Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/375 E. 2026/1429 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/375
Karar No
2026/1429
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/375

KARAR NO:2026/1429

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/03/2022

NUMARASI:2020/305 Esas - 2022/243 Karar

DAVA:Alacak ve Manevi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:26/09/2017

İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/09/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili ve davalı ...-... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin ... marka 2013 model ... model ... plakalı otomobili 30/06/2017 tarihinde komisyon dahil 54.683-TL'ye davalı şirketin açık artırması üzerinden diğer davalı ...-...'dan satın aldığını, otomobilde açık artırma internet sitesinde belirtilenlerden başkaca gizli ayıpların ortaya çıktığını, her iki davalının da araçtaki ayıpları gizlediğini, davalı şirkete 24/07/2017 tarihli ihtarın gönderildiğini, diğer davalıya ise defalarca aranmasına rağmen ulaşılamadığını, 24 saat içinde araçtaki gizli ayıpların özellikle şanzıman arızasının fark edildiğini, araç kullanılamadığından davalı şirketin Ankara'daki sahasına bırakıldığını, Ankara 12. SHM'nin 2017/141 D. İş sayılı delil tespiti dosyasına alınan bilirkişi raporunda araçtaki ayıpların onarım bedelinin 20.723-TL olarak belirlendiğini; aldığı aracı kullanamamış müvekkilinin bu süreçte manevi olarak da zarar gördüğünü ve satış sürecine katılmış her iki davalının da ayıptan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 20.723-TL onarım bedelinin ve 2.000-TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ...AŞ vekili, satıcı olmayan müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmede belirtildiği üzere, müvekkiline pasif husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sadece aracılık ettiğini; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu; aracın satıcısının diğer davalı olduğunu; müvekkilinin satışına aracılık ettiği araçlarla ilgili yaptığı tek ekspertiz referans niteliğindeki kaporta ekspertizi olduğundan, kaporta ekspertizi raporunda belirtilenler dışında var olduğu iddia edilen hususlarda müvekkilinin sorumlu olmadığını, tacir olan davacının aracı kontrol ederek satın aldığını ve sözleşmenin 3.11 maddesinde bu hususların düzenlendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, davacının müvekkiline süresinde ihbarda bulunmadığını, davacının aracı ihaleyle 16/07/2017 tarihinde satın almasına rağmen diğer davalıya 24/07/2017 tarihinde süresinden sonra ihbarda bulunduğunu, gizli ayıbın varlığı kabul edilse bile ayıbın derhal bildirilmediğini, süresinde ihbarda bulunmamış davacının aracı o haliyle kabul ettiğini,müvekkilinin yokluğunda yapılmış delil tespitinin kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı ile davalı şirket arasındaki özel artırma hizmetleri üyelik sözleşmesine göre, bu davalının satıcı sıfatı bulunmadığı, satışa aracılık ettiği,davalı şirkete pasif husumet yöneltilemeyeceği; diğer davalı bakımından, delil tespiti raporunun davalıya tebliğ edildiği, yargılamada alınan bilirkişi raporunda aracın aksamındaki gizli ayıpların tespit edildiği, davacının bedel indirim hakkını kullanabileceği, otomotiv alanında iştigal eden davalının, TBK'nın 225. maddesi uyarınca ağır kusurlu olduğu, bu nedenle ayıp ihbarının yapılmamasının etkisi bulunmadığı ve manevi tazminat şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.317,63-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine; diğer davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine ve manevi tazminat talebinin reddine; 5.100-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine; 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı, satışın davalı ... ... AŞ'nin güvencesiyle yapıldığını,sadece aracılık yaptığı kabul edilemeyeceğinden pasif husumetten reddin hatalı olduğunu; yargılamadaki bilirkişi raporu ve delil tespitindeki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, tespit raporunda davalı şirkete yapılan itirazdan sonra aracın yeniden fakat bu sefer tespitler içeren ekspertiz raporuyla ilana çıkarıldığını, bunun da haklılığını gösterdiğini, tespit raporunda belirtilen parçaların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, üniversitede görevli yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini ve manevi tazminatın şartları bulunmasına rağmen reddedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın her iki davalı bakımından da kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, ayıp ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin ağır kusurlu olmadığını, yargılamada alınan bilirkişi raporunun delil tespitindeki rapora göre hazırlandığını, fakat delil tespitinde müvekkilinin hazır bulunmadığını, onarım masraflarının dayanağının açıkça gösterilmediğini, araç satıldığından belgeler üzerinden yapılan incelemeye göre hazırlanan raporun kabul edilemeyeceğini; AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden ve manevi tazminat istemi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve hem maddi hem de manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı alacak ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.6102 s. TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK'nın 225. maddesinin 1. fıkrasına göre ise, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün olmayıp; 2. fıkrası uyarınca satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. TBK'nın 227/1. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği ve 227/2. maddesinde ise alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir.

Somut olayda davacının, 16/06/2017 tarihinde davalı ... ... AŞ'nin düzenlediği online ihalede diğer davalı ...'ın sattığı otomobili satın aldığı, 30/06/2017 tarihinde davacı ve davalı ... arasında noter satış işlemi yapıldığı, bu davalının aynı tarihte davacıya 53.500-TL bedelli fatura kestiği; davalı şirkete gönderdiği 24/07/2017 tarihli ihtarda, aracın tesliminden hemen sonra şanzıman arızası tespit ettiğini, 24 saat içinde aracı ...'ın Ankara sahasına bıraktığını, aracın iptalini talep ettiğini, eksperin aracın kusurlarını belirlediğini, mevcut diğer sıkıntıların da aracın ayıplı olduğunu gösterdiğini, gizlenen bu kusurlar nedeniyle 54.863-TL'nin iadesinin talep edildiği; davalı şirketin davacıya gönderdiği 01/08/2017 tarihli cevabi ihtarda, aracın 16/06/02017 tarihinde satın alındığı, 30/06/2017 tarihinde ruhsat devrinin yapıldığı, şirket olarak referans niteliğinde kaporta eksperi yaptırıldığı,davacının aracı incelediği, sorumluluğu olmamasına rağmen müşteri memnuniyeti için davacıya 500-TL indirim yapıldığı ve sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.Ankara 12. SHM'nin 2017/141 D. İş sayılı delil tespiti dosyasının incelenmesinde, davacının davalı şirkete karşı 26/07/2017 tarihinde araçtaki arıza, kusur ve hasar tespiti için talepte bulunduğu, 01/08/2017 tarihinde araçta makine mühendisi bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, davacının aracı davalı ...'a bıraktıktan sonra aracın yeniden satılması için açık artırmaya çıkarıldığı, bu artırmaya ilişkin ekspertiz raporunda davaya konu satışa ilişkin ekspertiz raporunda bulunmayan "ön koltuk arkaları yırtık, şanzımanla ilgili şikayet kabul edilmez ve direksiyon aşıntılı" hususlarının eklendiği, aracın davalının sahasından çıkarılarak yol testi yapıldığı, şanzımanın düz seyri sağlayamadığı, sarsıntılı ilerlediği, 07/08/2017 tarihinde araçla birlikte yetkili servise gidildiği, teste tabi tutulduğu, bilgisayara bağlandığı, aracın ön ısıtma kutusu teşhis bağlantısı, sağ park lambası devresi, sekonder fren kontağı park freni için arıza kodu gösterdiği, araç sarsıntılı çalıştığından debriyaj setinin değişmesi gerektiği, açık ve gizli ayıpların onarımı-değişimi için gerekli parça bedellerinin 18.537,95-TL ve 2.185,05-TL işçilik bedeliyle toplam 20.723-TL olduğunun tespit edildiği; tebliğ edilen rapora karşı davalı şirketin itiraz dilekçesini sunduğu görülmüştür. Davaya konu aracın tescil kayıtlarında, 30/06/2017 tarihinde davalı ... tarafından davacıya 53.500-TL bedelle satışının yapıldığı, alıcının aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satın-teslim aldığı ve 28/11/2017 tarihinde davacının aracı dava dışı kişiye sattığı ve sonrasında çok sayıda devir işlemi yapıldığı belirlenmiştir.Mahkemece, ... öğretim üyesinden alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, araç tarafların uhdesinde bulunmadığından dosyadaki belgeler üzerinden inceleme yapıldığı, delil tespiti raporundaki araçtaki bir kısım hususların çıplak gözle görülen eskimiş-yıpranmış (sırt kılıfı, hava yastığı kapağı, perde tutucu vs.) ve bakım sırasında yenilenmesi gereken parçalar (vites kutusu yağı, keçe conta vs.) olduğundan gizli ayıp teşkil etmeyeceği, fakat aracın kullanılması ile anlaşılan park freni beyni, debriyaj seti, debriyaj çatalı ve vites ayırma çatalının mutlaka çalışması gereken parçalar olduğu için satıcının bunlardaki sorunları bildirmesi gerektiği, delil tespit raporunda bunlar için belirlenen toplam 9.756,85-TL tutarın uygun olduğu, bunlar değiştiğinde %25 değer artışı nedeniyle davacının 7.317,63-TL talep edebileceği görüşü bildirilmiştir.Üniversitede görevli ve otomotiv konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor, denetlenebilir ve hükme elverişli olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.Davacı ile davalı ... AŞ arasındaki 14/10/2016 tarihli "..." kapsamında, adı geçen davalının davacıya online özel artırma hizmeti verdiği, sisteme üye olarak kayıtlı satıcı ve alıcıların araçlarının satıldığı, sözleşmenin 3.11. maddesinde davacı alıcının davalı tarafından yapılmış ekspertizin referans niteliğinde ve sadece kaporta için yapıldığı, şasi, mekanik, motor aksamları ile araç içi ekipmanlarıyla ilgili her türlü ayıp ihbarından satıcının sorumlu olduğu, davalı şirketin sorumlu olmadığı düzenlenmiştir.Sözleşmede, davalı şirket davacı üye alıcıya karşı satıcı konumunda değildir. Satıcı üye davalı ... olduğundan, sözleşme ve davalı şirketin işlem tarihinde yürürlükte bulunan 26/08/2015 tarihli ve 29457 sayılı RG'de yayımlanmış Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi kapsamında, başkalarına ait iktisadî ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi niteliğinde olduğu gözetilerek, davacı alıcının satım akdi kapsamında haiz olduğu ayıba ilişkin haklarını davalı şirkete karşı ileri sürme imkanı yoktur. Ne var ki pasif husumet yokluğu (davalı sıfatı) usuli değil esastan ret sebebi olmasına ve dava şartı olmamasına rağmen, mahkemece davalı ... ... AŞ bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır (Yargıtay HGK'nın 2020/(15)6-609 E., 2022/1424 K. sayılı ve 02/11/2022 tarihli ilamı).Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, delil tespiti raporundaki aracın park freni beyni, debriyaj seti, debriyaj çatalı ve vites ayırma çatalının gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Araçta gizli ayıplı olduğu belirlenen hususlar dışında kalan ve delil tespiti raporunda 8.781,10-TL onarım bedeli biçilmiş eskimiş-yıpranmış (sırt kılıfı, hava yastığı kapağı, perde tutucu vs.) ve bakım sırasında yenilenmesi gereken parçalardaki (vites kutusu yağı, keçe conta vs.) sorunların gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ile davalı arasındaki satım sözleşmesinde davacının 4 yıllık 135.888 kilometredeki aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satın aldığı dikkate alındığında, davacının bu kalemlere ilişkin talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.Buna göre bilirkişi raporunda, delil tespiti raporundaki gibi 9.756,85-TL'ye yapılacak onarım sonucunda, belirlenen oranda indirimle davacı lehine 7.317,63-TL'ye hükmedilmesi isabetli bulunmuştur.Davalı ...-... vekili, müvekkiline ayıp ihbarı yapılmadığını savunmakta ise de,TBK'nın 225. maddesine göre, otomotiv satıcılığını meslek edinmiş kişilerden olan davalı ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır.Ayrıca davalı ...-... vekili, davacının 2.000-TL manevi tazminat talebinin reddine rağmen müvekkili lehine bu talep bakımından vekalet ücretine hükmedilmemesini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin (RG Tarih: 21/11/2021 - RG No:31665) 10/4. maddesi "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle reddedilen 2.000-TL manevi tazminat talebi için kısmen reddedilen alacak talebi dışında ayrıca davalı ...-... lehine vekalet ücretine karar verilmemesi hatalı olmuştur. Bu husus kararı istinaf etmeyen davalı şirket bakımından kesinleştiğinden, kaldırma kararı anılan davalıya teşmil edilememiştir. Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davalı ... ... AŞ bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi; davacının reddedilen manevi tazminat talebi için de kararı istinaf eden davalı ...-... lehine ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, ayrı vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin ve davalı ...-... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak ve kesinleşen yönler tekrar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin ve davalı ...-... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 Tarih 2020/305 Esas - 2022/243 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davalı .... AŞ aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine,Davalı ...-... yönünden alacak talebinin kısmen kabulüne, 7.312,63-TL'nin 26/09/2017 dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı ...-...'dan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Davalı ...-... yönünden manevi tazminat talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 499,86-TL karar ve ilam harcının davalı ...-...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan toplam 1.073,55-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 347,20-TL'sinin davalı ...-...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Alacak talebinin kabul edilen kısmı yönünden 5.100-TL vekalet ücretinin ... Otomotiv-...'dan alınarak davacıya verilmesine, Alacak talebinin reddedilen kısmı yönünden 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 2.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...-...'a verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 119-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davalı ...-... tarafından yatırılan 124,97-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 104,45-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 33,63-TL'sinin davalı ...-...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ...-... tarafından yapılan 159,55-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 108,17-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/375, K. 2026/1429, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-375-e-2026-1429-k-dd8b53c8a0cf