İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/490 E. 2026/751 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/490
- Karar No
- 2026/751
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/490 KARAR NO : 2026/751
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2020 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ...Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, ... ve ...’ın ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri üzerine ... 6. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiğini ve kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, İhtara rağmen borç ödenmediğinden, borçlular hakkında ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak takip borçluları tarafından takibe, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına itiraz edildiğini, davalıların ...A.Ş. teminatlı ... ve ...no.lu kredileri bulunduğunu, ... tarafından 14.03.2019 tarihinde müvekkil bankaya... no.lu kredi için 166.762,87 TL ve .... no.lu kredi için 259.693,12 TL ödeme yaptığını, ancak ...’nin takip işlemlerini mevzuatın amir hükümleri doğrultusunda banka tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle ... tarafından yapılan tazmin ödemesinin tahsilat niteliği taşımadığını, ilamsız takipten kaynaklanan borca yapılan itirazların iptali ile takibin 559.934,57 TL nakit ve tazmin olan çeklerin tazmin tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizin nakit kısmına eklenmesinden sonraki toplam üzerinden ve takip talebinde 65.700,00 TL olarak deposu talep edilen çeklerden muhtelif tarihlerde tazmin olan çekler düşüldükten sonra 9.680,00 TL gayri nakit alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, borçluların ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçluların % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalılara yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafından davalı hakkında toplam 559.934,57 -TL nakdi, 65.700,00-TL gayrinakdi alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle davalılardan(müteselsil kefil sıfatıyla) nakdi ve gayrınakdi alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığının tespit edilmiştir. Mahkememizin 29.03.2022 tarih... Esas ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 12/06/2025 tarihli ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kabulü ile "Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, mahkemece bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmekte iken Mahkemece davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi ilişkisinde uyguladığı yıllık %18 akdi faiz oranı dikkate alınarak temerrüt faizi hesaplanması yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 9.21/b maddesinde banka tarafından çek sorumluluk bedelinin ödenmesi halinde gayri nakdi olarak takip edilen riskin nakde dönüşeceği ve herhangi bir bildirime gerek olmaksızın sözleşmede yazılı temerrüt hüküm ve faiz oranlarının geçerli olacağının kararlaştırıldığı, Mahkemece nakde dönüşen gayri nakdi alacak yönünden sözleşmede belirtilenen temerrüt faiz oranının uygulanması yerinde ise de temerrüt faizinin yukarıda belirtilen şekilde belirlenmemesi yerinde olmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmüştür. Çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekmektedir. Taraflar arasından akdedilen dava konusu genel kredi sözleşmesinin 10.13. maddesinde kefillerin çek garanti tutarlarından sorumlu olduğu ve 11. maddesinin a/xiii bendinin 2. fıkrasında da bankanın gayrinakit kredilerin deposu talep edilerek takibe geçmeye yetkili olduğunun kefiller tarafından kabul edildiği dikkate alındığında kefillerin de gayri nakdi alacağın depo bedelinden sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla Mahkemece gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Yine davacı vekili tarafından dava dilekçesinde takip talebinde 65.700,00 TL olarak deposu talep edilen çeklerden muhtelif tarihlerde tazmin olan çekler düşüldükten sonra 9.680,00 TL gayri nakit alacakları üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen Mahkememce bu talep yönünden gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu ve olumsuz bir karar da verilmemesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmüştür. Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklinde kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından sunulan 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu alacak tutarının, davacı ...Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ....Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden, dava dışı şirkete kullanırdılar ... ve ... no.lu Taksitli Ticari Krediler ile Çek Karnesi borcundan kaynaklandığı, dava dışı asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, 06.03.2019 takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın 554.260,43 TL nakit ve 65.700,00 TL gayrinakit alacak tutarı bulunduğu, davacı banka kayıtları incelendiğinde, takip tarihi itibariyle iade edilmemiş çeklerin banka yükümlülük tutarından kaynaklanan 65.700,00 TL'lik gayrinakdi borcun 56.410,00 TL'lik kısmının, banka kaynağından 07.03.2019 - 05.03.2020 tarihleri arasında çek hamillerine ödendiği, tazmin edilen söz konusu çek bedelleri de dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın dava dışı asıl borçludan, dava tarihi itibariyle toplam 957.255,29 TL nakit ve 9.290,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğunun hesaplandığı, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinde, davalı kefiller ... ve ...’ın ayrı ayrı toplam 2.000.000,00 TL tutarında kefaletleri bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 10.13. maddesi uyarınca, davalı kefillerin gayrinakit borcun deposundan da sorumlu tutulabileceği değerlendirilmektedir. Bu durumda; davalı kefiller, dava dışı asıl borçlu ile birlikte 09.02.2019 tarihinde temerrüde düştüklerinden, hemen yukarıda dava dışı asıl borçlu bakımından; takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam 554.260,43 TL nakit ve 65.700,00 TL gayrinakit borç tutarından, dava tarihi itibariyle hesaplanan 957.255,29 TL nakit ve 9.290,00 TL gayrinakit borç tutarından, davalı kefiller ... ve ...’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 31.10.2016 tarih ve ...sayılı “... İlişkin Kararı ve davacı banka ile ... A.Ş. arasında imzalanan ... Kefalet Protokolü uyarınca, kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğünde olduğundan, ... A.Ş. tarafından, kefaletin tazmini karşılığında davacı bankaya dava tarihinden sonra ödeme yapılmış olmakla birlikte, davacı bankanın, takip ve dava tarihi itibariyle hesaplanan alacak tutarı üzerinden takibi sürdürme yükümlülüğü bulunduğu, asıl alacak tutarına takip ve dava tarihinden itibaren yıllık % 41,47 temerrüt faiz oranından faiz talep edilebileceği hususunun tespit edildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile dava dışı kredi lehdarı ...Ltd.Şti. arasında 24/08/2016 tarihli 1.000.000,00-TL-TL limitli, 05/03/2018 Tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmeleri yapıldığı, davalıların tüm sözleşmeleri aynı limitler ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava dışı kredi lehdarı şirketin ortağı ve yetkilisi olan davalıların kefaletlerinin geçerliliği için eş rızasına gerek bulunmadığı, kefaletlerin TBK'nun 583 maddesi kapsamında geçerli olduğu, yukarıda belirtilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kredi lehdarı şirkete takip ve dava konusu iki ayrı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ayrıca çek karnesi verildiği, kredi taksitlerinin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle hesabın 04/02/2019 tarihinde kat edildiği, 24 saatlik mehil içeren kat ihtarının kredi lehdarı şirket ile davalı kefillere 08/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, böylece dava dışı kredi lehdarı şirket ile davalıların 09/02/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, istinaf ilamı doğrultusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerektiği anlaşılmakla, davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, temerrüdün oluştuğu 09.02.2019 tarihinde ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının yıllık % 31,90 olduğu tespit edilmiş olup, sözleşmenin 11/b maddesi uyarınca temerrüt faiz oranı yıllık % 41,47 (= % 31,90 x 1,30) olarak bilirkişi tarafından hesaplanmış olup anılan hesaplama denetime elverişli kabul edilerek mahkememizce de benimsenmiştir. Davacının Nakit Krediler yönünden alacağının, dava dışı ...Ltd.Şti.’ne kullandırılan 2 adet Taksitli Ticari Kredi ve karşılıksız kalan 14 adet çek yaprağı için banka kaynağından ödenen banka yükümlülük tutarı borcundan kaynaklandığı, dava dosyasında mevcut bulunan kredi hesap ekstreleri ve dava dışı şirkete ait ... no.lu Ticari Hesap ekstresi incelendiğinde, 04.02.2019 tarihi itibariyle kat ihtarına konu kredilerden kaynaklanan anapara ve işlemiş faiz tutarlarının, banka kayıtları ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, buna göre nakit kredilerden kaynaklı 536.330,92-TL asıl alacağın, 15.462,73TL işlemiş faiz, 773,14-TL BSMV'nin hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle takibe itirazın 536.330,92-TL asıl alacak, 15.462,73TL işlemiş faiz, 773,14-TL BSMV, 1.693,64-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 554.260,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden ödeninceye kadar yıllık %41,47 oranından temerrüt faizi ve BSMV uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 9.21/b maddesinde banka tarafından çek sorumluluk bedelinin ödenmesi halinde gayri nakdi olarak takip edilen riskin nakde dönüşeceği ve herhangi bir bildirime gerek olmaksızın sözleşmede yazılı temerrüt hüküm ve faiz oranlarının geçerli olacağının kararlaştırıldığı, davacı banka kayıtları incelendiğinde, takip tarihi itibariyle iade edilmemiş çeklerin banka yükümlülük tutarından kaynaklanan 65.700,00 TL’lık gayrinakdi borcun 56.410,00 TL’lık kısmının, banka kaynağından 07.03.2019 - 05.03.2020 tarihleri arasında çek hamillerine ödendiği gözetildiğinde 56.410,00-TL asıl alacağa her bir çek garanti bedelinin tazmin tarihinden başlamak üzere ödeninceye kadar yıllık %41,47 oranından temerrüt faizi ve BSMV sinin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının kredi sözleşmesinden kaynaklı banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen alacağın takdiren %20'si oranında 122.134,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekmektedir. Taraflar arasından akdedilen dava konusu genel kredi sözleşmesinin 10.13. maddesinde kefillerin çek garanti tutarlarından sorumlu olduğu ve 11. maddesinin a/xiii bendinin 2. fıkrasında da bankanın gayrinakit kredilerin deposu talep edilerek takibe geçmeye yetkili olduğunun kefiller tarafından kabul edildiği dikkate alındığında kefillerin de gayri nakdi alacağın depo bedelinden sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğu anlaşılmakla, anılan hükümler ve bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca gayrinakit alacak isteminin kabulü ile, Takip tarihi itibariyle iade edilmemiş durumda olan ..., ..., ..., ... ve ... no.lu çek yaprakları için 9.270,00 TL gayrinakit alacağın takip talebi koşulları ile depo edilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ; 1-İstanbul ... 34 İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin; 536.330,92-TL asıl alacak, 15.462,73TL işlemiş faiz, 773,14-TL BSMV, 1.693,64-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 554.260,43 TL ile nakdi alacak ve nakde dönüşen 56.410,00 TL gayrinakdi alacağın da eklenmesi ile toplam 610.670,43 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar nakdi alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine 536.330,92 -TL asıl alacağa takip tarihinden, 56.410,00-TL asıl alacağa ise her bir çek garanti bedelinin tazmin tarihinden başlamak üzere ödeninceye kadar yıllık %41,47 oranından temerrüt faizi ve BSMV sinin uygulanmasına 2-Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan 122.134,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Gayrinakit alacak isteminin kabulü ile ;Takip tarihi itibariyle iade edilmemiş durumda olan ... no.lu çek yaprakları için 9.270,00 TL gayrinakit alacak tutarı bulunduğu anlaşılmakla bu miktarın takip talebi koşulları ile depo edilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 37.861,53 -TL nispi karar ve ilam harcından 6.762,62-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 31.098,91-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 6.762,62-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 88.681,67 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.674,14 - TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Kabul edilen gayrinakdi talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 9.270,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 7.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.215,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.415,75 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 8.330,47 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır