İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/963 E. 2026/681 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/963
Karar No
2026/681
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/963 Esas KARAR NO : 2026/681

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile davacı şirket arasında ticari iş ilişkisi kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağına dayanılarak davalı/borçlu hakkında ... 7. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini, Davalı tarafın itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, itirazın kötü niyeti olduğunu ve davacının alacağını tahsil etmesini geciktirme amacıyla yapıldığını, davalı firmaya davacı şirketten aldığı hizmete ilişkin olarak fatura kesildiğini, davalı tarafça bu faturaya itiraz edilmemesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, taraflar arasında arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulüne, Davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile ... 7. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı dosyasındaki takibin devamına, Davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçe sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ... 7. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında davacı tarafından üretilen malların davalıya teslimine ilişkin ticari ilişkide 2024 yılında davacının , davalıya düzenlediği faturalardan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, bu faturalara davalı tarafça 19 ay sonra 2025 ve 2026 yılında iade faturası kesilip kesilmediği, aradan geçen süre , süresinde ayıp ihbarının olup olmadığı, iade fatura içerikleri, teslim durumları da dikkate alınarak iade faturaları düzenlemesinin yerinde olup olmadığı, tarafların defter kayıtlarının birbirine uyumlu olup olmadığı, ihtilafa konu faturalarının her iki tarafın usule uygun tutması gereken, açılış kapanış onaylarını yapması gereken, kendi içinde birbirini teyit etmesi gereken ve HMK 222/2 ye göre tutulması gereken ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, tarafların defterlerinde farklılığın neyden kaynaklandığı, uyuşmazlık konusu faturaların karşı tarafa tebliğ edilerek 8 günlük itiraz süresinin dolup dolmadığı, davacının varsa icra takibinden kaynaklı alacağının hesaplanmasına yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, icra dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya ibraz olunan 28/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; “a) Dava konusunun, davacının 503.028,00 TL cari hesap alacağı olduğu iddiası icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu b) Tarafların yerinde inceleme talebinde bulundukları c) Davacı tarafın 2024-2024-2026 yıllarına ait Ticari defterleri incelenmiştir. Ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte oldukları dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığı d) Davalı tarafın 2024-2024-2026 yıllarına ait Ticari defterleri incelenmiştir. Ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte oldukları dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığı e) Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” TTK nın 21. Maddesine göre davalı tarafından davacının düzenlediği faturalara karşı yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğine dair herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmadığı f) Yine davalı tarafından davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir ihbarnameye dosya kapsamında rastlanmadığı g) Davalı taraf 31.12.2025 tarihinde ... numaralı 503.028,00 TL tutarlı iade faturasını davacıya düzenlediği, İade faturasının açıklamasına “30.05.2024 ... fatura iadesi” yazarak gönderdiği, İade nedenine dair herhangi bir açıklama fatura üzerinde bulunmadığı h) Dolayısı ile haklı bir sebep ileri sürülmemişken, Davalının davacıya 19 ay gibi uzun bir süre sonra iade faturası düzenlemesinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, i) Davacı taraf davalının düzenlediği bu iade faturasını kabul etmeyerek yasal süresi içerisinden 08.01.2026 tarihinde ... numaralı iade faturasını davalıya düzenlemek sureti ile iade etmiştir. Davacı faturasının açıklama kısmına ise “31.12.2025 tarih ... nolu faturanın iade faturasıdır.” Şeklinde açıklama yazdığı j) Davacının ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalının 503.028,00 TL tutarında (takip tutarı kadar) davacıya borçlu olduğu tespit edildiği k) Davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 503.028,00 TK tutarında alacaklı olduğu tespit edildiği l) Tarafların incelenen Karşılaştırmalı BA-BS analiz raporlarında tarafların BABS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları, alış satış ve iade faturalarını her iki tarafında aynı şekilde eksiksiz olarak ve usulünce beyan ettikleri “ delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu uyuşmazlığın, açık hesap ilişkisinden kaynaklı olduğu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmayarak iddia edilen maddi vakıaları inkar etmiş sayıldığı, arabulucuk dava şartının sağlandığı, icra dosyalarının, faturaların, BA ve BS kayıtlarını dosya arasına alındığı, mali müşavir bilirkişi Yıldırım Şabançelebi'den rapor alındığı, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacının 2024-2025-2026 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacının defterlerine göre 503.028,00 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafın ticari defterinin incelendiği, davalının 2024-2025-2026 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 503.028,00 TL borcunun bulunduğu, davacı ve davalı tarafça BA ve BS bildiriminin yapıldığı, bu bildirimin fatura adeti ve tutar yönünden uyumlu olduğu, davalının ayıp definde bulunmadığı, 30.05.2024 tarihli faturaya ilişkin 31.12.2025 tarihinde iade faturası düzenlediği, bu faturaya yönelik açıklama yapmadığı, iade faturasına itibar edilmediği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın süresinde rapora karşı itirazda bulunduğu, hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, itirazların dosya kapsamındaki belgeler ile değerlendirilmesi sonucunda yerinde olmadığı, davacının davasını ispat ettiği, alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan Davanın KABULÜ İLE, Davalının ... 7. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibin aynen devamına, - Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 42,25 Avans faizi işletilmesine, - alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 503.028,00TL toplam alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.361,85 TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 6.075,33 TL peşin harcın ve icra dosyasına yatırılan 2.515,14-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 25.771,38 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 80.484,48 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 6.075,33 TL peşin harcın ve icra dosyasına yatırılan 2.515,14-TL peşin harcın ve 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.322,47 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 10.125,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti 6.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/963, K. 2026/681, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-963-e-2026-681-k-ab367e4b559b