İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/386 E. 2026/460 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/386
Karar No
2026/460
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/386 Esas KARAR NO : 2026/460

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/08/2023 KARAR TARİHİ : 02/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." adresinde bulunan ... esnaflık yaptığını, müvekkilin adına mezkûr dükkanda ... Tesisat Numaralı elektrik aboneliği bulunduğunu, 05/07/2023 tarihinde müvekkilin marketine gelen davalı kurum yetkilieri "sayaç bozuk" gerekçesiyle sayaç değişimi yaptıklarını, daha sonrasında ise davalı şirketin, müvekkile 11/07/2023 - 18/07/2023 tarihlerinde yapılan kontrolleri bahane ederek ve "Fiziki Müdahale" gerekçe gösterilerek; ... Seri No'lu 362.516,75.-TL, ... Seri No'lu 26.815,75.-TL ve ... Seri No'lu 10.309,42.-TL miktarlı üç adet kaçak faturası düzenlediğini, müvekkilinin kesilen kaçak elektrik cezalarına davalı şirkete başvurmak suretiyle itiraz ettiğini, davalı şirketin vermiş olduğu cevapta, kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) m. 42/1-b: "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," gerekçe gösterildiğini, ancak davalı şirketin bu gerekçesinin tamamen destekten yoksun olduğunu, müvekkile ait markette yapılacak incelemede de böyle bir durumun olmadığının açıkça anlaşılacağını, nitekim davalı şirketin bu hususa yönelik hiçbir tespiti de mevcut olmadığını, kontrolden 6 gün önce "sayaç bozuk" gerekçesiyle sayaç değişimi yapan davalı şirket aradan kısa bir zaman geçtikten sonra ayrı bir hat iddiasında bulunmasının sadece çelişkili bir iddiadan ibaret olduğunu, davalı şirketin, müvekkilin haklarını korumak adına herhangi bir önlem almadığını, ortada EPTHY m. 42/1-b'de belirtilen "ayrı bir hat'a" ilişkin hiçbir tespitin de mevcut olmadığını, böyle tespit olmadığından mütevellit bu hususa ilişkin mezkûr madde de şart koşulan görüntüleme ve fotoğraflama işlemi de yapılamadığını, eğer davalı şirket tarafından bir fotoğraflama işlemi yapılmış ise de "ayrı bir hat" hususunun da mevcut olmadığının anlaşılacağını, davalı şirketin tamamen keyfi bir şekilde kaçak cezası kestiğini, sayaç değişiminin üzerinden 6 gün dahi geçmeden yapılan kontrole istinaden üç adet fatura kesilmesi davalı şirketin haksız olduğunun bir başka kanıtı olduğunu, zira bozuk diye değiştirilen sayaca herhangi bir müdahale veya ayrı hat tespiti yapılmamışken 6 gün sonra ayrı hat iddiasında bulunmanın hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, zira kaçak elektrik enerjisi kullanılıyor olsaydı sayaç değiştirilirken bu durumun tespiti de gerekeceğini, müvekkil elektrik enerjisinin kesilmesi riski ile karşılaştığından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş Dosyası ile elektriğin kesilmemesi yönünde talepte bulunduğunu, mahkemece talebin kabul edildiğini beyan etmiş arz ve izah olunan nedenlere istinaden haklı davanın kabulüyle ... Seri No'lu; ... Seri No'lu; ... Seri No'lu faturalardan dolayı her biri için ayrı ayrı şimdilik 100,00.-TL borçlu olmadığının tespitine, ödenen 75.000,00.TL'nin şimdilik 100,00 TL'sinin iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 44. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle ; 11.07.2023 tarihinde borçluya ait ...adresinde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde "Sayacın yüksek frekans ile uyutularak kayıt yapmasını engellemek suretiyle" (EPTHY 42/1-c) kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edilerek davacı yan adına ... seri nolu kaçak zabtı tanzim edildiğini, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği sayacın laboratuvar incelemesine alındığını ve ... tarih ... rapor numarası ile de :"sayacın hafıza okumalarında yüksek frekans ile uyutularak kayıt yapmasının engellendiği, tarih-saat bilgisinin geride kaldığı ve müdahale olmadığında doğru kayıt yaptığını" tespit edildiğini, dava konusu ... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanaklarına istinaden EPTHY hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılarak 06.07.2022-21.06.2023 tarihleri arasında 350 günlük süre için 21.07.2023 son ödeme tarihli 362.516,75 TL bedelli ve 21.06.2023-06.07.2023 tarihleri arasında 15 günlük süre için 21.07.2023 son ödeme tarihli 26.815,75-TL bedelli kaçak elektrik faturaları tahakkuk ettirildiğini, dava konusu alacağın kaçak tüketim tahakkuku ile tespit edilen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline ilişkin olup, faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren asıl alacağa, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 4.maddesi uyarınca yıllık %30 ve değişen oranlardaki gecikme faizinin uygulanması gerektiğini, ayrıca işlemiş ve işleyecek faizlerin de %20 oranında KDV'sinin davalıdan tahsilinin gerektiğini, borçlunun yetki itirazının da yerinde olmadığını belirterek davanın kabulü ile, davalının ... 30. İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Asıl davada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan faturaların toplam değeriNİN, 399.641,92 TL iken, huzurdaki davaNIN toplam 400,00 TL üzerinden kısmi dava olarak ikame edildiğini, ancak güncel yargıtay kararlarına göre menfi tespit ve istirdat davalarının kısmi dava olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davacı tarafın fatura bedelleri üzerinden hesaplanacak olan eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davacı tarafından, dava konusu borç miktarının kabul edildiğini, yapılan ödemeye ihtirazı kayıt düşülmemiş olup, icra tehdidi altında bir ödeme söz konusu olmadığını, bu sebeple istirdat davasının reddi gerektiğini, zorunlu arabulucuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığından, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddiaları asılsız ve mesnetsiz olup kaçak elektrik kullandığı kaçak tutanaklarıyla ve müvekkil şirket kayıtları ile sabit olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını ispat edemediğini, kaçak elektrik tutanakları düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, bu hususun yargı kararları ile de sabit olduğunu, nitekim tutulan tutanakların gerçeğe uygun olduğunun laboratuvar raporları ile de sabit olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanmadığına ilişkin beyanlarının asılsız ve mesnetsiz olduğu gibi bu beyanlarının da asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın "kaçak elektrik kullanımının yönetmeliğin hangi maddesi kapsamında düzenlendiği hususunun çelişkili olduğunu" iddia ettiğini, ancak davacının bu iddialarının da mesnetsiz olup reddi gerektiğini, 25386749 seri numaralı sayaç için "sayacın hafıza okumalarında yüksek frekans ile uyutularak kayıt yapmasının engellendiği, bu müdahaleler sonucunda tarih-saat bilgisinin geride kaldığı, hafıza pilinin bittiği, müdahale olmadığında sayacın doğru kayıt yaptığı" tespit edildiğini, söz konusu rapora binaen de 11.07.2023 tarihinde... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiğini, yönetmelik maddeleri gereği tutanağın bir sureti mahalde bırakılmış olup, söz konusu tutanağın "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/c bendine göre" düzenlendiğinin açıkça tutanakta yer aldığını, ... seri numaralı sayaç için "sayacın hafıza okumalarında yüksek frekans ile uyutularak kayıt yapmasının engellendiği, bu müdahaleler sonucunda tarih-saat bilgisinin geride kaldığı, müdahale olmadığında sayacın doğru kayıt yaptığı" tespit edildiğini, söz konusu rapora binaen de 18.07.2023 tarihinde... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiğini, yönetmelik maddeleri gereği tutanağın bir sureti mahalde bırakılmış olup, söz konusu tutanağın "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/c bendine göre" düzenlendiğinin açıkça tutanakta yer aldığını, davacı taraf, "sayaç değişimi üzerinden sadece 6 gün geçtiğini, tek adet kaçak kullanımından dolayı 3 adet fatura düzenlenemeyeceğini" iddia ettiğini, ancak davacı tarafın bu iddialar mesnetsiz olup reddi gerektiğini, fatura tarihlerinden ve tutarlarından açıkça anlaşılacağı üzere, farklı kaçak elektrik kullanımlara ilişkin EPTHY hükümleri çerçevesinde 3 adet fatura düzenlendiğini, düzenlenmiş olan faturalar EPTHY hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş olup, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yukarıda izah edilen hususlar çerçevesinde müvekkilin kaçak elektrik kullanıldığına yönelik tespiti, bu tespite istinaden yürüttüğü süreç, kaçak kullanımına ilişkin faturalandırma gibi tüm süreçlerin yönetmeliğe uygun olduğunu beyan etmiş arz ve izah olunan nedenlere istinaden dava şartı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olmakla birlikte tüm süreçler usulüne uygun olarak yürütüldüğünden, davanın esastan reddine, İİK md. 72/4 uyarınca %20'den az olmamak üzere, müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 44. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet, kesin hüküm, derdestlik, müruruzaman, hak düşürücü süre, vazife ve salahiyet itirazlarında bulunduklarını, dava konusunun müruruzamana uğradığını, müvekkilinin "..." adresinde bulunan ...esnaflık yaptığını, müvekkili adına mezkûr dükkanda ... Tesisat Numaralı elektrik aboneliği bulunduğunu, 05/07/2023 tarihinde müvekkilinin marketine gelen davalı kurum yetkililerinin "sayaç bozuk" gerekçesiyle sayaç değişimi yaptıklarını, daha sonrasında ise müvekkiline 11/07/2023 - 18/07/2023 tarihlerinde yapılan kontrolleri bahane ederek ve "Fiziki Müdahale" gerekçe gösterilerek üç adet kaçak faturası düzenlediğini, müvekkilinin kesilen kaçak elektrik cezalarına davalı şirkete başvurmak suretiyle itiraz ettiğini, davalı şirketin vermiş olduğu cevapta, kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) m. 42/1-b: "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," gerekçe gösterildiğini, ancak davalı şirketin bu gerekçesinin tamamen destekten yoksun olduğunu, müvekkiline ait markette yapılacak incelemede de böyle bir durumun olmadığının açıkça anlaşılacağını, nitekim davalı şirketin bu hususa yönelik hiçbir tespitinin de mevcut olmadığını, kontrolden 6 gün önce "sayaç bozuk" gerekçesiyle sayaç değişimi yapan davalı şirketin aradan kısa bir zaman geçtikten sonra ayrı bir hat iddiasında bulunmasının sadece çelişkili bir iddiadan ibaret olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin haklarını korumak adına herhangi bir önlem almadığını, ortada EPTHY m. 42/1-b'de belirtilen "ayrı bir hat'a" ilişkin hiçbir tespit de mevcut olmadığını, Kaçak elektirk enerjisi kullanıldığına ilişkin iddiaları kabul etmemekle birlikte; bir kaçak cezası için 3 adet fatura kesildiğini, bu faturaların toplam miktarının 399.641,92-TL olduğunu, görüldüğü üzere çok fahiş bir miktarda kaçak cezası kesildiğini belirterek işbu davanın ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas Sayılı Dosyası ile birleştirilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE; Asıl dava itirazın iptali istemine, birleşen ... 44. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının menfi tespit istemine, ...Esas sayılı dosyasının birleşeni olan ... 44. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının ise itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür. ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas... Karar ve 19/03/2024 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın görev yönünden usulden reddine, mahkemelerinin görevsizliğine karar verilmiş ve dosya mahkememizin 2024/386 Esasına tevzi edilmiştir. Uyuşmazlığın, Asıl ve birleşen davaya konu elektrik kullanımlarının asıl davacı birleşen davalı tarafa ait olup olmadığı, kullanımın kaçak elektrik olup olmadığı, asıl davada menfi tespit ve ödendiği iddia olunan 75.000-TL bedelin istirdadı, birleşen davada ise kaçak elektrik kullanım bedellerine ilişkin alacağın tahsili istemine dair başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizin 25/03/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak kaçak elektrik kullanımı gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, tespit halinde davalı birleşen dosya davacısının takip miktarı yönünden alacağının yerinde olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 04/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda: Ana dosyada davacı tüket bulunduğu adreste, elektrik tesisatına bağlı sayaç üzerinde yapılan laboratuvar incelemesinde, “...sayaç hafıza okumalarında, sayacın yüksek frekans yapmasının engellendiği, sayacın tarih-saat bilgisinin geride kaldığı, sayaç pilinin bittiği ve ekranın aktif olmadığı .” yönünde tespitlerin olması üzerine 18.07.2023 tarihli iki adet tutanağın düzenlendiği, 18.07.2023 tarihli tutanak için yapılan değerlendirme ve işlem sonucunda, ana dosyada davalı, birleşen dosyalarda davacı ... tarafından yapılan işlemlerin ve fatura bedelinin (posta ve sayaç bedeli dahil olmak üzere, 10.309,27 TL) uygun olduğu, bu kapsamda, birleşen dosyalarda, davalı tüketicinin icra takibine itirazının isabetli olmadığı, ana dosyada da, davacı tüketicinin 18/07/2023 tarihli tutanak için açılan menfi tespit davasındaki talebinin uygun olmadığı, söz konusu 18.07.2023 tarihli tutanak için düzenlenen fatura (asıl alacak/borç) bedelinin de (posta ve sayaç bedeli dahil olmak üzere) 10.309,42 TL olduğu, 11.07.2023 tarihli tutanak için yapılan değerlendirme ve işlem sonucunda, ana dosyada davalı, birleşen dosyalarda davacı ... tarafından yapılan işlemlerin ve fatura bedelinin (sadece 15 günlük süre için yapılan kaçak kullanıma dayalı tahakkuk için) uygun olduğu, bu kapsamda, birleşen dosyada davalı tüketici düzenlenen faturaya itirazının isabetli olmadığı, kaçak kullanım EK tahakkuku bakımından ise, dosyada bulunan endeks değerlerine bağlı olarak yapılan değerlendirmede, EK tahakkuku gerektirecek nitelikte somut ve değerlendirmeye elverişli bir bulguya rastlanmadığı, ilgili endeks değerlerine ilişkin çizilen grafikteki görüntülerden de, değişken ve düzenli olmayan enerji kullanımı sebebiyle, kaçak kullanım tarihi veya döneminin tespit edilemediği, daha doğru ifadeyle, 15 günlük kaçak kullanım süresi dışında kaçak kullanımın gerçekleşip gerçekleşmediğinin mevcut dosya bilgilerince somut ve bilimsel olarak tespit edilemediği, bu nedenle, EK tahakkuka yönelik düzenlenen faturanın uygun olmadığı, birleşen dosyalarda da, davalı tüketicinin EK tahakkuk bakımından icra takibine itirazının isabetli olduğu, ana dosyada da, davacı tüketicinin 18.07.2023 tarihli tutanak için açılan menfi tespit davasındaki talebinin 15 günlük süre için düzenlenen fatura (26.815,75 TL) için uygun olmadığı, ancak, birleşen dosyada, davalı tüketicinin 350 günlük süre için düzenlenen faturaya (362.516,75 TL) yönelik icra takibine itirazının isabetli olduğu, bu çerçevede, ana dosyada, davacı tüketicinin 362.516,75 TL'lik faturaya ilişkin menfi tespit talebinin uygun olduğu, taraftan, dosyaya ana dosyada davacı tüketici tarafından sunulan ve davalı ...'a ödenen 75.000 TL'lik dekont değerlendirildiğinde, Birleşen dosyalarda davalı tüketicinin (tarafımızca yapılan değerlendirmeler ve hesaplamalar bakımından) asıl borcunun 37.125,2 TL olduğu, (10.309,42 TL + 26.815,75 TL), bu kapsamda, birleşen dosyalar bakımından, davalı tüketicinin (...'a tüketici tarafından yapılan 75.000 TL'lik ödeme sebebiyle) 37.874,83 TL'lik miktarı (75.000 TL-37.874,83 TL) fazladan ödemiş olduğu kanaatinde olduğum" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 20/01/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş ancak verilen kesin süre içerisinde davacı birleşen davalı vekili tarafından bilirkişi masrafının yatırılmadığı, davalı birleşen davacı vekili tarafından bilirkişi masrafının dosyaya yatırıldığı görülmüştür. Mahkememizin 05/05/2026 tarihli duruşmasında, davacı birleşen davalı vekili "Dosyaya ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılmaktadır. Kaçak kullanımlarında ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Karşı tarafta arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden davayı açmıştır. Biz bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz" şeklindeki beyan ve itirazda bulunduğu, bunun üzerine duruşmanın 1 nolu ara kararı ile davalı birleşen davacı ... vekiline arabuluculuk dava şartına ilişkin beyanda bulunmak üzere önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine karar verilmiş ancak herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizin 02/06/2026 tarihli duruşmasına davalı birleşen davacı ... vekili ... katılmış ve "Arabuluculuk evrakı tarafımızca tespit edilememiştir. Aleyhe hususları kabul etmiyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce davacı birleşen davalı vekilinin beyan ve itirazları uyarınca yapılan incelemede, asıl dava dosyası bakımından da arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür. TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31.maddesine göre "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiğinden 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davaları dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabidir. Davanın 09/10/2025 tarihinde açıldığı ve menfi tespite ilişkin eldeki davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu,davacının dava dilekçesinde açıkça davanın arabulucuğa tabi olmadığından bahsettiği hususu da dikkate alındığında, davanın usulüne uygun olarak arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı emsal nitellikte bir kararında özetle " 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir. Somut olayda, asıl dosya ve birleşen dosya davacılarının, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabulucuk bürosuna başvuruda bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin dava dilekçesinde talep edilen miktarı geçemeyeceği ( Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2021 Tarih, ...Karar ) gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Asıl dava ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harç mahsubu ile noksan 462,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -Asıl davada davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 400,00-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan tahsili ile asıl davada davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı ... tarafından yapılan toplam 4.726,50-TL yargılama giderinin davacı ...'den alınarak davalı ...'a verilmesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 5.436,46-TL harç mahsubu ile bakiye 4.704,46-TL'nin birleşen dosyada davacı ... vekiline talep halinde iadesine, -Birleşen davada davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile birleşen davada davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair davalı birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/386, K. 2026/460, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-386-e-2026-460-k-1d569fb72f17