İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/965 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/965
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/965 Esas KARAR NO : 2026/680
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu ... Ltd. Şti arasından çeşitli kredi ve kredi kartı sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalı ...’ın ise kefil olarak işbu sözleşmeyi imzaladığını, borçlunun borcunu ödememesi üzerine borçların ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini ve yasal süresi içerisinde ödeme yapılmaması durumunda hakkında yasal yollara başvurulacağı bildirildiğini, borçluların ödeme yapmaması üzerine ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazları sebebiyle takibin durdurulduğunu beyan ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız olarak borca itiraz eden davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı ...Şirketine tebliğ edilmek istenen ... 3. Noterliğine ait .... yevmiye numaralı ... tarihli hesap kat ihtarnamesinin usule uygun tebliğ edilmediğini, davalı...’a usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesinin gönderilmiş olmasına rağmen diğer davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bu nedenle borcun tamamının muaccel olmayacağını, davalıların karşı tarafa iddia edildiği gibi herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak ikame ettiğini, alacağın miktarı ve varlığının yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek davanın reddine davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı banka ile davalı.... şirketi arasında genel kredi sözleşmesi sebebiyle davalı şirkete kullandırıldığı belirtilen “... hızlı para hesabı” ve kredi kartı sebebiyle davalı şirketin davacı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı , diğer davalının bu borca geçerli bir müteselsil kefaletinin bulunulup bulunmadığı, kat ihtarının davalı şirkete usule uygun tebligatın yapılıp yapılmadığı, kat ihtarının tebliğ edilememesi halinde bankanın talep ettiği alacak kalemleri yönünden muacceliyet şartının her iki davalı yönünden oluşup oluşmadığı, banka alacağı varsa bu hesaba ilişkin uygulanması gereken faiz oranının ne olması gerektiği davacının varsa icra takibinden kaynaklı alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, icra dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 23/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; “Davacı bankanın GKS-Genel Kredi Sözleşmesinin 03.07.2025 tarihinde davalı şirket ... Ltd. Şti tarafından imzalandığı 20.000.000,00 TL kredi limit tanımlandığı, Diğer davalı ... ‘ın işbu GKS’ye 20.000.000,00 TL’lik Müteselsil kefalet imzası attığı, (Kefilin, GKS deki İmzası ve yazıların “kendi el ürünü olup olmadığı” hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu) Kefaletin geçerlilik koşullarının TBK 582. ve devamında belirtilen şartların karşıladığı TBK 583. maddesi gereği “kefilin kendi el yazısıyla kefalet miktarı ve kefil olunan tarihin yazılması durumunda geçerli olacağının açık olduğu, ...’ın, GKS deki müteselsil kefaletin “davalı şirketi münferitten temsil yetkisine” istinaden (Eş muvafakatına gerek olmaması nedeniyle) kefalet imzasının geçerli olduğu, Tarafların imzaladığı GKS ile davalı şirkete tahsis edilen kredi limitinin tümünün veya bir miktarının KMH-Kredili Mevduat Hesabı (Madde 6) – (Madde-27) Cari hesap şeklinde de kullanılabileceğinin açıklandığı, Davalı şirketin banka nezdindeki ...IBAN nolu Vadesiz Cari Hesap ekstresine göre 30.12.2025 itibariyle davalının, bankaya 125.224,42 TL borcu olduğu, Bu bakiyenin 23.754,40 TL’nin KMH dönem faizi ve 1.187,72 TL’nin BSMV kalemleri kaynaklı olup, Anapara bakiyesinin 100.282,30 TL olduğu, Davacı bankanın takip alacağının 131.557,80 TL olacağı, bu tutarın 100.282,30 TL’nin Asıl Alacak, 23.754,40 TL’nin Birikmiş faiz, 1.765,52 TL’nin Akdi faiz, 4.350,33 TL’nin temerrüt faizi ve 217,52 TL’nin BSMV kalemleri kaynaklı olduğu, Davacı bankanın takip talebindeki 4.718,05 TL’lik ihtarname masrafına ait belge görülemediği için takip bakiyesine eklenmesi hususu Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı bankanın takip sonrası için talep ettiği % 57,60 faiz oranı, TCMB tarafından ilgili dönem için açıkladığı temerrüt faiz oranları aylık %4,55 x 12 : % 54,60 oranından yüksek olduğu, İmzalanmış GKS deki kefalet limit nedeniyle diğer davalı ... davalı şirket ile birlikte müşterek ve müteselsilen bankaya karşı sorumlu olduğu” sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Somut olayın incelenmesinde; davacı bankanın, davalı .. Şti ile arasında 03.07.2025 tarihli Genel Kredi Sözleşme ilişkisi olduğu, diğer davalı ...'ın 20 Milyon TL müteselsil kefaletinin bulunduğu, kredi ve kredi kartlarının kullandırıldığı belirtilerek bu kişiler hakkında açılan icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği, davalıların cevap dilekçesinde kat ihtarının usule uygun tebliğ edilmediğini, davalıların nerede olduğuna dair tahkikat yürütülmeden tebligat yapıldığı davalıların tebligattan haberdar olmadığını, davalı ...'a usule uygun ihtarname gönderilmişse de diğer davalı şirkete usule uygun ihtarname gönderilmediğinden borcun tamamının muaccel hale gelmediği belirtilerek davanın reddini talep ettiği, Arabuluculuk dava şartının sağlandığı davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, 6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1.maddesine göre TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanacağı, Kefalet akdinin, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşme olduğu, Davalı/kefilin Genel Kredi sözleşmesinde, müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, kefaletin şartlarının 6098 sayılı TBK'nın 583'ncü maddesinde düzenlendiği, Buna göre bir kefaletin geçerli olabilmesi için, 1) Yazılı şekilde yapılması, 2) Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, 3) Kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması, 4) Kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması icap eder, denildiği, 5) Kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet miktarının kendi el yazıları ile yazılması gerektiği, Kefillerin sorumlu olacakları kefalet limitlerinin sözleşmede açıkça gösterilmiş olduğu ve TBK'nın 582 ve 583'ncü maddelerinde öngörülen "muayyen bir limit ve yasadan doğan diğer şartların" gerçekleştiği anlaşıldığından somut olayda geçerli bir kefaletin mevcut olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 589/1.md. gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağı, kefilin asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumlu olacağı, ancak kendi temerrüdü oluşması halinde bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğunun başlayacağı, Kefilin, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olacağı, temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olduğu, asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanmasının TTK 7 maddesi uyarınca mümkün olmayacağı, Somut olayda ;Banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmenin imzalandığı tarihte 6098 sayılı TBK'nın kefalete ilişkin düzenlemelerinin geçerli olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinde belirtilen şekilde kefalet sözleşmesinin yazılı yapıldığı, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin belirtildiği, müteselsil kefaletinde yazıldığı, bunların el yazısıyla belirtildiği, davalı Gökhan Nacar'ın sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket ortağı ve şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğundan kefaletinin TBK 583 kapsamında kaldığı, eş rızasına gerek olmadığı, alacağın para alacağı olması TBK 89 kapsamında davacı tarafın kendi yerleşim yerinde takip başlatabileceği, sözleşmede yetkiye ilişkin 45.1 ve 45.2 maddeleri uyarınca icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olmadığı, Kat ihtarının davalı şirketin sözleşmedeki adresine 10.01.2026 tarihinde tebliğe çıkartıldığı, tebliğin iade edildiği, sözleşmenin 39. Maddesi uyarınca şirkete tebligatın yapıldığının kabul edildiği, davalı kefile ise elektronik tebligat ile 08.01.2025 tarihinde tebligatın yapıldığı, elektronik tebligata ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alınarak bu sürenin 5. Günü olan 13.01.2025 tarihi itibariyle temerrütün olacağı, davalı tarafların tebligata yönelik itirazların yerinde olmadığı, Hesabın kat edilmesi ile muacceliyet şartının sağlandığı, kat ihtarının tebliği ile temerrüt şartlarının gerçekleştiği, hesap katında talep edilen alacak kalemlerinin "hızlı para hesabı "olduğu, Dosyada bilirkişi Ahmet Kandemir'den rapor alındığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, alacak talebinin dayanağının Kredili Mevduat Hesabı olması sebebiyle TCMB tarafından belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği, bu oranların akdi faiz olarak yıllık %51, temerrüt faizi olarak yıllık %54,60 olduğu, icra takibinde yıllık %57,60 oranında talep edilen faiz oranına itibar edilmediği, Rapordaki hesaplamalara göre davacının davalılardan 100.282,30 TL asıl alacak, 23.754,40 TL kmh işlemiş faiz, 1.765,52 TL akdi faiz, 4.350,33TL temrrüt faizi ile 217,52 TL BSMV,1.187,72 TL bsmv alacağının olduğu, ihtarname masrafına yönelik belgenin görülemediğinin belirtildiği, İcra takibinde 100.316,41 TL asıl alacak, 10.702,80 TL ticari kredi alacağı, 4.718,24 TL ihtarname masrafı, 746,05 TL BSMV, 4.973,67 TL işlemiş faiz, 4.828,27 TL birikmiş reskont faizi, 14.400,21 TL tahhakuk eden faiz, 30.70 TL gecikme faiz, 241,47 TL BSMV, 1,48 TL gecikme BSMV talep edildiği, Bu alacak kalemlerinin karşılaştırılması neticesinde davacının 100.282,30 TL asıl alacağı, icra takibinde toplam faiz tutarı olan 24.232,85 TL işlemiş faizi, icra takibinde talep edilen toplam 989,00TL BSMV kalemini, hesabın kat ihtarnamesi için mutlaka notere ücret ödemesi yapılacağından 4.350,33TL ihtarname ücretini davalı şirketten ve diğer davalı müteselsil kefilden tahsilde tekerür oluşturmadan talep edebileceğinin temerrüt faiz oranın yıllık %54,60 olacağının değerlendirildiği, kararda "davalılar " ibaresi yerinde sehven" "davalı" ibaresinin kaldığı", her iki davalı yönünden itirazının kısmen kabulüne karar verildiği, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında icra takibinin Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olup alacağın tahsiline yönelik hüküm altına alınan alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalılar yönünden kötüniyet tazminat şartlaırnın oluşmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin, 100.282,30 TL asıl alacak, 24.232,85 TL toplam faiz, 989,00TL BSMV, 4.718,24TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 130.224,39 TL üzerinden aynen devamına, fazlaya dair talebin reddine, -Devamına karar verilen 100.282,30TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54,60 oranında faiz işletilmesine, 2- alacağın faturaya dayalı olduğu likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 130.224,39TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.895,65-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 1.702,44-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.193,21 TL karar harcının davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalılar kendilerini davada vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.734,91 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcı,1.702,44 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.434,44 TL harcın davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan d tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 9.416,60 TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 8.699,45 TL'lik kısmının davalılardan tahsilde tekerrür tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 6.400,00 TL' nin red kabul oranı dikkate alınarak 5.912,60 TL'lik kısmının davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan tahsili ile bakiye kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
TAVZİH ŞERHİ Davada iki davalı yönünden itirazın iptalinin istenildiği, hükümde sehven davalı ibaresi kaldığı, hükümdeki davalı ibaresinin " davalılar " olduğu buna göre davalılar hakkında hüküm 1-2-3 maddesi aşağıdaki gibi tavzih edildi. GD;gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalıların ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazların kısmen iptali ile icra takibinin tahsilde tekerrür oluşturmadan, 100.282,30 TL asıl alacak, 24.232,85 TL toplam faiz, 989,00TL BSMV, 4.718,24TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 130.224,39 TL üzerinden aynen devamına, fazlaya dair talebin reddine, -Devamına karar verilen 100.282,30TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54,60 oranında faiz işletilmesine, 2- alacağın faturaya dayalı olduğu likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 130.224,39TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan alınarak davacıya ödenmesine, 3-davalıların kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır