Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/30 E. 2026/4572 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/30
Karar No
2026/4572
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1283 E., 2024/1453 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pınarbaşı(Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/45 E., 2023/474 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava; asıl davada kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; Kayseri ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 19... parsel sayılı taşınmaz “ taş ev ve taş garaj ve arsası” vasfıyla senetsizden ... adına tespit ve tescil, edilmiş, çekişmeli taşınmazın bir bölümü ise yol olarak tescil harici bırakılmıştır.

Davacılar, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı ... davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetlikle kazanım şartlarının davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen bölümün davacılar adına tesciline karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince tescil davası yönünden istinaf isteminin miktar sınırının altında kaldığından usulden reddine, tapu iptali ve tescil davası yönünden istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.

Aynı Kanun'un 366. maddesi ise; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.

Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-b hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Usule ilişkin olan bu karara ilişkin ise yukarıda açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Somut olayda; temyize konu tescil harici bırakılan ve bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün dava tarihi itibariyle keşfen tespit edilen değeri; 5.835,90 TL olup dava tarihi olan 28.09.2009 tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 1.400,00 TL'nin üzerinde olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf isteğinin miktar itibariyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin dava sonucunda verilen kararın kesin olduğundan bahisle davalıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/30, K. 2026/4572, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-30-e-2026-4572-k-5c0fd5d178b3