Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/34 E. 2026/127 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/34
Karar No
2026/127
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/34 - 2026/127 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/34 KARAR NO : 2026/127

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup verdikleri mal karşılığı bir çok kez fatura kesildiğini, ancak davalı tarafın kesilen faturalardan toplam bakiye 350.000.TL lik bedeli defalaraca sözlü olarak borcunun ödenmesi istenmiş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/9413 esas sayılı dosyası ile iki adet faturaya istinaden toplamda bakiye kalan 350.000.TL ve işleyen faizi ile birlikte icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı aksine icra takibine itiraz edildiği, davalı şirkete müvekkili tarafından düzenlenerek kendisine tebliğ edilen faturalara TTK nın 21/2 maddesi gereğince 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, bahse konu faturalar kesinleştiğinden davalının bu faturalara istinaden borçlu olmadığı iddiasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde görüleceği üzere müvekkili şirketin bu faturaları kendi cari hesabına da kaydetmediğini, açıklanan bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, icra takibinin devamını borçlunun takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça düzenlenen takibe konu iki adet faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmemesinin söz konusu olmadığını, fatura karşılığı olan borç bakiyesi de müvekkil şirket tarafından ödendiğini, dolayısıyla davacı tarafça müvekkil şirkete yöneltilen alacak talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğinden davanın öncelikle yetki nedeniyle reddine, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davanın esastan reddine, davacı tarafından ikame edilen icra takibi ve huzurdaki dava kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinen az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,

Arabuluculuk aşaması tarafımızca takip edildiğinden AAÜT md. 16/2(c) uyarınca takdir edilecek arabuluculuk vekalet ücreti verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar sayılı kararında, taraflar arasında mal alım satımına ve ticari ilişkinin varlığına ilişkin ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlık takip konusu borcun ödenip ödenmediği noktasında toplandığını, davalının ödeme iddiasına ilişkin banka kayıtları celp edilmiş olup ... Bankası A.Ş., ... T.A.Ş. Ve ... Bankası A.Ş. Ye yazılan müzekkere cevaplarına göre davalı tarafından ilgili çeklerin davacı lehine keşide edildiğini, davacı tarafından cirolandığı ve celp edilen dekontlar ve çek görüntülerine göre çeklerin ibraz edilip ödendiğini, her ne kadar davacı taraf ilgili çekleri teslim almadığını beyan etse de incelenen çekler uyarınca lehtar görünen davacının ispat yükünü üzerine aldığı ve çeklerin teslim alınmadığını ispatlaması gerektiğini, bu hususu ispatlayacak bilgi belgenin sunmadığını, açılmış bir soruşturma veyahut ceza dosyası bulunmadığını, davacının yemin deliline de dayanmadığı dava konusu borcun ödendiğine ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince 14.12.2023 tarihli ek kararla davalı vekilinin hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete çeklerin hiçbir zaman verilmediğini, taraftan da söz konusu çeklerin teslim alınmadığını, kayıtlı çeklerden bahsettiğini, çek örneklerini sunulmuş ise de davalı tarafından müvekkil şirkete bu çeklerin hiçbir zaman verilmediğini, taraftan da söz konusu çeklerin teslim alınmadığını, dilekçe ekindeki çekler üzerinde müvekkil şirket adına düzenlenmiş gibi gösterilerek imzalatıldığını, bu çeklerin davalı şirketin cari hesabına işlenmiş olduğunu, davalı şirket sahte olan söz konusu 7 adet çeki göstererek borcundan kaçmaya çalıştığını, bu konuda davalı şirket ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda ... CBS 2023/82227 Sorşuturma No ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı taraf defter kapanış tastiklerini yaptırmamış olduğu bilirkişi raporuylada tespit edildiğini, bu bile başlı başına bir suç oluşturmadığını, ... Talimat mahkemesinin 12.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre de davalının defter kayıtlar incelemesi sonucu davalının defter kapanış tasdiklerinin yapılmadığının tespit edildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi Talimat Bilirkişi Raporunda; Bilirkişi raporunun Tespit edilen hususlar bölümünde ise "davalının 2020 yılında toplam 16 adet 3.573.995,00 TL ticari mal alım yaptığını tespitinin yapılmış olup bu alımlara istinaden 2.999.440,00.TL banka yoluyla havale yapıldığını 574.240,00.TL 7 adet çek keşide etmek yoluyla borcunun ödediğini toplamda 3.573.680,00.TL ödeme yapıldığınının" tespit edildiğini, raporda yer alan banka 2.999.440,00.TL ödemeleri müvekkilimin ticari defterleriyle aynı olup 574.240,00.TL 7 adet çek bedelleri hiç bir tanesi müvekkiline teslim edilmediğini, Bilirkişi raporunda yer alan ve davanın red gerekçesi olan 7 adet çekin kim tarafından teslim alındığını, ödeminin kime yapıldığı son celse ilgili bankadan gelen evraklar sayesinde öğrenilmiş olup yerel mahkeme tarafından sahte belgelere itimat edilerek ve tarafa en azından şikayet etmek için süre dahi verilmeden davanın reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle; yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş olduğunu, davacının takip yapmakta ve huzurdaki davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğu açıkça ispatlandığını, Sayın Mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere; davacı kendisine teslim edilen çekleri teslim almadığını iddia ederek mükerrer bir şekilde müvekkil şirketten alacak tahsil etmeye çalıştığını, kendisine teslim edilmediği iddia edilen işbu çeklerle ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir şikayette dahi bulunmadığını, kaldı ki basiretli davranması gereken ve tacir olan bir kimsenin kendisi lehine keşide edilen, akabinde cirolanarak tedavüle çıkarılan çekleri teslim almadığını ileri sürmesi de açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine davacı iddiasının aksine davacı adına keşide edilerek davacıya teslim edilen bahse konu çeklerin, sonradan düzenlenmemiş olduğunu, ticari defterlere de farklı tarihlerde kaydedildiğini, örneğin 30.04.2020 vadeli çek, 20.02.2020 tarihinde ticari defterlere kaydedildiğini, davacının "sahte çek" iddiası soyut bir beyan olmaktan öteye geçmediğini,, bu iddiayı ispata yarar herhangi bir delilen de sunulmadığını, davacı tarafça icra takibine ve huzurdaki davaya konu edilen alacak bakiyesinin, müvekkili şirket tarafından davacı lehine düzenlenen ve kendisine teslim edilen, kendisi tarafından da cirolanarak ticaretinden kullanmış olduğu çek bedellerinden kaynaklandığını, davacının, işbu çekleri teslim aldığını bilmemesinin mümkün olmadığı gibi cirolayarak ticaretinde kullanmış olması da bu durumun doğruladığını, davacının işbu durumu bilmemesinin mümkün olmadığından huzurdaki davayı ve davaya konu takibi ikame etmekte kötü niyetli olduğu yapılan yargılama neticesinde açıkça ispatlandığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1175 E. - 2023/850 K. Sayılı Kararının yalnızca kötü niyet tazminatına yönelik kısmı yönünden kaldırılmasına, bu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden talebi hakkında istinaf mahkemesince karar verilmesine, talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; işbu karara karşı, davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, faturalara konu olan hizmeti verdiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Somut olayda, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, faturalara konu mal veya hizmetin verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturalara konu bedellerin davalı tarafından ödenip ödenmediği noktasından kaynaklandığı, her ne kadar mahkemece fatura bedellerinin çekler ile ödendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından yargılama sırasında çeklerin kendileri tarafından teslim edilmediğini, çeklerin bedellerinin teslim alınmadığını, kaşe ve imzaların sahte olduğunun savunduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, çeklerdeki imza ve kaşelerinde davacı tarafından kabul edilmediği, bu durumda mahkemece takip konusu fatura bedellerinin ödendiği konusunda ispat yükünün davalıda olduğu gözetilmeksizin ve davacının çeklerin teslim alınmadığı, kaşe ve imzanın sahte olduğu savunmasına ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şeklide karar verilmesinin yerinde olmadığı, mahkemece borcun ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davaya konu çeklerin davacıya teslim edilip edilmediği, çekler üzerinde davacı adına atılı imza bulunup bulunmadığı, imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı araştırılarak, davacı tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildiğinden ilgili soruşturma dosyası da getirtilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen işlemler yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden yargılama için ilk derece mahkemsine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- Davacı ve davalı vekillerinin tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih, 2021/1175 Esas ve 2023/850 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Taraflar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/34, K. 2026/127, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-34-e-2026-127-k-0a0d9cc4ba41