İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/827 E. 2026/787 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/827
Karar No
2026/787
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/827 Esas KARAR NO : 2026/787

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ...’ın ... şirketine kefil olduğunu, borçlu şirket ile ... arasındaki kredi sözleşmeleri kapsamında borçlunun bankaya borcu bulunduğunu, alacağın davacı ... AŞ tarafından temlik alındığını, davalı borçlunun temlik eden bankadan kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi borçlarını ödemediğini ve borçlu hakkında Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından işbu dosyaya itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyanla Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, davalının icra dosyasına itirazının iptaline, takiplerin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak iddia edilen kredi sözleşmesi ve kefil beyanının ... tarihinde, icra takibinin ise ... tarihinde yapıldığını, davanın ... tarihinde açıldığını, bu yönüyle iddia edilen borca hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, kefalette amacın alacağın teminat altına alınması olduğunu, davacının önce asıl borçluya takip yöneltmesi ve alacağın tahsili için tüm yolları tüketmesi gerekirken müvekkilinin de icra takibinde taraf yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefaleten doğan borcun alacağın temliki ile bir başka kişiye devredilemeyeceğini, davacı tarafın bu hususta davalı tarafa bildiriminin olmadığını, Ticaret sicil gazetesi incelendiğinde davalının asıl borçlu şirketteki tüm payını ...’ye devrettiğini, ...’nün tek ... konumuna geldiğini, davalının söz konusu şirketle hiçbir bağının kalmadığını ve borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşme ve kefillik durumunun geçerliliğini yitirdiğini, ... tarihli kredi sözleşmesine ... tarihinde davalıdan hariç sözleşme şartlarına yeni dönemin eklendiğini ve yeniden imza altına alınarak sözleşme şartlarının değiştiğini, dava dışı takip borçlusu ... ...’nün ... tarihinde kefil olarak imza attığını, TBK 584’e göre eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadığı veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini, bu yönleriyle kefillik ilişkisinin geçerliliğine itirazlarının bulunduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla kefilin sorumluluğunun her halikarda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktarla sınırlı olduğunu, dava masrafları da dahil olmak üzere tüm alacak kalemlerinin kefilin sorumlu olduğu azami miktarı geçse de kefilin yalnızca kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktar kadar sorumlu tutulabileceğini, ayrıca asıl borçlu hakkında dava ve takip yoluna gidileceğine ilişkin bildirimin yapılmadan dava ve takip masraflarının limit kapsamında istenemeyeceğini, somut olayda alacaklı tarafça davalının bu hususta bildirim yapılmadığını, davacı tarafça sunulan tebliğ mazbatası bulunmamakta olup, yalnızca resmi belge niteliği olmayan hangi kişiye ve hangi işleme ilişkin olduğu belli olmayan ... ... sorgularının sunulduğunu, sunulan sorgulamada bir tebliğatın iade döndüğünün görüldüğü hususları belirtilerek davanın öncelikle usulden, aksi kanat halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligatların yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasının uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. ... Şirketine yazılan müzekkereye gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Gelen yazı cevapları doğrultusunda dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmekle tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor da alınmış ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, temlik alan davacı ... şirketi tarafından davalı hakkında kredi borcuna istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yöneliktir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile davacının temlik eden bankaya borcu bulunduğu, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve davacı hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği iddia olunmuş; davalı tarafından ise özetle müvekkilinin kefil olarak dosya borcundan sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde kredi sözleşmeleri suretlerinin sunulduğu, davalı bankaya yazılan müzekkere cevabında ise temlik eden banka tarafınca dosyaya ... tarihli sözleşmenin gönderildiği, temlik eden banka .../... Şubesi ile dava dışı ... arasında ... tarih ... TL. limitli ve ... tarih ... TL. limitli olmak üzere iki ayrı çerçeve genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ... tarihli sözleşmeye bağlı ve devamı niteliğinde olan kefalet sözleşmesine davalı ...’ın ... tarih ve ... TL. üzerinden müteselsil kefil olduğu, davalı ...’ın sözleşmeyi asıl borçlu şirketin kaşesi üzerinde şirketi temsilen ve kendi adına asaleten müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ... tarihli sözleşmeye bağlı ve devamı niteliğinde olan kefalet sözleşmesine dava dışı ... ...’nün ... tarih ve ... TL. üzerinden müteselsil kefil olduğu, dava dışı ... ...’nün sözleşmeyi asıl borçlu şirketin kaşesi üzerinde şirketi temsilen ve kendi adına asaleten müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ... tarihli kredi sözleşmesinin 6.12 son maddesi altına el yazısıyla “... tarihiyle işbu sözleşmenin düzenlendiği ... tarihi arasındaki dönem içerisinde kullandılar krediler içinde sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunun kabul, beyan ve taahhüt ederiz. ...” açıklamasıyla ... Şirketi kaşesi üzerine dava dışı ... ... tarafınca atılı imza bulunduğu, ancak davalı tarafından ... tarihli sözleşmede her hangi bir imza yahut kabul beyanı bulunmamaktadır. Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... E, sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının ..., ... ... Şti. Ve ... ... olduğu, takip çıkışının ... TL olduğu, takip dayanağının kredi sözleşmesi olduğu, takip yolunun genel haciz yoluyla ilamsız takip olduğu, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde (...) tarihinde borca itiraz edildiği, ... tarihi itibariyle icra müdürlüğü tarafından davalı borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak durma kararının alacaklıya tebliğ çıkarılmadığı bu nedenle itirazın iptali davası açmak için bulunan 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, icra dosyası, temlik eden banka ile imzalanan sözleşmeler ve kat ihtarnamesi incelenmekle sonuç olarak; temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan ... tarihli genel kredi sözleşmesine davalı müteselsil kefil olmuştur. Sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Ancak davacının imzaladığı sözleşmeler süresiz genel kredi sözleşmesi olmakla kefaletin sonsuza kadar devam etmesinin düşünülemeyeceği, şayet kefalet edilen sözleşmeler ile kullandırılan kredilerin ödenmesi ve hesaplar kapatıldıktan sonra başka sözleşmeler ile kredi verilmesi halinde artık kefilin yeni sözleşme ile verilen kredilerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, (Yargıtay 19. HD.2011/1703 E.,11366 K.) gözetildiğinde, takip konusu borcun kaynağı dava dışı borçlular ve temlik eden banka arasında imzalanan ... tarihli kredi sözleşmesi olmakla davalı tarafın bu kredi sebebiyle usulüne uygun kefalet sözleşmesi bulunmamakla takip konusu borçtan da sorumlu tutulması mümkün olmamakla davanın reddine karar verilmiş olup hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/827, K. 2026/787, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-827-e-2026-787-k-214e962950ba