Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/202 E. 2026/1059 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/202
Karar No
2026/1059
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

HUKUK 4.DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/202

KARAR NO: 2026/1059

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: Kayseri Asliye Ticaret 2.Mahkemesi

NUMARASI : 2025/1036 Esas, 2025/985 Karar

KARAR TARİHİ: 21/11/2025

DAVA: Tapu İptali Ve Tescil

KARAR TARİHİ: 21/10/2026

KARARIN YAZILDIĞI TARİH:21/10/2026

Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ..., "... " ticari unvanı altında inşaat ve taahhüt işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili ..., davalı .... a.ş. ile ekte sunulan... tarihli taşeronluk sözleşmesi'ni yaptığını, bu sözleşme kapsamında, tapuda ... ili, ... ilçesi, ...mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı projede yüklenici durumunda bulunan davalı şirketin bir kısım işlerinin müvekkili tarafından yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkili bu sözleşmeye istinaden üzerine aldığı yükümlülükleri yerine getirerek sözleşmeye bağlı kalmış ise de davalı şirket sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmekte temerrüde düştüğünü, müvekkili sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirdiğini, hali hazırda müteahhit davalı .... a.ş. adına kayıtlı iseler, tapuda ... ili, ... ilçesi, ...mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı binanın ... kat kuzey-batı cephede bulunan daire, ... .kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı dairenin tapularının iptal edilerek, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, tapu iptal ve tescil taleplerinin herhangi bir nedenle mümkün olmaması halinde ise; müvekkilinin sözleşme kapsamında hak ettiği daireleri alamamış olmasından dolayı uğramış olduğu zararların giderilmesi için şu an için belirsiz olan yukarıda belirtilen ada ve parseldeki 5 adet dairenin dava tarihindeki piyasa rayiç değeri üzerinden hesap edilecek alacak tutarı tespit ve belli olduğunda artırılmak ve harcı tamamlanmak üzere fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle öncelikle tensip ara kararı ile; dava konusu taşınmazların 3.kişilere devrinin engellenmesi için taşınmazların kaydına ayrı ayrı ihtiyati tedbir konulmasını, davalı üzerinde dava konusu taşınmazların kayıtlı olmaması halinde davalı şirketin bankalarda bulunan mevduat veya hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, yargılama neticesinde; davanın kabulü ile davalı .... a.ş. adına, tapuda ... ili, ... ilçesi, ...mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı binanın ... .kat kuzey-batı cephede bulunan - kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı dairre, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı daire, ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı dairenin tapularının iptal edilerek, müvekkili adına tescilini, tapu iptal ve tescillerinin mümkün olmaması halinde; şu an için belirsiz olan, yukarıda belirtilen ada ve parseldeki 5 adet dairenin dava tarihindeki piyasa rayiç değeri üzerinden hesap edilecek alacak tutarı bilirkişi raporları ile tespit ve belli olduğunda artırılmak ve harcı tamamlanmak üzere fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklanan diğer tüm haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ:Mahkemece; "6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik" kararı vermiştir.Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Dava hakkında görevsizlik nedenine dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER :Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.

İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, eser sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde terditli alacak talebine ilişkindir.Dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup Kayseri Asliye Ticaret 2. Mahkemesi'nin 21.11.2025 gün ve 2025/1036 E. 2025/985 K. sayılı ilamıyla davacının tacir olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik yönünde karar verilmiş, görevsizlik kararı davacı tarafça istinaf edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı taşeron, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Eser sözleşmelerinde görevli mahkeme, tarafların sıfatlarına göre belirlenir.Bir davanın ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf ile temyiz incelemesi aşamasında re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bir kimsenin esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun belirlenmesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve devamı maddelerinde yer alan defter tutma hadleri ve alış-satış hacimleri temel kıstastır. VUK'un 177. maddesinde birinci sınıf tüccarların, yani bilanço esasına göre defter tutanların, 178. maddesinde ise ikinci sınıf tüccarların, yani işletme hesabı esasına göre defter tutanların kıstasları belirlenmiştir. Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu kapsamında kalmayan, faaliyet hacmi VUK uyarınca ikinci sınıf tüccar limitleri içinde kalan veya bu limitleri aşan kişilerin TTK anlamında esnaf olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, Yargıtay Hukuk 19.Dairesinin 16.09.2014 tarih ve 2014/10464 Esas, 2014/13533 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, tarafların sözleşme tarihi itibariyle tacir sıfatına haiz olmaları gerektiği, sözleşmenin... tarihinde yapıldığı, davalının ticaret şirketi olup tacir olduğu, dairemizce, davacının 2022 yılına ait vergi kayıtlarının ve beyannamelerinin dosya arasına alındığı, söz konusu kayıtlar incelendiğinde, davacının 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında belirtilen gelir durumuna göre yıllık alış ve satış tutarlarının VUK 177/1. Maddesinde belirtilen hadleri geçtiği, bilanço esasına göre defter tuttuğu, davacının sözleşmenin yapıldığı 2022 yılında tacir statüsünde faaliyet gösterdiği, davalının da ticaret şirketi olmakla tacir olduğundan ve işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasından dolayı davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun kabulü ile işin esası hakkında inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Kayseri Asliye Ticaret 2.Mahkemesi'nin 21/11/2025 gün ve 2025/1036 Esas, 2025/985 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıranlara iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.3. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/202, K. 2026/1059, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-202-e-2026-1059-k-360dbbd48085