Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1771 E. 2026/1640 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1771
Karar No
2026/1640
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1771

KARAR NO: 2026/1640

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 05.08.2026 Tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/1115 Esas

DAVA: Alacak- İhtiyati tedbir

Taraflar arasındaki konkordato yargılaması sırasında çekişmeli alacak haline gelen davacı banka alacağının İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordato projesi kapsamında tahsili davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında 05.08.2026 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkil banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıya kredi kullandırıldığını ve kredi kartı verildiğini, davalı şirket tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/66 Esas sayılı dosyasında konkordato talepli açılan davada müvekkili banka alacağının 19.536.648,51 TL olarak bildirildiğini, davalı tarafından alacağa itiraz edildiğini, komiser heyeti tarafından görevlendirilen bilirkişice rapor düzenlendiğini, komiserler ve nihayetinde mahkeme tarafından müvekkili bankanın alacağı bulunmadığından bahisle nisaba dahil edilmemesine karar verildiğini, 14.05.2026 tarihinde davalının konkordato talebinin tasdik edildiğini, düzenlenen komiser raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, müvekkilinin halen alacağı bulunduğunu, banka kredi alacaklarına faizin her bir kredi için son taksit tarihi ile geçici mühlet kararı arasında işletildiğini, ancak kredi kullandırım tarihi itibariyle karşı tarafa kredi kullandırıldığını ve faiz işlemeye devam edeceğinin taraflarca kabul edildiğini, bilirkişilerce sadece kalan ana para bakiyesine ve son taksit tarihi ile geçici mühlet tarihi arasındaki tarihler arası için akdi faiz hesabı yapılarak eksik faiz hesabı yapıldığını, geçici mühlet tarihi olan 23.01.2025 tarihi itibariyle müvekkili banka alacağının 19.536.648,51 TL olduğunu ileri sürerek, İİK'nın 308/b-2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davanın konusunu teşkil eden 4.217.502,35 TL alacağın konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, itirazla çekişmeli hale gelen .217.502,35 TL alacağının tasdik edilen konkordato şartları çerçevesinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesinin asliye ticaret mahkemesine hitaben düzenlenmesine rağmen dosyanın hatalı şekilde asliye hukuk mahkemesine tevzi edildiği ve mahkemece hatanın düzeltilerek dosyanın ticaret mahkemesine tevzi edilmek üzere iade edildiği anlaşılmıştı. Mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle henüz davalının cevap ve delilleri sunulmadan mevcut delillerle ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 05.08.2026 tarihli ara kararla; "... İİK. 308/b-2 fıkra hükmü gözetilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle, tensiple birlikte iş bu davanın konusunu teşkil eden 4.217.502,35 TL müvekkili şirket alacağının konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise da davanın esasını teşkil eder mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden HMK 389 maddesi kapsamında davacı talebi yerinde görülmemiş, mahkememiz tasdik kararını veren konkordato davasına bakan mahkeme olmayıp dava genel hükümler doğrultusunda çekişmeli alacağın tahsiline ilişkin olduğundan İİK. 308/b-2 maddesinin de uygulama olanağı bulunmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbirin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı.vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bu dava ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/66 Esas sayılı dosyası ile çekişmeli alacak olarak değerlendirilen ve düzenlenen bilirkişi raporları ile alacağı bittiği tespit edilen müvekkili bankanın davalı şirketten olan, davalı tarafça itiraz edilen ve çekişmeli hale gelen 4.217.502,35 TL alacağının tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesinin istendiğini, anılan mahkemece davalının konkordato talebinin kabulü ile borçlu şirket tarafından konkordatoya tabi borçların %30 fazlasıyla, 30.06.2026 tarihinden başlamak üzere toplam 24 aylık dönemde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiğini, diğer alacaklılar 30.06.2026 tarihi itibariyle alacaklarını tahsil etmeye başladığını, ancak müvekkili bankanın alacağı olmasına rağmen sırf davalı tarafça kabul edilmediğinden ve dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarının bariz hatalı olduğuna dava dilekçesindeki açıklamalara rağmen tedbir talebinin reddedilmesinin geçici hukuki koruma tedbirinin niteliğine aykırı olduğunu, tedbir talebi kabul edildiği takdirde, dava kabul edildiğinde konkordato kararı veren mahkeme ilamına uygun olarak müvekkil banka alacağı depo edilen miktarlardan tahsil edilebileceğini, davanın reddedilmesi halinde ise depo edilen miktarların davalıya iade edilebileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, İİK 302.maddesi ve İİK 308/b maddesi gereğince konkordato aşamasında itiraza uğrayan ve çekişmeli hale gelen alacağın konkordato tasdik projesine dahil edilmesi istemine ilişkindir. Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/66 Esas sayılı dosyasında konkordato borçlusu tarafından itiraz edilen ve çekişmeli alacak niteliğinde olan 4.217.502,35 TL alacağın tespiti ile konkordatoya dahil edilerek, konkordato şartları uyarınca ödenmesi talepli açılan esas dava içinde alacak miktarının banka hesabına bloke edilmesine dair ihtiyati tedbir isteminin mahkemece reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

İİK'nın 308/b maddesi uyarınca itiraza uğrayan alacağın tespiti ve konkordato şartları uyarınca ödenmesi istemli açılan davada, davaya konu alacağın bankada bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İİK'nın 308/b maddesinde; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. Yasal düzenlemenin lafzından da anlaşıldığı üzere depoyla ile ilgili karar verme yetki ve görevi tasdik kararını veren mahkemeye aittir. HMK 1.maddesi gereğince mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir.

Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindedir. Bu kapsamda konkordato yargılamasını yapan mahkemece buna yönelik bir karar verilmemiş ise bu maddeye istinaden depo isteminin ihtiyati tedbir kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. İİK 285 vd maddelerde düzenlenen adi konkordato hükümlerinde borçlu ile alacaklıların hak ve yükümlülükleri ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme kapsamında geçici mühlet ve kesin mühlet süresi içerisinde uygulanacak hükümler ayrıntılı şekilde yer almaktadır.

Borçlunun mal varlığının korunmasına yönelik geçici muhafaza tedbirleri belirtilmiştir. Ayrıca konkordato aşamasında, talep eden borçlu yararına HMK 389 vd maddelerde yer alan ihtiyati tedbire dair istemlerde mahkeme tarafından değerlendirilerek karar verilebilmektedir. Konkordato düzenlemesindeki en önemli amaçlardan birisi borçlu şirketin konkordato sürecinde faaliyetini devam ettirmesidir. Diğer taraftan, alacaklılar arasında eşitlik ilkesininde gözetilmesi kurallar arasında yer almaktadır. Yargılama aşamasında alacaklıların geçici hukuki koruma tedbirlerine karar verilmesi konkordatonun konuluş amacına, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine uygun düşmeyeceği gibi borçlunun faaliyetine devam ederek gelir elde etmesi de zorlaşacak veya imkansız hale gelecektir.

Somut olayda olduğu gibi konkordato komiserine başvuru sonucunda alacak istemi borçlu tarafından kabul edilmeyen ve/veya alacak hakkı çekişmeli hale gelen alacaklıların genel hükümler çerçevesinde alacak davası açma hakkı mevcuttur. Açılan davada davanın konusunun öncelikle alacak istemine ilişkin olmasından dolayı HMK 389.madde kapsamında alacak istemi ile ilgili olarak zaten ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Talep ve şartlarının mevcudiyeti halinde ancak 257 vd maddeleri kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. Verilecek ihtiyati haciz kararı ise İİK'nın 294. maddesi kapsamında mühlet içerisinde borçlu aleyhine uygulanamayacaktır. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.

Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir istemi İİK'nın 308/b bendine dayandırılmıştır. Yasal düzenleme, konkordato projesi kapsamında çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına ilişkindir. Maddenin uygulanmasına ait tasarruf hakkı tasdik kararını veren mahkemeye aittir. Söz konusu mahkeme tarafından böyle bir takdir hakkının kullanılmamış olması çekişmeli alacak için açılan genel mahkemelerdeki davalarda mahkemeye depo kararı verme yetkisi tanımayacaktır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1771, K. 2026/1640, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1771-e-2026-1640-k-ef219f9b7aa9