Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1250 E. 2026/1250 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1250
- Karar No
- 2026/1250
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1250 - 2026/1638 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1250 KARAR NO : 2026/1638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2026 ( Ek Karar ) NUMARASI : 2026/140 D.İŞ Esas 2026/140 D.İŞ Karar
TALEP EDEN : VEKİLİ : Av. KARŞI TARAF : VEKİLLERİ : Av.
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/05/2026 tarih ve 2026/140 D.İş Esas - 2026/140 D.İş Karar sayılı ek kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: TALEP EDEN VEKİLİ TALEP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkil ... İnşaat Turizm Mensucat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne davalı kurum tarafından gerçeği yansıtmayan, fahiş faiz kalemleri içeren ve teknik esaslara aykırı elektrik, su ve doğalgaz faturaları tahakkuk ettirildiğini, 07.04.2026 tarihli elektrik kesme emrine karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/133 D. İş Esas ve 2026/132 Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararı alındığını, ancak davalı kurumun bu karara rağmen kötüniyetli olarak müvekkil fabrikanın doğalgaz arzını hiçbir yasal dayanak olmaksızın kestiğini, bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda müvekkilin gerçekte borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, ihtilafsız olduğu kabul edilen 109.972,43-TL tutarındaki bakiyenin ödendiğini, 31.03.2026 tarihli 602.212,04-TL tutarlı su faturası ile 31.03.2026 tarihli 2.645.256,52-TL ve 1.090.139,92-TL tutarlı doğalgaz faturalarında hukuka aykırı faiz uygulamaları yapıldığını, müvekkilin 06.02.2023 tarihli deprem felaketinden doğrudan etkilenen bir işletme olduğunu, doğalgaz kesintisi nedeniyle üretimin durduğunu, yarı mamullerin zayi olma tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını, ticari itibarın zedelendiğini ve telafisi imkansız zararların doğduğunu belirterek, HMK m. 389 uyarınca yargılama sonuna kadar müvekkil fabrikanın doğalgaz arzının derhal açılmasına, doğalgaz ve su hizmetlerinin kesilmemesine yönelik öncelikle teminatsız, aksi halde makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/04/2026 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... değişme nedeniyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı istenebilir. HMK'nin 390.maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteyen tarafın tedbir isteminin haklılığını yaklaşık olarak ispatlama yükümlüğü bulunmaktadır. İhtiyati tedbir istemi ise davacıya ait iş yerine doğalgaz verilmesine ve doğalgazın kesilmesinin tedbiren önlenmesine yöneliktir. Ödenmemiş fatura olup olmadığı, fatura borcu var ise bunun tutarı HMK’daki ispat yükümlüğüne ilişkin düzenlemeye/kurallara göre yargılama süreciyle belirlenebilecektir. HMK'nin 190.maddesi uyarınca fatura alacağının varlığını ispat yükü fatura düzenleyerek alacaklı olduğunu iddia eden dağıtım şirketine düşmektedir. Talep eden vekili su aboneliğinin kesilmesine dair tutanak sunulmamıştır. Somut olayda, ispat yükünün karşı tarafta olması ve işletmeye verilen doğalgaz enerjisinin kesilmesinin ekonomik olarak şirkete ciddi bir zarar verme ihtimali dikkate alınarak teminat karşılığında talep eden vekilinin doğalgaz enerjisinin kesilmesi yönünde ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile; su aboneliğinin kesilmesine dair tutanak sunulmadığı anlaşıldığından bu talebi yönünden ise reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Talebinin kısmen kabulü ile; ... seri nolu, 31.03.2026 tarih, ... abone nolu, 1.090.139,92 TL bedelli fatura ile; ... seri nolu, 31.03.2026 tarih, ... abone nolu, 2.645.256,52 TL bedelli doğalgaz tüketim faturalarına dayalı doğalgaz enerjisinin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına. İhtiyati Tedbir isteyen tarafından %30 oranında nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde kararın ilgili kuruma müzekkere yoluyla bildirilmesine, Fazlaya dair istemin reddine. 6100 sayılı HMK 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde uygulanmasının talep edilmemesi durumunda tedbirin kendiliğinden kalkmasına, " karar verilmiştir. KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davacının müvekkil kurum tarafından tahakkuk ettirilen faturaların fahiş olduğu ve borcunun bulunmadığı yönündeki iddialarını somut, teknik ve karşılaştırmalı verilerle ortaya koyamadığını, davacının sunduğu raporun taraflı ve objektif nitelik taşımadığını, davacının hem borcun varlığını zımnen kabul eden ödeme ve protokol ilişkisi içinde bulunup hem de aynı borcu inkâr ederek tedbir talep etmesinin açık bir çelişki teşkil ettiğini, uyuşmazlığın özünün bir alacak ve hesap ihtilafı olmasına rağmen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkil kurumun 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. maddesinden kaynaklanan altyapı hizmetlerini kurma, işletme ve dağıtma yetkisinin fiilen kullanılamaz hale getirilmesinin geçici hukuki koruma müessesesinin amacını aştığını, 4562 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca OSB'lerin altyapı hizmetlerinden kaynaklanan alacaklarının ifasının, takibinin ve tahsilinin ihtiyati tedbir kararları ile durdurulamayacağını, müvekkil kurumun kamu yararı çerçevesinde faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davacının 2022 yılından bu yana enerji tüketim bedellerini düzenli ödemeyerek müvekkil kurumun mali dengesini ve diğer katılımcıların haklarını tehlikeye düşürdüğünü, davacının deprem felaketini gerekçe göstererek zorunlu tüketim bedellerini ödemekten kaçınmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, müvekkil kurum tarafından tesis edilen doğalgaz kesintisi işleminin yasal bir yetki kullanımı olduğunu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2021 tarihli 2021/2579 Esas ve 2021/2000 sayılı kararında da benzer şekilde hizmet sağlayıcının mevzuattan doğan kesme yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla bertaraf edilemeyeceğinin vurgulandığını, müvekkil kurumun faiz uygulama ve borç hesaplamalarının mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, ekte sunulan yeminli mali müşavir raporu ile de fahiş faiz ve hatalı hesaplama iddialarının gerçeği yansıtmadığının ortaya konulduğunu, taraflar arasında imzalanan 01.09.2023 tarihli protokol ile davacının borcunu kabul ettiğini, davacının gecikme zammını fatura son ödeme tarihi ile çekin teslim edildiği tarih arasındaki süreye göre hesaplayarak vade tarihini dikkate almamasının müvekkil kurum açısından gelir kaybına yol açtığını, davacıya .... Noterliği'nin 09.04.2026 tarihli ihtarnamesi ile süre tanındığını, davacının iddialarının somut delilden yoksun olduğunu, ihtiyati tedbir kararının davanın esasını peşinen çözer nitelikte olup HMK'nın temel ilkelerine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, mahkemenin uyuşmazlığın esasını çözümleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2022 tarihli 2022/1154 Esas ve 2022/736 Karar sayılı kararında da yaklaşık haklılığın ortaya konulamadığı durumlarda tedbir şartlarının oluşmadığının belirtildiğini, somut olayda takdir edilen %30 oranındaki teminatın 22.04.2006 tarihi itibariyle 74.744.314,92 TL tutarındaki toplam borç karşısında yetersiz olduğunu, teminat miktarının davacının güncel borcunun tamamını karşılayacak seviyeye yükseltilmesi ve tedbirin davacının cari dönem faturalarını süresinde ödemesi şartına bağlanması gerektiğini, davacının yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini belirterek usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 22/05/2026 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... 6100 sayılı HMK 388. Maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı istenebilir. HMK 390. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteyen tarafın tedbir isteminin haklılığını yaklaşık olarak ispatlama yükümlüğü bulunmaktadır. HMK 394 maddesi uyarınca; karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. Somut olayda tedbir kararına konu 2 fatura tutarının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı HMK’daki ispat yükümlüğüne ilişkin düzenlemeye/kurallara göre yargılama süreciyle belirlenebilecektir. Tedbir isteyen şirketin işletmesine verilen doğalgaz enerjisinin kesilmesi ekonomik olarak şirkete zarar verme ihtimali bulunmaktadır. Mahkememizce belirlenen teminat oranı da her iki tarafın menfaat dengesine uygundur. Bununla birlikte mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı ...’nin fatura tutarlarının tahsili için icra işlemleri yapmasına veya tedbir kararı dışındaki tahakkuk etmiş/edecek faturaların ödenmemesi halinde icra işlemleri yapmaya veya doğalgaz enerjisini kesme işlemleri yapmasına engel oluşturmamaktadır. Bu nedenlerle istem konusu; ... No.lu abonelik için 31.03.2026 tarih ... No.lu 1.090.139,92 TL tutarlı fatura, ... No.lu abonelik için 31.03.2026 tarih ... No.lu 2.645.256,52 TL tutarlı fatura borcunun ödenmemesi halinde abonenin doğalgaz enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. İhtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine. İhtiyati tedbir kararıyla beraber talep eden vekiline vekalet ücreti verildiğinden yeniden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına... " karar verilmiştir. KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkil kurumun 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu uyarınca kamu yararı çerçevesinde faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davacının doğalgaz kesintisinin durdurulmasına yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararının HMK m. 389 ve devamındaki şartları taşımadığını, 4562 sayılı Kanun'un 12. ve 20. maddeleri gereğince OSB'lerin altyapı hizmetlerinden doğan alacaklarının tahsilinin tedbir kararlarıyla durdurulamayacağını, davacının borcunu taahhütname, protokol, ödeme planları ve çek taahhütleri ile ikrar ettiğini, borcu kabul eden tarafın sonradan borcu inkâr ederek tedbir talep etmesinin çelişkili olduğunu, müvekkil kurumun tacir sayılmaması nedeniyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/495 Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verdiğini, davacının sunduğu raporun taraflı ve denetime elverişsiz olduğunu, müvekkil kurumun Yeminli Mali Müşavir raporu ile borcun güncel miktarının ve fahiş faiz iddiasının asılsızlığının ortaya konulduğunu, davacının 22.04.2026 itibarıyla 55.835.515,99 TL anapara ve 18.908.798,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 74.744.314,92 TL borcu bulunduğunu, davacının güvence bedeli yükümlülüğünü dahi yerine getirmediğini, .... Noterliği'nin 09.04.2026 tarihli ve 03690 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ifasının talep edildiğini, ihtiyati tedbirin davanın esasını çözer nitelikte olduğunu ve HMK'nın temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece takdir edilen teminatın yetersiz olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak tedbir talebinin reddini, aksi kanaatte olunması halinde teminatın borcun tamamını karşılayacak şekilde artırılmasını ve davacının güncel faturalarını süresinde ödemesi şartının tedbir kararına eklenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep Tüketim faturasının hatalı tahakkuku nedeni ile açılacak menfi tespit davası öncesinde gaz hizmetinin kesilmesi işleminin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, 16/04/2026 tarihli ara karar ile "Talebin kısmen kabulü ile; ... seri nolu, 31.03.2026 tarih, ... abone nolu, 1.090.139,92 TL bedelli fatura ile; ... seri nolu, 31.03.2026 tarih, ... abone nolu, 2.645.256,52 TL bedelli doğalgaz tüketim faturalarına dayalı doğalgaz enerjisinin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, İhtiyati Tedbir isteyen tarafından %30 oranında nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde kararın ilgili kuruma müzekkere yoluyla bildirilmesine, Fazlaya dair istemin reddine" şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, bu ara karara karşı taraf vekilince itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. Ara karar, karşı taraf vekilince istinaf edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep edenin geçici hukukî koruma talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine yönelik ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı ve somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 4562 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk kişisidir. Bununla birlikte 6102 Sayılı Kanun'un 11. Maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16. Maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/06/2023 tarih, 2022/4599 Esas- 2023/3797 Karar sayılı ilamı ) Buna göre somut olay incelendiğinde; talep edenin Limited Şirket olmasına karşın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 15/06/2023 Tarih, 2022/4599 Esas ve 20233797 Karar sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere ...'nin tacir sayılamayacağı, uyuşmazlığın nispi ticari çekişmesiz yargı işlerinden olmadığı gibi mutlak ticari dava niteliğine de sahip olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek ihtiyati tedbire de görevli mahkemece karar verilmesi gerektiğinden ihtiyati tedbir talebinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, karşı taraf vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulüyle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine yönelik kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından KABULÜ İLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/140 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen 22/05/2026 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itirazın KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/140 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen 16/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararının KALDIRILMASINA, Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin görev yönünden USULDEN REDDİNE, 3-İhtiyati tedbire itiraz edenin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz edene İADESİNE, 4-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf incelemesi için yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 775,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.777,00 TL yargılama giderinin ihtiyati tedbir talep edenden alınarak ihtiyati tedbire itiraz edene VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c-f maddesi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır