Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/887 E. 2025/887 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/887
Karar No
2025/887
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/887 - 2026/1208 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/887 KARAR NO : 2026/1208

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 NUMARASI : 2019/232 Esas 2025/157 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

ALACAĞI TEMLİK ALAN DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2018 tarihinde ... ve ... plakalı araçların çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkili ...'ın ... plakalı araçta içerisinde yolcu olarak bulunduğunu, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan her iki plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı...Sigorta tarafından düzenlediğini, maddi zararların tazmini için davalıya başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini belirtilerek, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için 7.000,00-TL, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı için 100,00 TL olmak üzere toplam 7.100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde davalı şirkete başvuru yapılmadığını, ... plakalı aracı kullanan...'ın kusursuz olduğunu dolayısıyla sorumluluklarının bulunmadığını, müterafik kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, geçiçi iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik'e göre maluliyet raporu düzenlenmesi gerektiğini, olay tarihinden avans faizi talebinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, diğer sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün yüzde 25 oranında kusurlu olduğu, davacıya ödeme yapılmadığı, toplanan deliller ve Mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın davacı ile temlik alanın yaptığı değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği, hesaplanan zararların ... plakalı araç ile ... plakalı araçların ayrı ayrı 360.000-TL poliçe limitini aştığı ve davacının 670.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, temlik alanın ise 50.000-TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinde bulunabileceği, davacının 2.029,50-TL bakıcı giderinin ve 18.763,27-TL geçici iş göremezlik tazminatının tedavi klozundan talep edilebileceği anlaşılmakla; davacı ve temlik alan yönünden davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün başvuru tarihi olan 13.03.2019 tarihinden itibaren 8 iş günü sonu olan 26/03/2019 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına davalıya sigortalı araçların hususi olması da gözetilerek yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-Temlik alan yönünden; Davanın kabulü ile 50.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacı ... Yönünden ise; Davanın kabulü ile 670.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.763,27-TL geçici iş göremezlik, 2.029,50-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 690.792,77-TL tazminatın 26/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a ödenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı...Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun A.T.K.'dan alınması gerektiğini, maluliyet ve kusur raporuna itirazlarının karşılanmadığını, hesap raporuna itirazlarının da karşılanmadığını, davacının ev hanımı olması nedeniyle AGİ dahil edilmeden hesap yapılması gerektiğini, davacı için evlenme ihtimalinin ve varsa bireysel emeklilik vb’nin düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, müterafık kusurun değerlendirilmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu kaza tarihiyle dava tarihi arasında uzamış 8 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 1407/2021 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp A.B.D. tarafından düzenlenen raporda, davacının tedavi evrakları değerlendirilerek ve psikiyatrist...kaşeli 23/02/2022 tarihli raporunda şahsın maluliyetinin hesaplanmasında özürlülük ölçütü… yönetmeliği esas alındığında şahsın 23/04/2028 tarihinde geçirdiği kaza sonucu meydana gelen yaralanmaları arasında -Travma sonrası stres bozukluğu D2'ye göre kişinin engel oranı; %30 (yüzdeotuz) olarak esas alınarak ve diğer yaralanmaları da nazara alınarak sonuçta %49 olarak hesaplandığı görülmüştür. Hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı böyle bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yine davalı sigorta şirketi müterafık kusur savunmasında bulunduğu halde bu yönde mahkemece bir araştırma yapılmaması ve gerekçede bu hususun tartışılmaması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, müterafık kusur bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, bundan sonra hükmün davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları korunarak davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2025 tarih, 2019/232 Esas - 2025/157 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan 12.651,00TL (nispi) istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5- İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 4. Genel İcra Dairesi'nin 2025/15404 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.560.000,00 TL teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/14906 Esas sayılı dosyasına depo edilen 145.000,00 TL teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/887, K. 2025/887, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-887-e-2025-887-k-427bb75fe6ad