Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/436 E. 2026/1356 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/436
Karar No
2026/1356
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/436 KARAR NO : 2026/1356

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 NUMARASI : 2023/772 Esas - 2023/887 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/11/2023 tarih 2023/772 Esas 2023/887 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, tarafların .... Şti.'nin 21/04/2021 tarihinden beri %50 payla ortakları ve aynı zamanda yönetici olduklarını, müvekkilinin, işletme için yaptığı harcamalar nedeniyle bankalara yaklaşık 450.000-TL borcu bulunmasına rağmen kar elde edemediğini, davalıdan ödemelerin karşılığını alamadığını, müvekkilinin harcamaları gösteren banka kayıtlarını muhasebe defterine kaydedilmek üzere şirket muhasebecisine verdiğini, davalının gelir ve harcamalarına ilişkin hesabın altı ay boyunca müvekkiline inceleme yapması için teslim edilmediği gibi muhasebeciye de verilmediğini, bu kayıtların muhasebeciden celbinin sağlanarak bilirkişiler tarafından karşılaştırma yapılması gerektiğini, davalının, müvekkilinin payına düşen gelirlerini vermemeye, ödemeleri sürekli olarak müvekkilinin üzerinden ve müvekkilene ait kartlarla yapmaya ve kasada sürekli farklı insanlar görevlendirmeye başlaması nedeni ile zamanla müvekkili ile davalı arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başladığını, işletmenin gelir-gider dengesinin bozulduğunu, yaşanan olumsuzluklar üzerine müvekkilinin hisselerin veya şirketin devredilmesi sureti ile ortaklığı sonlandırmak istediğini, ancak anlaşmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin 13/02/2023 tarihinden itibaren işletmeye gidemediğini, davalının işletmeye ilişkin hesaplar nedeni ile bilgi vermediği gibi müvekkiline ödeme yapmadığını, şirketi kötü yönettiğini ve müvekkilinden habersiz borçlandırıcı işlemler yaptığını, şirketin mali durumunun açıklıkla ortaya konulabilmesi için, bütün mali verilerin, üç kişiden oluşacak hesap uzmanı bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, davalının yapmış olduğu tasarruflar ile işletme için yapılan masraflara katılmaması ve şirket gelir giderlerini gizlemesi şeklindeki fiillerinin şirketi ve dolaylı olarak müvekkilini zarara soktuğunu, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, yargılama süresince değişikliğe uğrama ihtimaline binaen davalı şirkette keşif yapılarak, stok sayımı yapılmasının ve demirbaşların tespit edilmesinin gerektiğini, hesap uzmanı bilirkişiler tarafından şirketin 22/04/2021 tarihinden dava tarihine kadar şirketin finansal tablolarının, aktif ve pasif malvarlığının, borç ve yükümlülüklerinin, öz kaynaklarının, faaliyet sonuç gelir-gider tablosunun ve bilançosunun ortakların kar payı haklarının ve davacının şirket için yaptığı harcamalar ile şirketin değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek şimdilik 15.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak yasal faizi ile birlikte şirkete ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; tarafların şirketin kuruluşundaki masraf ve harcamalar için 150.000,00'er TL para harcadıklarını, ortaklar arasındaki ilk problemin davacının sevgilisinin yardım etmek amacıyla işletmede çalıştığı dönemde kasadan para alması nedeni ile yaşandığını, davacının engel olmasıyla, davalının şikayette bulunmadığını, davacının bu olay nedeni ile karşılayacağını bildirdiği zararı karşılamadığını, 14/02/2023 tarihinde mevcut mal stoğuna ilişkin sayım ve dökümü, şirketin alacakları ve borcuna ilişkin bilgilendirmeleri yapmadan işi bırakmış olması nedeni ile davalıyı zor durumda bıraktığını, kısa süre sonra ortaklıktan çıkmak için 450.000-TL nakit para talep ederek aksi takdirde ortaklıktan ayrılmayacağını bildirdiğini, davalının depoda mal olmadığını, sayım- döküm işlemlerinin yapılabilmesi için fatura, bilgi ve belgelerin muhasebeciye ulaştırılmamış olduğunu öğrendiğini, elinde davacı tarafından onun el yazısı ile doldurulmuş bakkal defteri dışında hiçbir verinin bulunmadığını ve 450.000-TL'nin neye istinaden istendiğini anlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde davalının davacıyı ve şirketi zararlandırıcı işlem ve eylemlerinin somut olarak açıklanmadığını, davanın zararlandırıcı işlemin gerçekliğinin bulunup bulunmadığı ve bulunduğunun tespiti halinde zarar miktarının tespiti ile sınırlı olduğu gözetildiğinde davacı tarafın isteminde usul ve yasaya uygunluk görülmediği, aksi halde soyut iddialara bağlı olarak delil toplanmasının davalı tarafın adil yargılanma hakkını ihlal edeceği gibi bunun usul kurallarına aykırı olacağı dikkate alınarak, dava dilekçesinde soyut olarak dile getirilen iddialar ile ilgili delil toplanması yoluna gidilmediği, davacı tarafça bildirilecek ve davalı tarafça bildirilmiş tanıkların dinlenmesi ile bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına gerek görülmemiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, verilen ihtarlı kesin süreye rağmen somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması ve 06/11/2023 tarihli dilekçede soyut iddiaların yanında tazminata konu olmayacak iki ayrı alacak kaleminin dava konusu edildiğinin açıklanması karşısında alacak davasına konu edilebilecek davacı alacağının TTK'nun 553. maddesi kapsamında tazminat konusu yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacı, yaptığı harcama ve ödemelere dair hesap/kredi kartı dökümlerini sunduğunu, erişemediği evraklar için ise banka/hesap bilgilerini mahkemeye bildirerek celbini talep ettiğini,... bankasından şirket için çekilen kredinin (99.998 TL) ödemelerine davalının katılmaması nedeniyle şimdilik 10.000 TL tazminat talep ettiklerini, ... kredi kartı ödemelerinin davalı tarafından yapılmaması nedeniyle kendisinin ödediği tutarlar için şimdilik 5.000 TL tazminat talep ettiklerini, davalı ortağın gelirlerini ve harcamaları gizlediği, işletme kayıtlarını ve defterlerini kaçırdığını, eylemlerin zaman dilimine yayıldığı ve kayıtların davalıda/muhasebecide olduğu için kesin zararın ancak şirket bilançoları ve defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkabileceğini, mahkemenin somutlaştırma yükümlülüğü gerekçesiyle davayı doğrudan reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ortağın elde edilen gelir ve yapılan harcamalardan müvekkilini haberdar etmemesi, müvekkile hiçbir ödeme yapmaması, müvekkilin işletme için yaptığı masraflara katılmaması, çekilen kredilerin ödenmesine yardımcı olmaması, şirket gelir giderlerini gizlemesi şeklindeki fiillerin ani eylemler olmayıp, süregelen eylemler olduğundan net bir tarih verilememekle birlikte esasen bu dava miktarı para ile ölçülebilen bir dava olduğundan olayların somut olarak gerçekleşme şeklinin açıklanmasına ve tarih belirtilmesine ihtiyaç da olmadığını, zarara sokan eylemlerin ne olduğunun açıklandığını, mevcut dökümlerin dosyaya sunulduğunu, mevcut olmayanların da celbinin istendiğini, söz konusu bu eylemler bir zaman dilimine yayıldığını ve süreklilik arz ettiğini, zararın hesaplanması mümkün olmadığından bu aşamadan sonra yapılması gerekenin şirketin gelir-giderler müvekkilinden gizlendiği için hangi tasarrufun şirketi ve müvekkili ne kadar zarara uğrattığının tespiti amacıyla bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bilançonun çıkarılması olduğunu, mahkemenin belirsiz gördüğü hususları açıklattırma yönünden çaba göstermesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, TTK'nun 553. maddesi gereğince açılan yöneticinin sorumluluğu esasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Eldeki dava, şirket ortak ve yöneticisi olan davalının usulsüz eylem ve işlemleri nedeniyle şirketi ve davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. TTK'nun 553. Maddesi uyarınca müdürler, kanundan ve esas sözleşmeden veya iş görme koşullarını saptayan diğer hükümlerden doğan yükümlülükleri kusuruyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumludur. Davacı, davalıyla dava dışı .... Şti.'nde 21.04.2021 tarihinden beri %50'şer pay ile ortak ve yönetici olduklarını, söz konusu şirketin market işletmesi olup, davacının şirket için krediler çektiğini, şirket giderlerinin bir kısmının kendi şahsi kredi kartından karşılandığını, yaptığı masrafları gösterir hesap ve kredi dökümleri sunduğunu, bu dökümlerin detaylı inceleme ve hesaplama gerektirmesi sebebiyle mahkemeden bilirkişi incelemesi talep ettiğini, taraflarınca elde edilemeyen dökümlere ilişkin olarak da banka ve hesap bilgisi bildirilerek bu dökümlerin celbini istendiğini, şirketin gelir-giderlerinin kendisinden gizlendiği için hangi tasarrufun şirketi ve kendisinine kadar zarara uğrattığının tespiti amacıyla bilirkişi tarafından inceleme yapılarak davalının şirketi ve kendisini ne şekilde zarara uğrattığının tespiti gerektiğini belirterek, davalının, dava dışı şirketi ve kendisini zarara uğrattığı iddiasıyla şirket yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, HMK'nun 31. Maddesi gereğince davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğü uyarınca davacının taleplerini somutlaştırmasının istendiği, davacı tarafça ihtarlı kesin süreye rağmen somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirmemesi nedeni ile delil toplanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, İlk derece mahkemesince, HMK'nun 31. Maddesi gereğince davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğü uyarınca davacının taleplerini somutlaştırmasının istenmesine karşın, davacı tarafça ihtarlı kesin süreye rağmen somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile delil toplanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/436, K. 2026/1356, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-436-e-2026-1356-k-78dfc20af379