Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4073 E. 2025/4791 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4073
Karar No
2025/4791
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/392 E., 2024/335 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/300 E., 2021/425 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmalarında 1937 tarihli ve 14 nolu vergi kaydına istinaden ... adına 01.07.1996 tarihinde tespit edilmiş, bu tespit 27.02.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere 134 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan Orman Kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarının 27.01.1997 tarihinde ilan edildiğini, 28.02.1997 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu köyde sonuçlandırma dosyası hazırlanması aşamasında orman sınırları ile Kadastro Müdürlüğünce ilan edilen ve tescil edilen orman sınırlarının aynı olmadığının tespit edildiğini, söz konusu parselin kısmen 6831 sayılı Kanun'a göre orman sınırları içerisinde kalması dolayısıyla 3. kişilerin mağdur olmaması için TMK'nın 1010. maddesi gereği söz konusu parselin tapu kaydına şerh konulması için ilgili Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, süresi içinde ilgili yönetmelik gereği ilgili kişilere tebligat yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile davalının gayrimenkulü üçüncü kişilere satmasının önlenmesi için tedbir konulmasına, ... ili Merkez ilçesi ... köyünde bulunan 103 ada 14 nolu parselde kayıtlı bulunan taşınmazın mevcut ifraz planında koordinatları belirtilen yaklaşık 593,48 m² kısmının davalı gerçek kişiler adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri davalı tarafından kullanıldığını, mülkiyet hakkının davalıda olduğunu, işbu davanın mülkiyet hakkının ihlal edilmesine ve kamu gücünü kullanan tüm kurumlar nezdinde bir güven kaybına sebebiyet vereceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 593,48 m²'lik kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu tespit edildiğinden, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın dava konusu kısmı ... Devlet Ormanı içerisinde kalmakta olduğunu, verilerin sayısal olmaması nedeniyle paftasında ciddi kaymalar mevcut olup parselin orman olan kısmı orman sınır noktalarının bilirkişilerce yanlış uygulanması nedeni ile eksik incelemeye dayalı hatalı hüküm kurulduğunu, açıklanan olgular göz önünde bulundurularak davanın tamamen kabulü gerekirken, taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, halen veya öncesi orman olan taşınmaz 6831 sayılı Kanun ve Yargıtay uygulamaları gereği orman sayılmaktadır ve hangi yolla olursa olsun orman bütünlüğünü korumak amacıyla kazanıma konu edilemeyeceğini, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanların mülkiyeti Anayasa ve ilgili kanunlar uyarınca devredilemez zilyetlikle iktisap edilemez ve özel mülkiyete konu edilemez olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hatalı verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda; "1959 tarihli memleket haritalarında (A) açık renge boyalı açık alan ile işaretli orman sayılmayan yerler içerisinde kaldığı, 1982 tarihli memleket haritalarında (A) yeşil renge boyalı fakat meyve rumuzu ile işaretli orman sayılmayan alan içerisinde gösterildiği, 1944, 1966, 1981 ve 1994 tarihli hava fotoğrafında dava konusu alan (A) ziraat formunda orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı, dava konusu 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdit çalışmasının yapılmadığı, dava konusu yerde ilk defa orman kadastro çalışmalarının, orman kadastrosu ve bu kanunun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B madde uygulaması kapsamında yapıldığı, kanun gereği askıya çıkmayan bu çalışmanın üzerine yapılan 3402 sayılı arazi kadastro çalışması da 27/01/1997 tarihinde askıya çıkartılarak süresi sonunda 27/02/1997 tarihinde kesinleştiği, tamamlanan orman kadastro çalışmalarına göre, 103 ada 14 parselin (A) ile gösterilen kısmının ... III Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği, ancak arazi kadastro ekiplerince orman kadastro haritasına tam olarak uyulmadığı, askıya çıkan çalışma 3402 sayılı Kanun gereğince arazi kadastro ekiplerince çıkartılan çalışma olması nedeni ile dosyasında bulunan dava konusu parsellerin orman kadastro harita durumlarının geçersiz olduğunun tespit edildiği, geçerli olan arazi kadastro ekiplerince yapılan orman kadastro çalışmaları neticesinde; dava konusu alanı da içine alan 103 ada 14 parsel olarak kadastro tutanağında fındık bahçesi vasfı ile maliki adına 1997 tarihinde tapuya tescil edildiği, 4785 sayılı Kanun kapsamında devletleştirme kapsamı dışında olan yerlerden olduğu, 5653 ve 5658 sayılı Kanunlar ile ilgisinin olmadığı, ancak ... köyünde orman kadastro çalışmaları 134 nolu komisyonca harita ve tutanakları tanzim edilmek suretiyle tamamlanmış ise de arazi kadastro ekiplerince uyulması gereken bu tutanak ve harita sınırlamalarına tam olarak uyulmadığı ve arazi kadastro ekiplerinin 2/B ve orman parsel sınırlarını kendi yaptıkları çalışmalar neticesinde belirlemek sureti ile askı ilanına çıkarak arazi kadastrosu ekibinin çalışmasının kesinleştiğinin anlaşıldığı, arazi kadastro çalışmasına göre 1997 yılında orman sayılmayan yer olarak askıya çıkan dava konusu 103 ada 14 parselin (A9 rumuzu ile gösterilen kısmının ayrıca 1944, 1966, 1981 hava fotoğrafında ve yine 1959 ile 1982 memleket haritalarında da ziraat yapılan yerlerden olarak görülmesi nedeni ile de orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiş olmakla, 1944, 1966, 1981, 1994 tarihli hava fotografları ile 1959, 1982 tarihli memleket haritaları getirtilerek orman mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişi eşliğinde yapılan keşif sonucu alınan denetlenebilir bilirkişi raporları uyarınca dava konusu yerin kapama fındık bahçesi olduğu, açık alanda kaldığı, orman vasfında olmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4073, K. 2025/4791, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4073-e-2025-4791-k-79701b238d17