İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/938 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/938
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/938 Esas KARAR NO : 2026/695
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...Anonim Şirketi arasında ticari bir mal alışverişi ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında avans olarak ... ... Organize Sanayi/İstanbul Şubesine ait ... seri numaralı ve 23/07/2025 keşide tarihli 504.513,16 Tl bedelli çekin davalıya verildiğini, ancak davalı tarafın söz konusu malları teslim etmeyerek anlaşmaya aykırı davrandığını, bedelsiz kalan çekin iade edilmeyip diğer davalı ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ciro edildiğini, çekin davalı ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinde davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının açıkça görüldüğünü, arabuluculuk sürecinde taraflarla anlaşmaya varılamadığını ve ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2026/... sayılı arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, müvekkilinin çek bedelini bankada tutmaması nedeniyle çekin karşılıksız kaldığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak ... 3. İcra Ceza Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosya ile karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, ayrıca söz konusu çekin ... İcra Dairesi 2026/... E. sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında bırakıldığını, Yargıtay kararları uyarınca ticari defterler üzerinde yapılacak incelemeyle borçlu olmadığının ispatlanacağını belirterek, öncelikle davanın kabulüne, ... ... Organize Sanayi/İstanbul Şubesine ait ... seri numaralı ve 23/07/2025 keşide tarihli 504.513,16 Tl bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline, ... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı icra takip dosyasında müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalıların kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın usul yönünden hukuka aykırı açıldığını belirttiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü talep ve beyanların hiçbir surette kabul edilmediğini ifade ettiğini, dava şartlarının usulüne uygun yerine getirilmediğini vurguladığını, müvekkillerine kanunda öngörülen şekilde usule uygun ihtarname gönderilmediğini savunduğunu, bu durumun davanın dinlenebilirliği bakımından açık bir eksiklik teşkil ettiğini bildirdiğini, mahkemece verilen kesin süreli tebligat uyarınca ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda hassasiyet gösterildiğini açıkladığını, uyuşmazlık konusuyla ilgili muavin defterin dilekçe ekinde sunulduğunu belirttiğini, dava şartlarının mevcut olmaması ve davanın ispat edilememesi karşısında öncelikle usulden reddine karar verilmesini istediğini, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddini talep ettiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istediğini, haksız ve mesnetsiz açılan dava nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyası kapsamında başlattığı takibin yasal ve haklı olduğunu, davacı ... Sistemleri Makina Sanayi Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ... ... Organize Sanayi/İstanbul Şubesine ait 23/07/2025 keşide tarihli ... seri numaralı 504.513,16 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını, ... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve ödeme emrine itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, müvekkilin çeki ciro yoluyla devralan iyiniyetli hamil konumunda bulunduğunu, keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişkiye dayalı bedelsizlik veya mal teslim edilmeme gibi şahsi defilerin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu ancak davacının mahkemece verilen iki haftalık kesin süre içinde mal alım sözleşmesi, faturalar ve ticari defterleri sunmadığını, davacının müvekkilin kötüniyetli olduğu yönündeki iddialarını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddine, takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çekin avans olarak verildiği iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 324. maddesince taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olup, kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığı takdirde mahkemece o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır ve bu durumda mevcut deliller değerlendirilerek karar verilir. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372) Somut olayda davacı tarafça bilirkişi ücretinin verilen ihtaratlı kesin süre içinde yatırılmadığı,bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında bilirkişi ücretini yatırmak için davacıya kesin süre verilmiş ve bunun yasal sonuçları da ihtar edilmiştir. Davacı tarafından buna karşın bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacı bilirkişi ücretini yatırmamasına ilişkin haklı veya geçerli bir mazeret ileri sürmemiş, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) ait olduğu dikkate alınarak davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı tarafından yatırılan 8.615,,83-TL peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 7.883,83-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2 göre hesaplanan 80.722,11 -TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6- Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde, ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekili ile Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza