İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/126 E. 2026/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/126
- Karar No
- 2026/126
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/126 Esas - 2026/571 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/126 Esas KARAR NO : 2026/571
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.09.2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı tarafça gereği gibi yerine getirilen ve her ay sonunda yemek tedarik ve teslimlerine binaen düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine davalı hakkında .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp davalının itirazının 429.872,36 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden tüm ferileriyle birlikte devamına, asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermediği görülmüştür. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayanarak başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, taraflara ait BA-BS kayıtlarının geldiği, davacının ticari defterlerinin yerini bildirdiği, adresin .... olduğu, davalıya defter tebligatının yapıldığı, mahkemeye ibraz etmediği gibi, bulunduğu yeri de bildirmediği ve mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. .... esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25.12.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 586.086,99-TL istendiği, takibin dayanağının 12 adet fatura olduğu, ödeme emrinin davalıya 30.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının aynı tarihte borca ve fer'ilerin tamamına itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, borca itiraz ve durdurma kararının davacıya 05.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacının yasal süresi içinde eldeki davayı açtığı görülmüştür. Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir. Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur. HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve davacının ticari defterlerinin yerini bildirmesi üzerine ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mahkememizce atanan SMMM ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiler aracılığı ile incelenmiş, davalı ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de bildirmediğinden defterleri incelenememiş olup bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur.
Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 10.06.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Görülmekte olan itirazın iptali davası ile ilgili olarak, davacının sunduğu belgeler ve davacı tarafından usulüne uygun olarak tutulduğu belirlenen ticari defter kayıtları dikkate alınarak yapılan incelemede; -Taraflar arasında yazılı bir ticari sözleşme olduğuna dair dosyaya herhangi bir belge sunulmamış olmakla birlikte, davalı ... A.Ş.'nin çalışanlarının günlük yemek temin işinin davacı ... tarafından üstlenildiğinin davacının ticari defter kayıtları, düzenlenen ve bir kısmı ödenen faturalar ile ve BS-BA formlarından anlaşıldığı, -Davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarında Davacının tanzim ettiği faturaların bir bölümünü Davalı şirketin ödediğinin defter kayıtlarında yer aldığı, -Davacı hizmet temin eden firmanın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu belirlenmekle yasal olarak defterlerin lehine delil teşkil ettiği, Davalı şirketin ise ticari defter veya herhangi belgeyi dosyaya sunmadığı, hususları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede, Davalı şirketin Davacı tarafından 2024-2025 yıllarında düzenlenmiş 12 adet faturadan kalan 429.902,36 TL tutarı ödediğine dair bir belge veya bilgi tespit edilememiştir Bu itibarla Davacı ...'ın; .... e. sayılı dosyasından 429.902,36 TL asıl alacak ve 156.184,63 TL işlemiş reeskont faizi olmak üzere 24.12.2025 tarihinde davalı ... A.Ş. hakkında başlatmış olduğu icra takibine itirazında haklı olup olmadığı ve itirazın iptal edilerek takibin devam edip etmemesi yönündeki hukuki nitelendirme ve değerlendirme tüm diğer konularda olduğu gibi takdiri münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz." bildirmişlerdir. Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmuyor olsa da davacı tarafından davalıya yemek temin işinin uzun süredir yapıldığı ve davalının daha önce bir kısım yemek temin ücretlerini davacıya ödediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12 adet fatura bedelinin ise davalı tarafça ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, faturaların taraflarca bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirildiği, davalı tarafça hem fatura hem de faturaya konu ürünlerin eksiksiz şekilde teslim alınmış olup itirazsız kabul edildiği, davalının bakiye borcunu karşılamakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki fatura ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davacı tarafın bilirkişi raporu ile belirtilen bakiye fatura alacağı miktarı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davacının işlemiş faiz yönünden bir talebinin bulunmadığı, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, -DAVANIN KABULÜNE, -.... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 429.872,36 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, -Alacak likit olduğundan 85.974,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 29.364,58-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.410,72-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 24.953,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 68.780,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 4.410,72-TL Peşin/nisbi Harcı, 17.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 925,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.067,72TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 6.000,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı