İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/299 E. 2026/638 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/299
Karar No
2026/638
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/299 Esas KARAR NO : 2026/638

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 02/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2025 tarih, ...E., ...K., sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilip Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ...ve ... olduğu ... plakalı, Motor No: ... Şasi No: ... Renk: Beyaz Model Yıl: 2023 Silindir Adet/Hacmi:... model sıfır aracın davacı tarafça 1.034.933,00- TL bedelli, 18/10/2023 tarihli fatura ile davalının yetkili satıcısı ... Şirketi'nden satın alındığı, ancak araç sıfır olarak alındıktan sonra daha kullanmaya yeni başlamışken araç start stopta iken hafif eğimli yerlerde geriye doğru kendini salmakta ve geriye gitmekte, vites geçişlerinde rahatsız edici sesler çıkarmakta, araç durduğu yerde ayak frendeyken kendiliğinden 3000 devire vurmakta, araç çalışır halde 3-5 dakika bekledikten sonra hareket edilirken araç kalkmakta zorlanmakta ve istop edecek gibi olmakta olduğunun kullanıcı tarafından tespit edildiği, aracın bu sorunların bildirimi ile 20.000 KM bakımı için yetkili serviste 20/05/2024 tarihinde işlem gördüğü, yetkili servisin aracı kullanırken yaşanan şikayetler hakkında bir sorun bulamadığını belirttiğini ancak araç yetkili servisten çıktıktan sonra aynı sorunların devam ettiğini, arızaların yetkili servis işlemi sonrası da tekrar etmesi, araçtaki gizli ayıbın ortaya çıkması ve aracın kronik olarak arızalı olduğunun anlaşılması üzerine ...tarihinde, ... 17. Noterliği ... Yevmiye Nolu ihtarname ile araçta bulunan gizli ayıbı bildirerek davalı şirkete ayıpsız misli ile değiştirilmesi hususunda ihtarda bulunduğunu, ancak karşılık bulamadığını belirterek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, infaz aşamasında aracın misli ile iadesinin mümkün olmaması halinde İİK. 24.maddesi çerçevesinde İcra Müdürlüğünce aracın ayıpsız misli değeri bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek kararın infazının yerine getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olup yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, dava konusu araçla ilgili süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarının yapılmadığı, davaya konu tüm şikayetlerin 20/05/2024 tarihli servis başvurusunda dile getirilmiş olup yapılan incelemede herhangi bir -ürün üretim kaynaklı- soruna rastlanılmadığı, aracın yaşı, ilk (tek) şikayet tarihi ve asıl şikayetlerin değer kaybı dahi yaratmayacak mahiyeti karşısında araç değişimi talep edilmiş olmasının, TBK m.227 ve devamı hükümlerince hak ve menfaatler dengesine açıkça aykırı olduğu, davaya konu aracın, davacı kullanımında hasar işlemi görüp görmediğinin tramer kaydından araştırılması gerektiği savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, SBGM yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 29/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu ... plakalı aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, Araçtaki arızanın şanzıman kontrol ünitesinden kaynaklandığı ve bu ünitenin garanti kapsamında ayıpsız orijinal yenisiyle ücretsiz değiştirilmesiyle aracın ayıpsız hale getirilebileceği, Aracın kat ettiği Km seviyesi dikkate alındığında, araçtan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği, Aracın misliyle değiştirilmesinin veya bedel iadesi şartlarının oluşmadığı, ayrıca bu seçimlik hakların davalı şirket aleyhine aşırı orantısız ekonomik kayba neden olacağı, Aracın satış fiyatında ayıp oranında indirim gerekmediği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 30/04/2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Dava konusu ... plakalı aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, Araçtaki arızanın şanzıman kontrol ünitesinden kaynaklandığı ve bu ünitenin garanti kapsamında ayıpsız orijinal yenisiyle ücretsiz değiştirilmesiyle aracın ayıpsız hale getirilebileceği, Aracın kat ettiği Km seviyesi dikkate alındığında, araçtan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği, Aracın misliyle değiştirilmesinin veya bedel iadesi şartlarının oluşmadığı, ayrıca bu seçimlik hakların davalı şirket aleyhine aşırı orantısız ekonomik kayba neden olacağı, aracın satış fiyatında ayıp oranında indirim gerekmediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, araçtaki gizli ayıp nedeniyle misliyle değişim olmadığı takdirde ayıp oranında indirim davasıdır. Davanın, davalının ... olduğu...plakalı, ... model sıfır aracın 1.034.933,00- TL bedelle 18/10/2023 tarihinde davalının yetkili satıcısı dava dışı ... Şirketi'nden satın alındığı, aracın eğimlerde geriye gitmesi, vites geçişlerinde sorunlar ve devir sayısındaki problemler nedeniyle gizli ayıplı olduğunu, üretim hatası nedeniyle uzun süredir ayıplı ve arızalı olduğunu, arızanın davalı tarafından giderilemediğinden öncelikle aracın aynen/misliyle değiştirilmesini, aksi halde ayıp oranında indirim amacıyla terditli olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/11/2016 tarih, ... esas ve... karar sayılı ilamında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir... Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, H.: Özel Borç İlişkileri, C. I/1, Ankara 1988, s. 163; YAVUZ, C.: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, s. 97). Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, N.: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, s. 91- 92)." şeklinde belirtmektedir. Bu kapsamda davacının ayıbı önceden bildiği yahut bilebileceği veya onarımın tam ve eksiksiz yapıldığı hususunda ispat yükünün davalılarda olduğu bilinmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, gizli ayıbın varlığı halinde TBK'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Şu durumda davacının ayıbı öğrendiği tarihte durumu derhal satıcıya bildirmesi şartı aranmaktadır. TBK madde 225 uyarınca ağır kusurlu davranmış olan davalı, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve teknik inceleme ile ortaya konulan hususları yalnızca inkar ile sorumluluktan kurtulamayacaktır. TTK m. 23(c) maddesinin "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olduğu; bu hükme göre gizli ayıp bakımından uygulanacak TBK m. 223/II, son cümle ("Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; ...") uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin hemen yapıldığı görülmektedir. Dava dosyasının iddia ve savunmalar ve dava dosyasında yer alana kayıtlar dikkate alınarak (bilirkişi heyetince belirlenen yerde araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak ve taraflara inceleme günü bildirilerek), araçta açık veya gizli ayıp olup olmadığı, açık veya gizli ayıbın süresinde bildirilip bildirilmediği, gizli ve açık ayıptan hangi tarafın sorumlu olduğu ile davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı, misli ile değişim mümkün olup olmadığı, değilse ayıp oranında indirim talep edilip edilemeyeceği ve miktarının belirlenmesi üzere İTÜ otomotiv/makine mühendisliğinde görevli 3 kişilik akademisyen bilirkişiye tevdi edilmiştir. 29/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu... plakalı aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, Araçtaki arızanın şanzıman kontrol ünitesinden kaynaklandığı ve bu ünitenin garanti kapsamında ayıpsız orijinal yenisiyle ücretsiz değiştirilmesiyle aracın ayıpsız hale getirilebileceği, Aracın kat ettiği Km seviyesi dikkate alındığında, araçtan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği, Aracın misliyle değiştirilmesinin veya bedel iadesi şartlarının oluşmadığı, ayrıca bu seçimlik hakların davalı şirket aleyhine aşırı orantısız ekonomik kayba neden olacağı, Aracın satış fiyatında ayıp oranında indirim gerekmediği," ifade edilmiştir. İtiraz üzerine hazırlanan 30/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Dava konusu ...plakalı aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, Araçtaki arızanın şanzıman kontrol ünitesinden kaynaklandığı ve bu ünitenin garanti kapsamında ayıpsız orijinal yenisiyle ücretsiz değiştirilmesiyle aracın ayıpsız hale getirilebileceği, Aracın kat ettiği Km seviyesi dikkate alındığında, araçtan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği, Aracın misliyle değiştirilmesinin veya bedel iadesi şartlarının oluşmadığı, ayrıca bu seçimlik hakların davalı şirket aleyhine aşırı orantısız ekonomik kayba neden olacağı, aracın satış fiyatında ayıp oranında indirim gerekmediği," değerlendirilmiştir. Bilindiği gibi TKHK'da ayıptan dolayı sorumlu olan kişiler daha geniş olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada uygulanacak TBK'da ise sadece satıcının sorumluluğu mevcuttur. Ne var ki Yerleşik Yargıtay içtihatları ve taahhüt gereği garanti verenin de ayrıca sorumluluğunun olacağı tartışmasızdır. Nitekim emsal nitelike Yargıtay 19.HD'nin ... E....K. Sayılı ilamında: "Oluşa göre davacının aracının misli ile değiştirilmesi veya aracın bedelinin tahsil talepleri hakkaniyete uygun değildir. Aracın satış bedelinden makul bir indirim yapılması gerekir. Bu makul indirim de davacının aracındaki gizli ayıbın giderilmesi için yaptığı 18.511,34 TL'den ibarettir. Davalı, davacı aracı bu davalıdan almadığından davacının aracı kendisine satan kişiden talep edebileceği bu miktardan araca verdiği garanti nedeniyle tazminat olarak sorumludur." gerekçesi ile bu hususa değinilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi aracın misli ile değişimi mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında indirim olup, Mahkememizce alınan ilk raporda bilirkişilerce araç üzerinde yeterli teknik inceleme yapılmış ve araçta halen ayıp mevcut olduğu, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan son raporlarda da aracın misli ile değişimine gerek olmadığı, onarım yapıldığı takdirde ayıbın giderilebileceği belirtilmiştir. TBK'nın 227. Maddesinde ayıptan dolayı sorumluluk düzenlenmiş olup, alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Bilirkişi heyetince davacının aracında halen onarılmasını gerektirir ayıp olduğu net biçimde tespit edildiğinden tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun olarak çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince Mahkememizce aracın halen ayıplı şanzıman kontrol ünitesinin onarılmasına karar verilmiştir. (Emsal nitelikte Yargıtay 13.HD'nin ... E. ... K. Sayılı ilamında onarım yapılacak arızanın ne olduğu hususunda hükmün açıkça verilmesi gerektiğine değinilmiştir.) Yine davalı şirketin de onarım konusunda garanti verdiğinden garanti süresi içerisinde çıkan ayıptan dolayı diğer davalı satıcı ile birlikte sorumlu olduğu açıktır. Emsal nitelikte Yargıtay 3.HD'nin... E. ...K. Sayılı ilamında: "Davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yönünden aracın yenisi ile değiştirilmesini, mümkün olmaması durumunda ise aracın bedel iadesini talep etmiş olup; bilirkişi raporunda trim kapağının esnek oluşu, arka sol çamurluk üst kısmında boya kabarmasının olması ve sürücü koltuğundaki deformasyonun ayıp olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar, rapor kapsamında tespit edilen ayıplardan arka sol çamurluk üst kısmındaki boya kabarmasının ve sürücü koltuğundaki deformasyonun, bölge adliye mahkemesince davacı tarafından vakıa olarak ileri sürülmediği ve mahkeme önüne getirilmediği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde bu hususların ileri sürüldüğü ve bahsedilen ayıpların aracın değişimini gerektiren hususlar olmasa da "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gereğince yukarıda anılan yasa uyarınca davacının ücretsiz onarım ve bedel indirim hakkının olduğunun kabulü gerekeceği açıktır. O halde, ilk derece mahkemesince; davacının ücretsiz onarım hakkının olduğu, mümkün olmadığı takdirde bedel indirimine karar verilebileceği dikkate alınmadan, taleple bağlılık ilkesi gereği davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile bu hususa değinilmiştir. Yine İstanbul BAM 14. HD ... E. ...K. Sayılı ilamı aynı şekildedir. Yargıtay 3.HD'nin ... E.... K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi hakimin takdiri ile davacının talebinin hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle kabul edilmiş olması halinde davacı tarafın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi mümkün olmadığından onarım bedeline ilişkin tam kabul gibi yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, A-Davaya konu ... plakalı ... şase numaralı araçtaki arızanın şanzıman kontrol ünitesinden kaynaklandığı ve bu ünitenin garanti kapsamında ayıpsız orijinal yenisiyle ücretsiz değiştirilmesiyle aracın ayıpsız hale getirilmesine, B-Davacının misli ile değişim ve ayıp oranında indirim taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin yatırılan 17.674,07 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 16.942,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 36.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.195,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 39.415,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/299, K. 2026/638, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-299-e-2026-638-k-d3ad48a72126