Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2259 E. 2026/138 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2259
- Karar No
- 2026/138
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2259 - 2026/138 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2259 KARAR NO : 2026/138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2026/89 Esas - 2026/239 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Tiaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarihli ve 2026/89 Esas-2026/239 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Madencilik Turizm İnş. Tic. Ve San. A.Ş.'nin %8 oranında hissedarı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin "Krom Madenciliği Üretimi ve İşletmeciliği" konusunda faaliyet gösteren bir tüzel kişilik olduğunu, müvekkilinin bu şirketteki ortaklığı dışında kendisine ait başka bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, ortağı bulunduğu şirketin faaliyetlerine sorunsuz bir şekilde devam ederken, finansman maliyetleri, döviz kuru baskısı ve tahsilat gecikmeleri nedeniyle ciddi bir likidite kriziyle karşı karşıya kaldığını, bu durumun borçların çevrilmesini imkansız hale getirdiğini ve kısa vadeli yükümlülüklerin vadesinde ödenmesini engellediğini, şirketin düştüğü darboğaz sebebiyle bu şirket hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/84 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin varını yoğunu, emeğini ve sermayesini bu şirkete sermaye olarak koyduğunu ya da şahsi varlıklarını adı geçen şirket için bankalara teminat olarak verdiğini ve bu şirketin banka kredilerine müteselsil kefil olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan konkordato projesi kapsamında müvekkiline tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini belirterek, müvekkili hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir. Müdahil vekili tarafından, davacıdan alacaklı oldukları belirtilerek davaya müdahilliklerine ve konkordato talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, davacının kaynak olarak gösterdiği ve ortağı bulunduğu ... Madencilik ... A.Ş. İle ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti. Konkordato sürecindedir. Bu nedenle davacının kaynak olarak gösterdiği bu şirketlere ait hisse değeri gerçekçi ve inandırıcı bir kaynak olarak görülmemiştir. Davacının borçlusu olan ...'da mahkememizin 2026/86 E. Sayılı dava dosyasında konkordato sürecindedir. Davacının kaynak olarak gösterdiği taşınmazların ipotek bedelleri çıktıktan sonra rayiç değerleri toplam 4.005.000,00 TL'dir. Davacının gösterdiği bu kaynaklarla konkordatoya tabi toplam 55.986.191,39 TL borcunu 36 ay vade ile eşit taksitlerde ödemesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, kesin mühlet kararı verilmesi halinde ise alacaklıların zararının daha da artacağı kanaatine varıldığından, İİK'nın 292/1-b.maddesi uyarınca geçici mühletin kaldırılarak, davacının konkordato talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ortağı olduğu şirketin yaşadığı likide sıkıntısı nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyemediğini, davacının toplam 55.986,191 TL konkordatoya tabi borcu bulunduğunu, kaynak olarak gösterilen taşınmazın rayiç değerinin 4.005,000TL olduğunu ayrıca şirketlerdeki hisselerinin ekonomik değer taşıdığını, borçların 36 ay vadeli eşit taksitlerle ödenmesinin mümkün olduğunu, ... A.Ş ve ... İnşaat Ltd. Şti hakkında konkordato mühleti verildiğini, davacının da borçlarını bu şirketlerden gelecek ödemelerle karşılayabileceğini, mahkemenin konkordato talebinin reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın tehir-i icrasına konkordato talebinin kabulüne ve kesin mühlet verilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK.'nin 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). 2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl elde edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Somut olayda, davacının revize konkordato projesinde kefalet ve şahsi borçlarının toplamının 55.986.191,39.TL olarak beyan edilerek konkordato talebinin kabulü halinde sözkonusu borcunu konkordatonun tasdikini takip eden ay başlamak üzere 3 yıl vade ile 36 ay içerisinde 36 eşit taksitte ödemeyi teklif ettiği, kaynak olarak gayrimenkullerinin satışı, davadışı ...'dan olan 18.500.000,00.TL tutarındaki alacağı ile yine davadışı ... Madencilik Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'deki ve ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti'deki kendisine ait hisse değerlerini kullanacağını belirttiği, mahkemece konkordato geçici komiserinden 2 adet rapor alındığı, konkordato komiserinin 24.02.2026 tarihli raporunda davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin İİK'nın 286.maddesinde belirtilen evraklardan olduğu ve herhangi bir eksikliğin bulunmadığının bildirildiği, konkordato komiserinin 21.04.2026 tarihli raporunda ise "davacı tarafından bildirilen borç tutarının kredi ve ticari borçlarına ait müteselsilen kefaletten kaynaklı olduğu görülmekle birlikte, davacı tarafından borcun ödenmesi için gösterilen kaynakta 1.sırada şahsına ait ipoteksiz gayrimenkullerin değerinin proje kapsamında ödeyeceği tutar için 4.005.000,00TL, ... Madencilik A.Ş. hisse değeri 18.926.512,75 TL, ... İnş. Tic. Proje Ltd. Şti.'nin aktifinde kayıtlı 242.410.000,00 TL tutarlı söz konusu ... Madencilik A.Ş.'nin banka kredi riskine %8 oranında hissedarı olması nedeniyle ipotek karşılığı karşılık gelen ... tarafından ödenecek alacak karşılığı 15.000.000,00 TL ve son olarak ...'dan alacak senedi 18.500.000,00 TL olduğu gösterilmiş olup, firmaların konkordatosunun başarıya ulaşıp ulaşamayacağının bilinmemesi ve konkordato kapsamı boyunca bu tutarın ... tarafından da ödenemeyeceği düşünüldüğünde bu kaynağın davacı konkordatosunda kaynak olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından konkordato kapsamında borçların ödenmesinde kullanılacak, şirket ortaklığının dışında herhangi bir gelir akışı olmadığından konkordatosunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı belirsiz olduğundan davacı tarafından sunulan bu tutarın da konkordato projesinin gerçekleşmesinde kaynak olarak değerlendirilemeyeceği, diğer bir ifade ile sunulan kaynakların hayatın doğal akışına aykırı görünmekte olup, davacının geçici mühlet içerisinde şirketin konkordato kapsamında dahil edilmesini gerektirecek bir gelirin de süreç içinde oluşmadığı, yine süreç içerisinde davacı tarafından borcun ödenebileceğine dair başkaca bir kaynakta gösterilemediğinden davacı tarafından mahkemeye sunulan konkordato ön projesinin uygulanamayacağı" hususunun belirtildiği, mahkemece sözkonusu komiser raporu hükme esas alınmak suretiyle geçici mühletin kaldırılması ile davacının konkordato talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından borçlarının önemli kısmının kefalet borçlarından kaynaklandığı, alacaklı olduğu ve konkordato sürecinde bulunan davadışı ... ile kefaletine konu borcun asıl borçluları olan ... Madencilik Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti. borçlarını ödediği takdirde kendisinin de ödemesi gereken borcunun kalmayacağı ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bunlara uygun düzenlenen komiser raporuna göre, davacının, konkordato talebine konu borcunu, teklif edilen vade ve taksitlerle bildirmiş olduğu kaynaklarla ödemesinin ve dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, bu haliyle kesin mühlet verilmesinin alacaklıların zararının artmasına neden olacağı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece, geçici mühlet kararının kaldırılarak davacının konkordato talebinin reddine dair isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-.... Asliye Tiaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarihli ve 2026/89 Esas-2026/239 Karar sayılı kararı aleyhine kararı aleyhine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan avansın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 6-Kararın kesin olmasın nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 293/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır