30.10.2025 tarihli müşteri teklif ve sipariş formuyla müvekkiline 500 m³ kereste (5x10x400+300 ve 10x10x400+300 kesit ölçülerinde) ile çatı kaplama temin edeceğini teklif etmesi ve bu teklifi kabul etmesiyle anlaştıklarını ve sipariş formunda teslim yerinin Ankara olarak belirlendiğini ve ödeme şeklinin ise çek olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin toplam 5 adet çeki davalı emrine keşide ettiğini, ancak davalı tahsil ettiği çek bedellerine karşılık taahhüt ettiği malların tamamını müvekkiline teslim etmediğini, söz konusu davalının cari hesap ekstresine rağmen borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/17973 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlu tarafından ... İcra Dairesi'nin 2026/17973 esas sayılı dosyasına ilişkin yapmış olduğu itirazın iptaline alacak tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2026 tarih, 2026/639 Esas (Ara Karar) sayılı kararında, dava dilekçesi ekinde sunulan 320 İ 104 alt hesap kodlu alt hesap adı davalı şirket olan 1 sayfadan ibaret muavin defter kaydından başka davalının eksik mal teslimde bulunduğuna dair ikrarını içeren herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacı tarafça eksik mal teslimi nedeniyle davalıya herhangi bir ihtarda bulunulduğuna dair belge sunulmadığını, yine dava dilekçesinde davalının eksik teslim ettiği mal bedelinin 2.719.558,80.TL tutarında olduğu bildirilmekle birlikte işbu tutarın eksik olduğu belirtilen ne kadar m3 kereste ve çatı kaplamaya ilişkin olduğunun belirtilmediğini, davalının eksik olarak mal tesliminde bulunup bulunmadığını, eksik mal miktarı ve tutarının ne olduğunun ancak tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda ve yapılacak yargılama neticesinde tespit olunabileceğinden İİK'nın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek deliller göstermesi gerektiği ve dosyada mevcut belgelerin tek başına alacağı ve miktarını ispatlamaya yeterli olmadığını, bu bakımdan dosyada mevcut delillerin alacağın varlığı ve miktarı yönünden mahkemece kanaat oluşturmadığı ve bu durumu kanıtlamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin ihtiyati haciz için yeterli olan yaklaşık ispat şartını aşarak kesin ispat aradığını bu durumun İİK 258. Açıkça ihlal ettiğini, imzalı sipariş formu ve çeklerin alacağın varlığına dair yaklaşık ispatı zaten sağladığını, mahkemenin delil değerlendirmesinin hatalı olduğunu, alacak miktarının kesin olarak belirlenmemiş olmasının ihtiyati haciz talebinin reddi için haklı bir gerekçe oluşturmayacağını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ret gerekçesinin alacak miktarının ancak ticari defter ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceğini, bu gerekçenin de hukuki açıdan kabul edilemeyeceğini, İhtiyati haciz kurumunun işlevinin, alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde borçlunun mal varlığını güvence altına almak olduğunu, alacağın kesin miktarının belirlenmesi ise asıl yargılamanın konusu olduğunu, müvekkilinin ihtiyati hacze konu alacağın 2.719.558,80.TL'lik kısmının eksik teslimden kaynaklandığını ileri sürdüğünü, bu miktarın kesin tespitinin, asıl itirazın iptali davasında ticari defterler ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle yapılacağını, ancak ihtiyati haciz aşamasında aranan, alacağın kesin miktarının belirlenmesi değil alacağın varlığına dair yaklaşık kanaatin oluşması olduğunu, sipariş formundaki 5.880.000,00.TL'lik genel toplam ve çek ödeme şekli, bu kanaatin oluşması için gerekli ve yeterli zemini sağladığını, mahkemenin bilirkişi incelemesini ön koşul olarak aramasının, ihtiyati haciz kurumunu işlevsiz kıldığı ve alacaklıyı asıl yargılama sonucuna kadar güvencesiz bıraktığını, açıklanan nedenlerle: İstinaf talebinin kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.07.2026 tarihli 2026/639 Esas sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve HMK m.353/1-b-2 uyarınca yeniden yargılama yapılmaksızın davalının mal ve haklarına 2.719.558,80.TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesine, aksi kanaate varılması hâlinde, eksik inceleme nedeniyle HMK m.353/1-a-6 uyarınca kararın kaldırılarak dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2026 tarih, 2026/639 Esas (Ara Karar) sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa tabi uyuşmazlık ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin 16.07.2026 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İİK nun 257 maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarına ve alacakları ile diğer haklarına ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyati haciz istenebileceği " düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici el konulmasıdır.Şartları ve etkileri esas itibarıyle İİK' da düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş bulunması halinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi mümkündür. Müeccel alacaklarda ise hangi koşullarda ihtiyati haciz kararı verileceği İİK nın 257/2 md.sinde açıklanmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının ve ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğinin yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 09/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır