Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4586 E. 2026/5895 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4586
- Karar No
- 2026/5895
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2146 E., 2025/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/456 E., 2023/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 01.01.1977 olduğunu tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tespit istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 4.Eldeki davada, davacı ...'nın ... ünvanlı, ... İli ... cad. Gazi .. Sok. No:.. ../... adresinde bulunan işyerinde 01.01.1977 tarihinde çalışmaya başladığını, ...'nın işyerinin ... Ssosyal Sigortalar Müdürlüğü ... sicil numarasıyla işlem gördüğünü, davacının ... sicil numarası ile kayıtlara geçtiğini, müşterek imzalı 19.04.1977 tarih ve .. kayıtlı ilk işe giriş bildirgesinin bulunduğunu ileri sürerek, davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 01.01.1977 olduğunu tespitini talep etmiş olup Mahkemece dava konusu hakkında bilgi ve görgü sahibi olabilecek bordrolu tanık, kamu tanığı veya komşu iş yeri tanığına ulaşılamadığından dinlenilen tanıkların dava konusu dönem yönünden hükme esas alınabilecek netlikte beyanda bulunamadıkları ve beyanlarının bordro kayıtlarıyla denetlenemediği değerlendirilmekle Yerleşik Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait oluşunun tek başına davayı ispatlayamayacağı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur. 5.Somut olayda, davanın somutlaştırılması kapsamında davalının beyanı alınmalı davacıya çalıştığı yerin adresi hangi tarihte kimlerle çalıştığı sorularak belirlenmeli, bildirdiği tanıklar dinlenmeli fotoğrafçılık işini yaptığını beyan eden tanık ...'in beyanı alınmalı dinlenecek tanıklarla mübayenet varsa giderilmeli tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.