Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/452 E. 2026/1403 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/452
Karar No
2026/1403
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/452 KARAR NO : 2026/1403

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.12.2016 NUMARASI : 2014/483 E. - 2016/1034 K. DAVANIN KONUSU : Rehin Terkini KARAR TARİHİ : 18.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 18.09.2026

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2016 tarih 2014/483 E. - 2016/1034 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin .... plakalı aracı 13.03.2013 tarihinde .... isimli şahıstan İzmir 19. Noterliğince düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 05204 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, aracın satın alındığı tarihte aracın trafik kaydı üzerinde herhangi bir hak mahrumiyeti bulunmadığını, ancak daha sonraki aşamada e-devlet sistemi üzerinden yapılan sorgulamada 08.04.2013 tarihinde davalı Banka Şubesi tarafından rehin konulduğunun görüldüğünü, fakat müvekkilinin davalı banka ile herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, müvekkiline ait .... plakalı araç üzerine konulan 08.04.2013 tarihli rehinin kaldırılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava dışı .... şirketine 2 adet araç kredisi kullandırıldığını ve kredinin teminatını oluşturmak üzere, dava dışı şirkete 13.07.2012 tarihinde kullandırılan kredi karşılığında dava konusu... ve ... plakalı araç için 13.07.2013 tarihinde araç rehin sözleşmeleri akdedildiğini, rehin sözleşmeleri gereğince .... ve ... plakalı araçların trafik kayıtları üzerine rehin tesis edildiğini, ... plakalı aracın, bankanın kullandırmış olduğu kredinin teminatını oluşturmak üzere rehin edildiğini, dava dışı şirkete araç kredisi kullandırılması öncesinde araç üzerine ön rehin tesis edildiğini, buna rağmen dava dışı Şirket tarafından aracın .... plaka numarası ile... Ltd. Şirketi adına tescil ettirilerek trafiğe çıkarıldığını, araç üzerinde banka lehine ön rehin olmasına ve trafik kayıtlarında gözükmesine rağmen ... plakalı aracın el değiştirmek suretiyle son olarak plakası değişerek davacıya satıldığını ve ... plakayı aldığını, davacının fekkini istemiş olduğu rehinin, plaka baz alındığında davacı adına kayıtlı olmakla birlikte dava dışı .... Şirketine kullandırılan kredinin teminatını teşkil eden araca ait olduğunu, dava dışı ... Şirketinin bankadan 2012 yılının 7. ayında kredi kullanmış olmasına rağmen kredi borçlarını ödemediğinden kredi hesapları kat edilerek takip işlemleri başlatıldığını, dava dışı firmanın söz konusu kredileri ödeme niyeti olmadan aldığı göz önüne alındığında kredinin teminatında bulunan aracın ... plaka numarasını alması ve kısa sürede el değiştirmesi ve son olarak da plaka değişikliğine gidilmesinin bankaya zarara uğratma amacına yönelik olduğunu, dava konusu aracın birden fazla el değiştirmesi ve son olarak davacı tarafından araç üzerinde rehin gözükmeden adına tescil yapılmış olsa dahi Medeni Kanunun 2. ve 3. maddesi uyarınca iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, dava konusu aracın davacı adına tescili dahil tüm işlemlerin (Alım-Satım) muvazaalı olup geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı banka rehin tescilini davacı dava konusu aracı satın aldıktan sonra yapmış ise de; dava dışı .... Şti. nin 25/09/1997 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, İzmir 19. Noterliği'nin 28/12/2012 tarih ve 27817 yevmiye sayılı onayı ile şirketin tek ortaklı limited şirkete dönüştüğü ve şirketin tek ortağının davacının aynı zamanda oğlu olan ... olduğu, dolayısıyla rehin sözleşmesi imzalandığı tarihte de davacının oğlu ...'in dava dışı şirketin ortağı olduğu, dava/rehin konusu aracın 1 haftayı dahi bulmayan kısa aralıklarla satışının yapılması ve en son satışın dava dışı şirketin ortağı olan ....'in babası olan davacıya satılması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının dava konusu araç ile ilgili rehin sözleşmesi yapıldığından ve oğlunun rehin sözleşmesine konu krediye de kefil olduğundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının iyiniyetli olarak aracı satın almadığı ve dürüstlük kuralına da uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, aracın 13.03.2013 tarihinde ... isimli şahıstan İzmir 19. Noterliği tarafından düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 05204 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın alındığı tarihte aracın trafik kaydı üzerinde herhangi bir hak mahrumiyeti bulunmadığını, ancak daha sonradan davalı bankaca 08.04.2013 tarihinde araç üzerine rehin konulduğunu, davacının davalı banka ile herhangi bir işlem yapmadığını, müvekkilinin aracı almasından yaklaşık 1 ay sonra araç üzerine rehin konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek araç üzerine konan rehnin kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE:Dava, dava konusu araç üzerine davalı bankaca konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Eldeki davada davacı, dava konusu aracı satın alındığı tarihte sistemde görünür bir rehin bulunmadığını ve kendisinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, araç üzerindeki davalı banka rehin şerhinin kaldırılmasını istemiştir. Davalı Banka, kredi kullanımı karşılığında araç üzerine rehin konulduğunu, aracın bankayı zarara uğratmak amacıyla kısa süreler içinde sürekli el ve plaka değişikliği yapıldığını, söz konusu işlemlerin muvazaalı olduğunu savunmuştur. Somut olayda, davalı banka ile dava dışı ...Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davalı lehine 13.07.2012 tarihinde rehin sözleşmesi imzalandığı, davalının iddiasına göre tescil başvurusunun 30 günlük sürede yapılmadığından ön rehnin sistemden otomatik olarak silindiği, davalı bankaca daha sonra 08.04.2013 tarihinde araç üzerine tekrar rehin şerhi işlendiği, aracın bu süreçte birkaç kez el ve plaka değiştirerek son olarak davacıya satıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının oğlu olan ....'in kredi borçlusu dava dışı ... .Şti'nin ortağı ve rehin sözleşmesine konu kredinin kefili olduğu, aracın çok kısa aralıklarla sık sık el değiştirmesi ve nihayetinde krediye kefil olan kişinin babası olan davacıya aracın satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının, oğlunun kefil olduğu krediden ve araç üzerindeki rehin durumundan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının iyi niyet ve dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/452, K. 2026/1403, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-452-e-2026-1403-k-954b4a94376a