Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/3786 E. 2026/5963 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3786
- Karar No
- 2026/5963
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1575 Esas, 2026/130 Karar İLK DERECEMAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 6.199.790,77 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davalıların kusurunun bulunmadığını ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tarafların kusur durumunun irdelenmesi için mahkememizce bir trafik bilirkişi nezaretinde keşif icra edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 20.09.2023 havale tarihli raporda; bu kazanın oluşumunda davalı çekici sürücüsü ...'nın Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 102/A “Sağa dönüşlerde; dönüş işareti vermeye, sağ şeride veya işaretlerle dönüş izni verilen şeride girmeye, hızını azaltmaya, dar bir kavisle dönmeye kuralını ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde 53/1-a “Sağa dönüş kurallarına riayet etmemek” kurallarına aykırı hareket ederek sürücü asli kusurlarından 84/f maddesinde yer alan “Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma'" kurallarına aykırı hareket ederek bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini bu nedenle kazanın oluşmasına %100 (yüz) oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un ise herhangi bir kusurunun olmadığını mahkememize rapor etmiş, ceza dosyasında alınan her iki kusur raporu ile mahkememizce alınan 20.09.2023 tarihli kusur rapor bir biri ile tutarlı olduğundan bu rapor mahkemizce verilen hükme esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan İzmir ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, kaza tarihindeki yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gereği davacının sürekli maluliyet oranı % 19 olduğunu rapor ettiği görülmüştür. Raporun incelenmesinde kaza tarihindeki yürürlükteki olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre engellilik oranı belirlenmiş olduğu fakat raporda heyette ortopedi uzmanına yer verilmediği görüldüğünden bu nedenle davalının ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek aralarında ortopedi uzmanı bulunan heyetten davalının "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine engellilik oranının belirlenmesi istenmiş, ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 27.11.2023 tarihli aralarında ortopedi uzmanından bulunduğu heyet tarafından kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının % 19 olarak hesaplandığı mahkememize bildirmiş, mahkememizce alınan 27.11.2023 tarihli bu rapor ile davacı tarafından mahkememize dosyasına sunulan engel oranları arasında çelişki bulunmadığından ve de 27.11.2023 tarihli rapor heyeti arasında ortopedi ve travmatoloji tıp doktoru heyete dahil olduğundan bu rapor mahkememizce verilen hükme esas alınmıştır. Mahkememizce davacının dava konusu taleplerinin hesaplanması için dosya aktüerya bilirkişine tevdi edilmiş, aktüerya tıp doktoru bilirkişi ... tarafından verilen 21.02.2024 tarihli raporda davacı tarafın sürekli iş göremezlikten kaynaklı alacağının 4.844.155,13 TL olduğu mahkememize rapor edilmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından tanzim edilen 03.03.2025 tarihli raporda davacının güncel maaşı ve mahsup edilmesi gereken tazminat ödemelerinden sonra davacının tazminat alacağının 6.199.720,77 TL olduğu mahkememize rapor edilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 6.199.790,77 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 14.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’nın 6.199.790,77 TL alacağa haksız fiil tarihi olan 14.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulmasına, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin faiz istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, kararın ... ... Gıda Seracılık Uluslararası Nakliye Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine verilmiş ise de karar tarihinde böyle bir tüzel kişilik bulunmadığını, ... ... Gıda Seracılık Uluslararası Nakliye Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin son bulduğunu, ... ... Gıda A.Ş'ye ait vekaletnamenin sunulmasının mahkemece taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, ... ... Gıda A.Ş'ye yapılması gereken tebligatların yapılmadığını, kusur durumunun hatalı olduğunu, kamera görüntüleri incelendiğinde görüleceği üzere olay anında işletmeye ait park ve manevra alanının dolu olduğunun görüleceğini, manevra alanındaki park etmiş araçlar, elektrik direkleri olduğundan aracın büyüklüğü dikkate alındığında araç sürücüsünün güvenli şekilde girmesi için “dar dönme” ihtimalinin bulunmadığını, olay yerinin keşif esnasında boş olsa da olay gününde birden çok araç ve elektrik direkleri olduğunu, davalı sürücünün bu alana girebilmesi için sol şeride girerek dönüş yapması gerektiğini, bu nedenle sürücünün doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığının sözlenemeyeceğini, o anki koşullarda uygun olmayan kurala uyulmadığından bahsedilemeyeceğini, davacının da kusurlu olduğunu, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, etkili fren tedbirinde bulunmadığını, davacının çenesinden yaralandığı dikkate alındığında davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını, emniyet kemeri takmadığının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davacının emniyet kemeri takmayarak zararın oluşmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada davacının son dönem güncel bordroları üzerinden tazminat hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle bedensel zarara dayalı tazminat talebine yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.