Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1258 E. 2026/2758 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1258
- Karar No
- 2026/2758
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1258
KARAR NO:2026/2758
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/01/2026
NUMARASI:2024/1005 E - 2026/55 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit/İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:13/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket çalışanlarının müvekkili şirkete ait "..." adresindeki ...ve restaurant isimli işyerine gelip panoya bakacaklarını söylediklerini, bayrak sebebiyle mekan sahibi ve bir çok çalışanın orada olmadığını, anahtarın da kendilerinde bulunmadığını, bunun üzerine ... çalışanlarının savcılık izni ile elek- trik panosunu açtıklarını ve kaçak elektrik kullanıldığından bahisle ... nolu tutanağı düzenlen- diklerini, bilahare iş bu tutanak gereğince 314.215,12 TL ve 216.434,83 TL bedelli faturaların tahak- kuk olunduğunu, söz konusu tutanağın usulsüz, eksik ve kötü niyetli olarak düzenlendiğini, tutanağın ezbere doldurulduğunu, Kurban Bayramı'nın Arife günü yağan olağan dışı yağmur nedeniyle müvek- kili şirketin işlettiği panoda tadilat çalışması yapıldığını, elektrik ustasının elektrik panosunda yaşanan aksaklığın panonun su almasından kaynaklanabileceğini söyleyerek panoya müdahalede bulunduğunu, babasının hastaneye kaldırıldığı haberini alan ustanın tam olarak işini bitirmediğini, kablolarda bu nedenle bir değişiklik olabileceğini, bahsedilen elektrik ustasının mahkemece dinlenilmesi halinde bu durumun aydınlanacağını, tutanak öncesi ve sonrasında düzenlenen faturaların aylık 500,00 TL - 800,00 TL civarında olduğunu beyanla, öncelikle dava konusu faturalar nedeniyle müvekkili hakkinde başlatılacak takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama sonunda müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, dava konusu adreste kurulu bulunan ...hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili saha ekipleri tarafından 11.07.2022 tarihinde yapılan kontrolde; ...-... numaralı sayacın faz giriş-çıkış kablolarını sayaca girmeden direkt bağlı olarak enerji kullanıldığı tespit edilerek davacı adına ... seri numaralı tutanağın tanzim edildiğini,ilgili tutanağa istinaden davacının tüketim kayıtları incelendiğinde 12.04.2022- 11.07.2022 tarihleri arasında 45892 kWh karşılığı 314.315,12 TL kaçak tahakkuk ve 122765 kWh karşılığı 216.434,83-TL kaçak ek tahakkuku yapıl- dığını, işbu dilekçe ekinde sunulan diğer tespit tutanakları davacının mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunu ve kaçak kullanımını alışkanlık haline getirdiğini ispatladığını, fatura hesaplamasının Elek- trik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında ve kaçak elektrik tari- fesinden yapıldığını, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; davacının, dava konusu yapılan ve davalı şirket tarafından düzenlenen 25.07.2022 son ödeme tarihli ... nolu faturadan dolayı 207.634,93-TL; 25.07.2022 son ödeme tarihli ... nolu ek tahakkuk faturasından dolayı 157.942,96-TL borçlu olduğu, bakiye 165.072,06-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.Tarafların istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2024/897 E- 2024/3185 K. Nolu 26.11.2024 tarihli ilamda:"Dava,İİK 72/2 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmaktadır.Dosya kapsamından davalı ... çalışanları tarafından davacı şirketin kullanımında bulunan "..." adresinde kurulu bulunan ...hizmet numaralı tüketim noktasındaki tesisatta 11.07.2022 tarihinde yapılan kontrolde; ...- ... numaralı sayacın çıkış uçlarını çıkartıp, giriş çıkış sigortasını bakır tel vasıtasıyla şönt yaparak ve sayacı devre dışı bırakarak" enerji kullanıldığı tespit edilmekle davacı şirket adına ... seri numaralı tutanağın tanzim edildiği, tespit anında davacı şirket temsilcisinin hazır bulunduğu ancak imzadan imtina ettiği, güç tespitine ilişkin listenin tutanağa eklendiği,İlgili tutanağa istinaden 12.04.2022-11.07.2022 tarihleri baz alınarak 45892 kWh karşılığı 314.315,12 TL kaçak tüketim bedeli ve 122765 kWh karşılığı 216.434,83 TL ek tahakkuk bedeli tahakkuk edil- diği, hesaplamada günlük çalışma süresinin 3 vardiya kabul edildiği ve davacı şirket adına daha önce düzen- lenen (cevap dilekçesi ekinde mübrez) kaçak elektrik tutanakları gözetilerek mükerrer kaçak kullanıcısı oldu- ğundan bahisle 2 ceza katsayısının esas alındığı anlaşılmaktadır.Eldeki dava menfi tespite ilişkin olup, davada alacağın varlığı ile miktarını ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Her ne kadar davalı taraf savunmasında ve mahkeme gerekçesinde kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, aksini iddia edenin ispat ile yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu tutanak özel hukuk tüzel kişisi olan ... çalışanlarında düzenlenmiş olup iş bu tutanak aksi sabit olancaya kadar geçerli resmi belgelerden değildir.Ancak davacı şirketin tutanak tarihinde sayaca müdahale (şönt vasıtasıyla) kaçak elektrik kul- landığı dayanak tutanaktan başka, tespit anında mahallinde çekilen dosyada mübrez fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamını ile sabit hale gelmiş olup davacının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir Davacı şirketin dava konusu tutanak tarihinden önce de kaçak elektrik kullandığı dosyaya ibraz edilen ... ve ... nolu tutanaklardan anlaşılmakla mükerrer kullanım kabul edilerek ceza kat sayısının 2 olarak ele alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Günlük çalışma süresi yönünden, Bilirkişinin kök ve ek raporunda; hesaplamanın 14 saat üze- rinden yapıldığı açıklanmış ise de de, bu sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmamıştır.Davacı taraf müvekkilinin iş yerinin ticarethane olduğunu ve 8 saatlik sürenin esas alınması gerektiğini, davalı ise, davacının tüketim bilgi- lerine göre 3 vardiya zamanın da tüketiminin olduğu gerekçesi ile hesaplamada 3 vardiya (21 saat) esas alınarak hesaplama yapılmasının gerektiğini belirtmektedir. Bilirkişinin raporunda tarafların itirazları giderilmemiş olup bu haliyle rapor hükme elverişli değildir.Buna göre mahkemece ,davacı şirketin tüketim endeksleri de celp edilerek, işyerindeki vardiya sayısı ve çalışma süresinin belirlenmesi,itirazları giderici şekilde ek/veya yeni rapor alınması davanın ..... AŞ tarafından açıldığı, davacı ...'in söz konusu şirketi temsilen hareket ettiği, dolayısıyla davacı sıfatının...AŞ'ne ait olduğu gözetilerek , davacı sıfatı olmayan ...'ın karar başlığından çıkarılmasının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olmuştur. " denilerek " davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Kaldırma kararımız sonrasında açılan
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket çalışanlarınca, davalı şirketin kullanımında bulunan"..., ..., ... Esenyurt/İstanbul " adresinde ,11.07.2022 tarihinde yapılan kontrolde, "sayacın çıkış uçlarını çıkartarak ve giriş-çıkış sigor- tasını bakır tel vasıtası ile şönt yapmak suretiyle perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği"nin tespit edildiğini,Tutanak tarihinde cari olan EPTHY'nin 42/ 1-c maddesine göre bu şekildeki tüketimin kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, Bilahare bu tutanağa istinaden borçlu şirket adına EEPTHY doğrultusunda 45.892 kWh enerji tüketimi karşılığı 314.215,12 TL tutarında kaçak elektrik tüketim ve 122.675-kWh enerji tüke- timi karşılığı 216.434,83-TL tutarında ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, İşbu faturaların süresinde ödenmemesi nedeniyle,davalı şirket ile yetkilisi durumundaki davalılar aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalıların haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu,Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını,Karşı tarafından dava konusu faturalara itirazen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin 2024/1005 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit talepli dava açtıklarını ve bu davanın derdest olduğunu ,Ayrıca , takip ve dava konusu borcun muaccel olduğunu ve rehin ile temin edileme- diğini, takibin ve davanın kesinleşmesinin beklenmesi halinde müvekkilinin alacağının tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla;Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,İşbu davanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1005 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,Davalıların İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçluların hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili firmanın ... adı altında işletme sahibi olup davalı firma arasında ...nolu abonelik sözleşmesi bulunduğunu, Abonelik kapsamında tahakkuk olunan faturalarını düzenli ve vaktinde ödediğini, gecikmiş herhangi bir fatura borcu bulunmadığını,11.07.2022 tarihinde ...A.Ş çalışanlarının müvekkilinin aboneliğinin bulunduğu "Esenyurt ilçesi, ..." de faaliyet gösteren "..." adlı mekana gelip panoya bakacaklarını söylediklerini, bayram sebebi ile bir çok çalışanın izinli olduğunu, mekan sahibinin de orada bulunmadığını,orada bulunan personelin anahtarın kendilerinde olmadığını izah ettiğini, Fakat ... çalışanlarının bu duruma riayet etmeden savcılık izni ile ilgili elektrik panosunu açtıklarını, sonrasında ise EK-1 de sunulan ... seri numaralı “Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı” tanzim edildiği ve müvekkili adına 25.07.2022 son ödeme tarihli 314.215,12 TL ve 216434,83 TL tutarında iki ayrı kaçak tüketim faturası tahakkuk edildiğini, ayrıca borç bilgisinin mesaj yolu ile müvekkili firmaya iletildiğini,Müvekkili şirketin ilgili faturalara itiraz ettiğini,fakat bir cevap alamadığını, son ödeme tarihleri yakın olduğundan yasaya ve usule aykırı kaçak kullanım cezasının iptali talebiyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2024/1005 Esas sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası açtıklarını, Bu dava henüz derdest iken davalı tarafça , bahsi geçen faturalara dayanılarak İstanbul 32. İcra Dairesi'nin .... Sayılı dosyası üzerinden müvekkilleri aleyhine haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, söz konusu faturalara ilişkin olarak süresi içerisinde itirazda bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
"ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE 25.07.2022 ödeme tarihli ... ve ... nolu faturalar yönünden davacıların toplam borçlarının 273.879,47-TL olduğu,bakiye 256.770,48-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE;davalıların, İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 273.879,47-TL asıl alacak, 81.556,05-TL işlemiş faiz, 14.680,09-TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 370.115,61-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz ve faize KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin koşulları oluşmamış olması nedeniyle reddine "karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:Hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.Borçlular vekili istinaf dilekçesinde:dava konusu borcun dayanağını oluşturan 11.07.2022 tarihli tutanağın tüketicinin yokluğunda düzenlendiğini, tespit sırasında muhtar veya polis refakatinin bulunmadığını, laboratuvar incelemesinden geçirilmediğini ve maddi vakıalarla (yağış sonrası tadilat) çeliştiğini, varsayımlara dayalı ve tek taraflı düzenlenen tutunağın resmi belge niteliği taşımadığı ve hükme esas teşkil edemeyeceğiği,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) m. 45/3-ç bendi uyarınca, sanayi grubu dışındaki "diğer tüketiciler" için standart çalışma süresinin 8 saat olarak kabul edildiğini, müvekkili işletme bir fabrika veya 24 saat kesintisiz üretim yapan bir tesis değil, kafe-restoran olarak faaliyet gösterdiğini, günün her saatinde tam kapasiteyle tüm cihazlarını (çorba kazanları, fritözler, havalandırma sistemleri vb.) çalıştırdığını varsaymanın termodinamik ve iktisadi gerçeklerle çeliş- tiğini, özellikle tutanağın düzenlendiği Kurban Bayramı arifesi ve sonrasındaki süreçte, personel izin- leri ve mevsimsel etkiler nedeniyle işletmenin 14 saat boyunca aktif bir tüketim yapmasının mümkün olmadığını,BAM kararında açıkça 14 saatlik sürenin dayanağının sorgulanmasını ve ispat yükümlü- lüğünün yerine getirilmesinin istendiğini, müvekkili şirketin, yargılamanın her aşamasında mahalde keşif yapılmasını, işletmedeki cihazların ve çalışma düzeninin yerinde tespit edilmesini talep ettiğini,ancak mahkemenin "tutanak tarihi itibariyle durumun tespit edildiği" gerekçesiyle bu talebi reddettiğini,Bilirkişi raporundaki en temel teknik hatalardan birinin, hesaplamaya esas alınan "kurulu güç" miktarı olduğuğunu, davalı kurumun tutanakta kurulu gücü 40.475 W (40,47 kW) olarak belirlediğini, bilirkişinin ise dosyada mevcut resmi fatura kayıtlarını inceleyerek bu gücün aslında 33,33 kW olduğunu tespit ettiğini, aradaki yaklaşık 7 kW’lık farkın, bir restoran işletmesi için aylık binlerce liralık tahakkuk farkı anlamına geldiğini ,bilirkişinin kaçak tespit tutanağındaki kurulu güç tespitini hatalı bulmasına rağmen, hesaplamanın diğer aşamalarında (vardiya ve süre) yine davalının lehine varsayımlarda bulunduğunu ve bu durumun büyük bir çelişki oluşturduğunu,Mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde hayati öneme sahip delilleri toplamadığını, varsayımsal bilirkişi mütalaalarını mutlak gerçekmiş gibi kabul ettiğini, müvekkili şirketin mülkiyet hakkını ve savunma dokunulmazlığını ihlal ettiğini,Yargılama giderleri ve hesaplama kalemlerindeki fahiş hataların tavzih yoyulya düzeltilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ... tarafından dava konusu kaçak elektrik tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda,314.315,12-TL kaçak tahakkuk bedeli, 216.434,83-TL kaçak ek tahakkuk bedeli tanzim edildiğini,müvekkili şirket tarafından davacı yana yapılan tahakkuk incelendiğinde, 12.04.2022 - 11.07.2022 tarihleri arasında 90 gün x 40,47 kW x 0,6 X 21H =45892 kWh karşılığı 314.315,12-TL kaçak tahakkuk ve 11.07.2021-12.04.2022 tarihleri arası 275 gün x 40.47 kW x 0.6 x 21 H =140228 kWh -17463 kWh yapılan tahakkuk= 1222765 kWh karşılığı 216.434,83-TL kaçak ek tahakkuk yapıldığını, Kaldırma kararı yalnızca günlük çalışma süresinin tespitine yönelik itirazların karşılan- mamasına dayalı olup ilk kararın bu yönde inceleme yapılmak üzere kaldırıldığını, yani kaçak tüketim miktarı (güç tespiti), kaçak tüketim başlangıcı, cezalı tahakkuk gibi hususların kesinleştiğini, BAM kararı ile kesinleşen ve müvekkili lehine usuli müktesip hak teşkil eden kaçak tüketim miktarı (güç tespiti) 40.47 kWh olmasına rağmen hükme esas alınan raporda güç 33.33 kWh alınmak suretiyle hesaplama yapıldğını,Ayrıca borçlu tarafın OSOS ekran görüntüsü incelendiğinde, zabıt tarihinden sonraki günlük ortalamalarına göre mahallin 24 saat aktif olarak kullanıldığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından günlük 21 saat üzerinden yapılan hesaplama yapıldığını, bilirkişi tarafından 14 saat üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,Eksik enerji bedeline dayalı olarak eksik faiz ve KDV hesabının da hatalı olduğunu,Birleşen itirazın iptali davasında asıl alacak hesabı hatalı olduğu gibi gecikme zammı hesabı yerine yasal faiz üzerinden hesaplama yapılarak alacağın yanlış hesaplandığını,Müvekkili lehine icra inkar tazminatı takdiri gerekirken bu talebin reddinin isabetsiz olduğunu,Para alacağına ilişkin davalarda hüküm altına alınan miktar AAÜT 13. maddesine göre hesaplanmak gerekir. İlgili hükmün 3. fıkrasında ise, davanın kısmen kabulü kısmen reddi halinde, Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceği düzenlemesine yer verildiğini,birleşen davada davacı müvekkil avukatı lehine 59.218,40 TL vekalet ücreti hükmedilmesine rağmen, AAÜT 13/(3) maddesine aykırı olarak davalı yan yararına 119.261,25 TL vekalet ücretine hükmolunması hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava menfi tespit,birleşen dava itirazın iptaline ilişkindir.Her iki dava, ... görevlileri tarafından borçlu şirket adına düzenlenen 11.07.2022 ... seri numaralı tutanak kapsamında tahakkuk olunan 45892 kWh karşılığı 314.315,12 TL kaçak tüketim bedeli ve 122765 kWh karşılığı 216.434,83 TL ek tahakkuk bedeline ilişkin fatu- ralardan kaynaklanmaktadır.Kaçak tespit tutanağı,mahallinde ...görevlileri tarafından usulen düzenlenmiş olup geçerliliği yönünden borçlu veya temsilcisinin imzası gerekmediği gibi,muhtar veya polis refakati de gerekmemektedir.Borçlu şirketin "şönt" yoluyla sayaca müdahale ettiği, kaçak tespit tutanağı, tespit anında çekilen görüntüler ve bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Dairemizin önceki kararı tarafların istinaf sebepleri ve kami düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Her iki tarafın istinaf dilekçeleri incelendiğinde bilirkişi raporuna esas güç unsuru ile ilgili bir istinaf itirazının olmadığı tespit edilmiş ve dairemizce bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.İstinafa getirilen 2 katsayı uygulamasının yerinde olduğu belirtildikten sonra günlük çalışma süresinin tespiti yönünden borçlu şirketin tüketim endeksleri de celp edilerek, işyerindeki vardiya sayısı ve çalışma süresinin belirlenmesi,itirazları giderici şekilde ek/veya yeni rapor alınması hususu işaret edilmiştir.İlk derece mahkemesince Elektrik Mühendislerinden oluşan üçlü bilirkişi kurulundan alınan 02.12.2025 tarihli raporda;Tespit edilen güç ile ilgili olarak;Dosya kapsamında incelenen 2019 yılı fatura ve sayaç kayıt belgeleri ile abone sözleşme bilgilerine göre, ilgili kullanım yerine ait kayıtlı/başvuru (kurulu) gücün 33,33 kW olduğu teknik ve belgesel olarak tespit edilmiştir. Kurulu güç, kaçak tüketim hesaplamalarında esas alınan temel parametrelerden biri olup, Elektrik Piyasası Tüketici ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44/2 ve ilgili maddeleri uyarınca kaçak ve ek tüketim hesaplamalarında tespit edilen ve belgelere dayalı kurulu güç değerinin esas alınması zorunludur. "denilmiştir.Vardiya ile ilgili olarak:Yönetmeliğin 45. Maddesinde; kaçak tüketim hesabında günlük çalışma saatinin "c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat," olarak esas alınacağı,45/5 maddesinde "(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınacağı." belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda bu konuda" işyeri türü Kafe-Restoran olup, saha uygulamaları ve sektör standartları dikkate alındığında, restoran ve kafe işyerlerinin genellikle 08:00–02:00 saatleri arasında çalıştığı tespit edilmiştir. Yönetmeliğin 45. maddesi 3. ve 4. fikraları dikkate alınarak, ... görevlileri tarafından tutulan tutanakta işyerinin sanayi grubu kapsamında 3 vardiya çalıştığına dair tespit bulunmaması nedeniyle, günlük çalışma süresi 14 saat/gün esas alınmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmış ise de, dosya kapsa- mında dava konusu işletmenin vardiya sayısının tespitine esas resmi belge bulunmadığı gibi borçlu şirketin aboneliği kapsamında sarf elektrik enerjisine ilişkin tüketim endeksleri de bu yönden değer- lendirilmemiştir.Bilirkişi görüşü somut bir tespite değil varsayıma dayalıdır.Borçlular vekili güç,vardiya vs unsurlar yönünden mahallinde keşfen inceleme yapıl- masını talep etmiş ise de, tutanak tarihinden mahalde kullanılan cihazların değişme ihtimali vs göze- tildiğinde daha sonra mahallindeki yapılacak keşfin tutanak tarihindeki maddi gerçeği tam olarak yansıtmayacağı değerlendirilmiştir. Birleşen dava ile ilgili olarak; Gecikme zammı :davacının alacağına 6183 sayılı kanunun 51.md gereğince gecikme zammı talep edilebilmesi için taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı, alacağın normal tüketim bedelinden kaynaklanması ve sözleşmede gecikme zammı alınacağına dair (oran vs yönünden) açık düzenleme yapılmış olması gerekmektedir. Dava konusu alacak kaçak elektrik tüketiminden kaynak- landığına göre tespit edilecek alacağa gecikme zammı değil, tarafların sıfatına göre avans faizi ve faizin KDV'si uygulanması gerekirken yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için , borçluların itirazında haksız olmasının yanı sıra , alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekmektedir. Eldeki davada alacak haksız fiil mahiyetindeki kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin olup yargılamaya muhtaçtır.Vekalet ücreti: ... vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde "AAÜT 13/(3) maddesi gereince birleşen davada davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı vekili lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğini iddia etmiş ise de, AAÜT 13/(3) maddesindeki düzenleme sadece maddi tazminat davalarına ilişkin olup tüm para alacaklarına uygulama yeri yoktur.Netice itibariyle, mahkeme alınan bilirkişi raporu yönetmelik hükümlerine ve somut verilere dayalı olmayıp bir kısım değerlendirmelerin varsayımsal olduğu, uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı değerlendirilmiştir.Hal böyle olunca mahkemece öncelikle borçlu şirketim tüketim endeksinin celbi , daha sonra uyuşmazlık konusunda uzman elektrik mühendislerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden güç, günlük çalışma süresi, faiz ve tüm hususlarda itirazları gidermeye elverişli yeni rapor alınması, tüm dosya kapsamına göre hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik ince- leme ile hükme elverişli olmayan rapor doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/10/2026