İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/911 E. 2026/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/911
- Karar No
- 2026/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/911 Esas KARAR NO : 2026/694
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağı mallara karşılık avans olarak ... Bankası A.Ş. ... Organize Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli ve 30/05/2025 vade tarihli çeki verdiğini, davalı ...'ın söz konusu malları teslim etmeyerek anlaşmaya aykırı davrandığını, bedelsiz kalan çekin iade edilmeyip diğer davalı ... Doğalgaz Mühendislik İnşaat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şirketi'ne ciro edildiğini, çekin kötü niyetli olarak bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinde davalıya borçlu olmadığının açıkça görüldüğünü, arabuluculuk sürecinde taraflarla anlaşmaya varılamadığını, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... sayılı arabuluculuk anlaşamama tutanağının dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın müvekkili ceza tehdidi altında bırakmak amacıyla ... 4. İcra Ceza Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosya ile haksız yere karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, ayrıca söz konusu çekin ... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında kaldığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle borçlu olmadığının ispatlanacağını ifade ederek, davanın kabulü ile ... Bankası A.Ş. ... Organize Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli ve 30/05/2025 vade tarihli çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasında müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalıların kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Doğalgaz Müh. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde yer alan iddiaların tamamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu, HMK'nın 201. maddesi ve Yargıtay kararları gereğince kambiyo senedine karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın herhangi bir yazılı delil sunmadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması sebebiyle hamile karşı sadece senet metninden anlaşılan mutlak def'ilerin ileri sürülebileceğini, davacının soyut iddialarla haksız ve mesnetsiz dava açtığını belirterek öncelikle cevap dilekçesinin kabulünü, somut ve yazılı delil sunulmayan davanın reddini, kötü niyetli açılan dava dolayısıyla %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Yapı Ve Endüstri Tes. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın kötüniyetli bir şekilde ikame edildiğini, davacının borcunu ödememek amacıyla haksız yollara başvurduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ticari alışverişin içeriğine dair somut bir bilgi sunmadığını, müvekkilinin haksız kazanç elde etme amacı gütmediğini, çek üzerindeki imzaların davacı tarafından ikrar edildiğini, kambiyo senedi niteliğindeki belgelerin alacağın varlığına kesin kanıt oluşturduğunu, davacının salt borcum yoktur iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çekteki borcun nasıl sonlandığına ilişkin ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 22/05/1987 tarihli ve 1986/11-455 E. sayılı ilamın da bu durumu desteklediğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, sunulan delillerin incelenmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının İ. İ. K. md 72/4 uyarınca alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çekin avans olarak verildiği iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 324. maddesince taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olup, kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığı takdirde mahkemece o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır ve bu durumda mevcut deliller değerlendirilerek karar verilir. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372) Somut olayda davacı tarafça bilirkişi ücretinin verilen ihtaratlı kesin süre içinde yatırılmadığı ,bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında bilirkişi ücretini yatırmak için davacıya kesin süre verilmiş ve bunun yasal sonuçları da ihtar edilmiştir. Davacı tarafından buna karşın bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacı bilirkişi ücretini yatırmamasına ilişkin haklı veya geçerli bir mazeret ileri sürmemiş, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) ait olduğu dikkate alınarak davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı tarafından yatırılan 8.965,69-TL peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 8.233,69-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar ... DOĞALGAZ MÜHENDİSLİK İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, ... ve ... YAPI VE ENDÜSTRİ TESİSLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETi'nin kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2 maddesine göre hesaplanan 84.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde, ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekili ile Davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır