Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/422 E. 2026/1399 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/422
- Karar No
- 2026/1399
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/422 KARAR NO : 2026/1399
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.09.2023 NUMARASI : 2018/295 E. - 2023/686 K. BİRLEŞEN İZMİR 1.ATM'NİN 2023/440 E.SAYILI DOSYASINDA; DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 18.09.2026
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2023 tarih 2018/295 E. - 2023/686 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVA:Davacı vekili, müvekkillerinin oğulları olan ...'in 11.03.2016 tarihinde ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'nün arkasında yolcu olarak bulunduğu sırada, motorun kaza yapması sonucu vefat ettiği, söz konusu motosikletin, davalı ... Şirketi tarafından 11.03.2016 tarihinde düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında müvekkillerin zararının tazmini için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı ve dosyanın derdest olduğu, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 e sayılı dosyasından alınan 12.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 94.651,69 TL, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 221.159,74 TL olarak belirlendiği, davacı ... için İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 Esas sayılı dosyasında talep edilmeyen 42.330,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 Esas sayılı dosyasında talep edilmeyen 135.940,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı için teminat limitleri ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açtıkları beyan ederek usul ekonomisi gereğince dosyaların birleştirilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacılar vekili tarafından 11/07/2021 tarihli dilekçesi ile ... için toplam 52.321,10 TL, ... için 85.219,29 TL DYK tazminatı alacağının tahsili talebi ile ıslah talebinde bulunduğu görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili, dava konusu kazada motosikletin sürücüsünün müvekkili değil, davacıların ölen oğlu olduğunu, müvekkilinin de ölümden döndüğünü ve uzun süre komada kaldığını, kazanın oluşunun gerçek sorumlusunun Karayolları olduğu tespit ve belgelerle sabit olduğunu, kaza mahallinin tehlikeli viraj olup, kaza tespit tutanağında ve Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/9 E sayılı dosyasından yapılan keşif sırasında da mahallinde görüldüğü üzere, yol üzerinde viraj uyarı levha ve işaretti mevcut olmadığını, Kaza Tespit Tutanağında kazanın olduğu yerde yolda 9 metre “kısmi ve münferit çökme” tespit edildiğini, motorun virajdaki bu 9 metrelik çökmeye dalmak suretiyle dengesini kaybedip savrulduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından tanzim edilen zmms poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkil şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağının, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVADA; DAVA:Davacı vekili, müvekkillerinin oğulları olan ...'in 11.03.2016 tarihinde ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'nün arkasında yolcu olarak bulunduğu motorun kaza yapması sonucu vefat ettiği, söz konusu motosikletin, davalı ... Şirketi tarafından 11.03.2016 tarihinde düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında müvekkillerin zararının tazmini için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 E sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı ve dosyanın derdest olduğu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 e sayılı dosyasından alınan 12.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 94.651,69 TL, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 221.159,74 TL olarak belirlendiği, davacı ... için İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 E sayılı dosyasında talep edilmeyen 42.330,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı .... için İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/295 e sayılı dosyasında talep edilmeyen 135.940,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı için teminat limitleri ile sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açtıkları beyan ederek usul ekonomisi gereğince dosyaların birleştirilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 11/03/2016 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalanan davalı ...'nün araç sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araçta davacıların oğullarının yolcu olarak bulunduğu ve meydana gelen trafik kazasında öldüğü, çocuklarının ölümü nedeniyle davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığı, poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına ve adli para cezasına karar verildiği, kusura yönelik alınan bilirkişi raporu ile kazada davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi tarafından yukarıda açıklanan yönteme uygun olarak düzenlenen rapora göre davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 315.811,43 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun davalı tarafından takip eden 8. iş günü olan 13/06/2016 tarihi itibari ile davalı yönünden temerrüt koşullarının oluştuğu, diğer davalı ... yönünden haksız fiilin meydana geldiği kaza tarihi olan 11/03/2016 itibaren faiz işletilmesinin gerektiği, dava konusu zarara sebebiyet veren aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacı ... yönünden 85.219,29 TL destekten yoksun kalma bedelinin ve 415,00TL cenaze ve defin giderinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 52.321,10 TL destekten yoksun kalma bedelinin ve 415,00TL cenaze ve defin giderinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden davanın kabulü ile davacı ... yönünden 135.940,45 TL destekten yoksun kalma bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden (sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 42.330,59 TL destekten yoksun kalma bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden (sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı ... vekili, motoru kullananın müvekkili olmadığını, motoru kimin kullandığının kesin olarak tespit edilemediğini, Asliye Ceza Mahkemesi kararının istinaf mahkemesi tarafından da incelenmeden kesin olarak onandığını, mevcut hastane ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla kaza anında tesadüfen oradan geçen bir tanığın bilincini kaybetmiş ve ölmek üzere olan müvekkilin yanına gelip “motoru kim kullanıyordu sorusuna“ karşı o anda verdiği cevabın doğru olmasının kabul edilebilir olmadığını, hastane heyet ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla kesin ve bilimsel olarak ortaya konduğu halde bir tek bu beyanla motorun müvekkili tarafından kullandığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ATK'nun 20.5.2019 tarihli raporunda dosyada bulunan belgelere göre kaza anında motorsikleti kimin kullandığının balirlenemediğini, müvekkilinin kaza eesnasında eldivensiz olup, seyir sırasında cep telefonu ile görüşmeler yaptığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ölenin müvekkilin en yakın arkadaşı olup, kaza anında ölenin talebiyle ve ölenin şahsi işi için birlikte yolculuk yaptıklarını, olayda müterafik kusur ve hatır taşımacılığının değerlendirilmediğini, olayda ayrı %20 indirim yapılması gerektiğini, karayollarının kusurunun tartışılmadığını, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası bilirkişi raporlarında kaza mahallinin tehlikeli viraj olduğu deklare edildiği ve keşif sırasında da mahallinde görüldüğü halde yol üzerinde viraj uyarı levha ve işareti olmadığını, kazanın olduğu yerde, 9 metre “kısmi ve münferit çökme” tespit edilmesi ve mahallinde keşif sırasında bu yerin kaza soınrası taze asfalt yama yapıldığının tespit edilmesi ve motorun virajdaki bu çökmeye girmesiyle savrulduğunun değerlendirilmediğini belirtmiştir. Davalı ... Şirketi vekili, kazaya sebebiyet veren motosikleti kimin kullandığının kesin olarak tespit edilemediğini, diğer davalı ... .nün motoru kullanmadığı dosyada mevcut hastane ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabit olduğunu, ATK'nın 20.5.2019 tarihli raporunda, dosyada bulunan mevcut belgelere göre sorulduğu üzere kaza anında motorsikleti kimin kullandığının belirlenemediğini, olayda hatır taşıması mevcut olmasına rağmen, hatır taşıması indirimi yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, davacının, sigortalı araçta kendi menfaati için taşınmakta olduğunu, yerel mahkeme hükmünde her bir davacı için 310.000,00 TL ile sınırlı hükmün kurulması ve sigorta şirketi yönünden ayrı ayrı sorumlu olduğu tutarların gösterilmesi gerektiğini, TRH 2010 %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, belirtmiştir. GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, tek taraflı trafik kazasında desteklerini yitiren davacılar tarafından araç sürücüsüne ve ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalmaya ve cenaze-defin giderlerinin tahsili istemine ilişkin maddi tazminat talebine ilişkindir. istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, davacılar murisi ...'in sigortalı ... plakalı araçta sürücü ...'nün arkasında yolcu konumunda iken vefat etmesi sonucu gerçekleşen destekten yoksun kalma talebiyle ikame edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD' nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Meydana gelen kaza sebebiyle 12.02.2021 tarihinde kesinleşen Menderes 2. ACM'nin 2017/9 E-2019 K sayılı ceza dosyasında alınan araç sürücüsünün davalı olduğunun tespit edildiği, TBK'nın 74. Maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen karar, kusur ve derecesi, alınan kusur raporları, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamayacak ise de, bir ceza mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine, diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı anlaşılmakla, araç sürücüsünün davalı olmadığı yönündeki davalı vekillerinin istinaf talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davaya konu kazada zarar görenlerin talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup davalının sorulumluluk limitinin tüketilip, tüketilmediği, tespiti için davacı olsun olmasın tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K. 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD'nin 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E. - 2021/6493 K.).Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olmasında ve poliçe limitini aşacak şekilde davacılar lehine tazminata hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyetine ilişkin 150/1-a maddesi gereğince motosiklette bulunanların kask kullanması zorunlu olup, ölenin kaza sırasında kask takıp takmadığı, takmamış ise, bu durumun yaralanması ile illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin somut olayda tartışılması gerekmektedir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K. sayılı ilamı) Hatır taşıması ise, bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır taşımasının varlığı halinde ancak hatır taşıması yapan lehine tazminattan indirim söz konusu olabilir. (Yargıtay 17. HD'nin 01/12/2020 tarih ve 2019/3044 E. 2020/7926 K. Sayılı ilamı). Belirtilen hususlar da dikkate alınarak, somut olayda, davacıların murisinin motosiklette yolculuk etmesine nazaran hatır taşıması definin uygulama yeri bulup bulamayacağının kararda tartışılması gerekmektedir. Müterafik kusur ve/veya hatır taşıması indiriminin toplam % 40 şeklinde değil yerleşik uygulamaya göre ayrı ayrı % 20 olacak şekilde yapılması suretiyle tazminatın belirlenmelidir.(Yargıtay 17. HDB'nin 26.0.2020 tarih ve 2019/1508 E. - 2020/6124 K., 01.07.2020 tarih ve 2019/1454 E. - 2020/4248 K., 26.02.2020 tarih ve 2018/3173 E. - 2020/2190 K. sayılı ilamları ) Öte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın 13/11/2019 tarih ve 2017/2928 E. - 2019/10602 K. sayılı ilamı) Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2023 tarih 2018/295 E. - 2023/686 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.