Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1275 E. 2026/1275 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1275
Karar No
2026/1275
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1275 - 2026/1639 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1275 KARAR NO : 2026/1639

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2026 Ek Karar NUMARASI : 2026/133 Değişik İş Esas 2026/132 Karar

TALEP EDEN : VEKİLİ : Av.

KARŞI TARAF : VEKİLLERİ : Av.

TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2026 tarih ve 2026/133 D.İş Esas - 2026/132 Karar sayılı ek kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: TALEP EDEN VEKİLİ TALEP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili ... İnşaat Turizm Mensucat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Kahramanmaraş merkezli olup ...'nde tekstil üretimi yaptığını, davalı kurum nezdinde ... müşteri numarası ve 08.04.2019 abonelik tarihi ile Sanayi abone grubunda yer aldığını, müvekkilinin ticari hayatın gerektirdiği basiret ve özen yükümlülüğüne uygun hareket ederek enerji borçlarını süresinde ödediğini, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketinden şirketin ağır şekilde etkilendiğini, üretim faaliyetlerinin kesintiye uğradığını ve ekonomik kayıplar yaşandığını, mücbir sebep şartları altında geçici ödeme güçlüğü yaşanmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, buna rağmen davalı kurumun iyi niyet kurallarına aykırı şekilde geciken faturalar üzerinden fahiş oranlarda faiz işlettiğini, uygulanan faiz oranlarının müvekkilin tüketim miktarı ve sektör ortalamaları ile örtüşmediğini, ortaya çıkan borç tutarlarının hakkaniyetten uzak ve cezalandırma amacı güden bir uygulamanın sonucu olduğunu, kamu hizmeti sunan davalı kurumun sosyal sorumluluk ilkeleri gereği daha destekleyici olması gerekirken müvekkili aleyhine ağır mali yükler oluşturduğunu, davalı kurum tarafından 31.01.2026 tarihli 882.682,32 TL, 28.02.2026 tarihli 710.684,58 TL ve 31.03.2026 tarihli 900.446,57 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, önceki borçlar üzerinden faiz yürütülmekle yetinilmeyip faize faiz işletilerek hukuka aykırı borç kalemleri oluşturulduğunu, davalı kurumun 07.04.2026 tarihli ve 31 kayıt numaralı Elektrik Kesme Emri ile 14.04.2026 tarihinde elektriğin kesileceğini ihtar ettiğini, müvekkilin bu fahiş tutarlara yazılı ve şifahi olarak itiraz ettiğini, davalı kurumun itirazları değerlendirmeksizin ödeme yapılmaması halinde kesinti uygulanacağını belirttiğini, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan raporda fahiş faiz kalemleri çıkarıldığında müvekkilin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından Özel Amaçlı Borç ve Alacak Tespiti Raporunda hesaplanan 109.972,43-TL'nin davalıya ödendiğini, elektrik kesintisi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağını belirterek, yargılama süresince mevcut durumun korunması amacıyla müvekkili fabrikanın elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kesilmiş ise derhal açılmasını, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/04/2026 TARİHLİ D.İŞ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Ödenmemiş fatura olup olmadığı, fatura borcu var ise bunun tutarı HMK’daki ispat yükümlüğüne ilişkin düzenlemeye/kurallara göre yargılama süreciyle belirlenebilecektir. HMK'nin 190.maddesi uyarınca fatura alacağının varlığını ispat yükü fatura düzenleyerek alacaklı olduğunu iddia eden dağıtım şirketine düşmektedir. İspat yükünün karşı tarafta olması ve işletmeye verilen elektrik enerjisinin kesilmesinin ekonomik olarak şirkete ciddi bir zarar verme ihtimali dikkate alınarak teminat karşılığında tedbir isteminin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile, ihtiyati tedbir talep eden tarafından takdiren 2.493.813,47 TL'nin %15'i oranında 374.072,02 TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda, uyuşmazlık konusu faturalar ( davalı kurum tarafından 31.01.2026 tarihli 882.682,32 TL, 28.02.2026 tarihli 710.684,58 TL ve 31.03.2026 tarihli 900.446,57 TL) nedeniyle ... abone numaralı hesabında davacı şirkete ait iş yerine (15610 Ada, 34 numaralı parselde bulunan ... mahallesi ... Bulvarı, No.11 ...) elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına,...." karar verilmiştir. KARŞI YAN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN 24/04/2026 TARİHLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Mahkemece davacı tarafın talebi üzerine müvekkili kurum dinlenmeksizin tesis edilen ihtiyati tedbir kararının HMK m. 389 ve devamı hükümlerinde öngörülen şartlar oluşmadan verildiğini, davacının yaklaşık ispat külfetini yerine getiremediğini, tek taraflı ve objektif nitelik taşımayan bir rapora dayandığını, davacının borcu kabul eden protokol ilişkisi içinde bulunmasına rağmen borcu inkar etmesinin çelişkili olduğunu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca elektrik, su, kanalizasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerini işletme ve dağıtma yetkisinin münhasıran müvekkil kuruma ait olduğunu, aynı kanunun 12. maddesi gereğince OSB'nin altyapı hizmetlerinden kaynaklanan alacaklarının ifası, takibi ve tahsilinin ihtiyati tedbir kararları ile durdurulamayacağını, müvekkili kurumun kamu yararı çerçevesinde faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davacının 2022 yılından bu yana enerji tüketim bedellerini ödemeyerek müvekkili kurumun mali dengesini ve diğer katılımcıların haklarını tehlikeye düşürdüğünü, deprem felaketini gerekçe göstererek ödeme yapmamasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, müvekkili kurumun yasal yetkilerinin ihtiyati tedbir ile engellenmesinin hukuken mümkün olmadığını, ekte sunulan yeminli mali müşavir raporu ile davacının fahiş faiz ve hatalı hesaplama iddialarının gerçeği yansıtmadığının ortaya konulduğunu, tarafların arasında imzalanan 01.09.2023 tarihli protokol ile davacının borcu kabul ettiğinin sabit olduğunu, ihtiyati tedbir kararının davanın esasını peşinen çözer nitelikte olup HMK'nın temel ilkelerine aykırı olduğunu, mahkemece takdir edilen teminatın 22.04.2026 tarihi itibariyle 74.744.314,92 TL tutarındaki toplam borç karşısında yetersiz kaldığını, davacının yargılama sürecinde tüketmeye devam edeceği elektrik bedellerinin ödenmesine yönelik bir yükümlülük öngörülmediğini, bu durumun müvekkili kurum aleyhine telafisi güç zararlar doğurduğunu, tedbirin kaldırılmaması halinde teminat miktarının güncel borcun tamamını karşılayacak şekilde artırılması ve tedbirin davacının cari faturalarını süresinde ödemesi şartına bağlanması gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/05/2026 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: MAHKEMECE"... Somut olayda tedbir kararına konu fatura tutarlarının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı HMK’daki ispat yükümlüğüne ilişkin düzenlemeye/kurallara göre yargılama süreciyle belirlenebilecektir. Tedbir isteyen şirketin işletmesine verilen elektriğin kesilmesi ekonomik olarak şirkete zarar verme ihtimali bulunmaktadır. Mahkememizce belirlenen teminat oranı da her iki tarafın menfaat dengesine uygundur. Bununla birlikte mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı ...’nin fatura tutarlarının tahsili için icra işlemleri yapmasına veya tedbir kararı dışındaki tahakkuk etmiş/edecek faturaların ödenmemesi halinde icra işlemleri yapmaya veya elektriği kesme işlemleri yapmasına engel oluşturmamaktadır. Bu nedenlerle istem konusu; uyuşmazlık konusu faturalar (davalı kurum tarafından 31.01.2026 tarihli 882.682,32 TL, 28.02.2026 tarihli 710.684,58 TL ve 31.03.2026 tarihli 900.446,57 TL) nedeniyle ... abone numaralı hesabında davacı şirkete ait iş yerine (15610 Ada, 34 numaralı parselde bulunan ... mahallesi ... Bulvarı, No.11 ...) elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. İtiraz edenin itirazının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle REDDİNE,..." Karar verilmiştir. KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkili Organize Sanayi Bölgesi’nin 4562 sayılı kanun uyarınca kamu yararı çerçevesinde faaliyet gösteren bir kurum olduğunu, davacının enerji tüketim bedellerinin ödemediğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/495 Esas sayılı dosyasında müvekkilin tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, davacının 06.06.2026, 04.09.2023, 03.07.2023, 17.04.2023, 29.12.2022, 05.01.2023, 27.01.2023 ve 07.07.2023 tarihli belgelerle borcunu kabul ettiğini, şirket yetkilisi ...’in 26.06.2025 ve 16.10.2023 tarihli e-postalarla borcun varlığını ikrar ettiğini, davacının kendi ticari kayıtlarında da borcun yer aldığını, 4562 sayılı Kanun’un 12. Maddesi uyarınca OSB’lerin altyapı hizmetlerini kesintisiz sürdürme yetkisi bulunduğunu, davacının fahiş faiz ve hatalı hesaplama iddialarının soyut olduğunu, 06.11.2025 tarihli mutabakat tutanağı ile davacının dayandığı raporun hatalı olduğunun tespit edildiğini, davacının güvence bedeli yükümlülüğünü dahi yerine getirmediğini, 07.04.2026 tarihli elektrik kesme formu ve 09.04.2026 tarihli ihtarname ile yasal sürecin işletildiğini, ihtiyati tedbir kararının davanın esasını peşinen çözer nitelikte olduğunu ve HMK’nın 389. Maddesine aykırılık teşkil ettiğini, yaklaşık ispat şartının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının ve itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep Tüketim faturasının hatalı tahakkuku nedeni ile açılacak menfi tespit davası öncesinde elektrik hizmetinin kesilmesi işleminin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; talep eden şirketin davalı ...'nde faaliyet göstermekte olduğunu, şirket hakkında tahakkuk eden elektrik faturasının hatalı ve fazla tahakkuk ettirildiğini, bu faturaya yönelik olarak menfi tespit davası açılacağını, arabuluculuk sürecisinde olduklarını ancak elektrik hizmetinin kesilmesi tehlikesinin bulunduğunu belirterek şirketin ticari faaliyetlerinin kesintiye uğramaması amacı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/133 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece yapılan inceleme neticesinde 14/04/2026 tarihli karar ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile, ihtiyati tedbir talep eden tarafından takdiren 2.493.813,47 TL'nin %15'i oranında 374.072,02 TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda, uyuşmazlık konusu faturalar ( davalı kurum tarafından 31.01.2026 tarihli 882.682,32 TL, 28.02.2026 tarihli 710.684,58 TL ve 31.03.2026 tarihli 900.446,57 TL) nedeniyle ... abone numaralı hesabında davacı şirkete ait iş yerine (15610 Ada, 34 numaralı parselde bulunan ... mahallesi ... Bulvarı, No.11 ...) elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına" karar verildiği, karşı taraf vekilinin bu karara karşı süresi içinde itiraz kanun yoluna müracaat ettiği, mahkemece duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 21/05/2026 tarihinde "itiraz edenin itirazının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle reddine" karar verildiği, karşı taraf vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek itirazın reddine yönelik kararın kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep edenin geçici hukukî koruma talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine yönelik ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı ve somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. "....4562 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır...." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 15/06/2023 Tarih, 2022/4599 Esas ve 20233797 Karar) 25/07/2024 tarihli, 32612 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgelerinin Ve Endüstri Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmeliğin "OSB üretim ve EB üretim lisansı kapsamındaki hak ve yükümlülükler" başlıklı 9. Maddesinin 1. Fıkrası " (1) OSB üretim ve EB üretim lisansı, sahibine; a) OSB onaylı sınırları veya EB sınırları içerisinde üretim tesisini kurma ve işletme, b) Üretim tesisinde ürettiği elektrik enerjisini veya kapasitesini; 1) OSB onaylı sınırları veya EB içerisinde tüketilmek kaydıyla, OSB’nin veya EB’den sorumlu tüzel kişinin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılama amacıyla kullanma, 2) OSB onaylı sınırları içerisindeki katılımcılarına veya EB içerisindeki yatırımcılarına kâr amacı gütmeksizin satma, hakkını verir." hükmüne, "OSB veya EB’den sorumlu tüzel kişi tarafından uygulanacak birim elektrik enerjisi bedeli" başlıklı 15. Maddesi " (1) Serbest tüketici hakkını kullananlar dışındaki katılımcıların veya yatırımcıların kullanımına sunulan elektrik enerjisi veya kapasitesi için uygulanacak OSB veya EB elektrik enerjisi bedeli sadece elektrik enerjisi teminine ve/veya üretimine ilişkin maliyetleri içerir ve katılımcılara veya yatırımcılara doğrudan yansıtılır. OSB veya EB’den sorumlu tüzel kişi, uyguladığı birim elektrik enerjisi bedelini, aldığı tarife tipine göre katılımcılarına veya yatırımcılarına kâr amacı gütmeksizin aynen yansıtır ve söz konusu bedeli sadece katılımcılarının veya yatırımcılarının erişebileceği şekilde internet sayfasında yayımlar. (2) Elektrik enerjisi veya kapasitesi bedeli, sanayi katılımcısı veya yatırımcısı ve sanayi harici katılımcı veya yatırımcı arasında ayrım gözetmeksizin tüm katılımcılara veya yatırımcılara eşit olarak uygulanır." hükmüne amirdir. Buna göre somut olay incelendiğinde; talep edenin Limited Şirket olmasına karşın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 15/06/2023 Tarih, 2022/4599 Esas ve 20233797 Karar sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere ve yukarıda aktarılan yönetmelik hükümlerine göre ...'nin tacir sayılamayacağı, uyuşmazlığın nispi ticari çekişmesiz yargı işlerinden olmadığı gibi mutlak ticari dava niteliğine de sahip olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek ihtiyati tedbire de görevli mahkemece karar verilmesi gerektiğinden ihtiyati tedbir talebinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup karşı taraf vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulüyle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine yönelik kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından KABULÜ İLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/133 Değişik sayılı dosyası üzerinden verilen 21/05/2026 tarihli KARARIN KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itirazın KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/133 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen 14/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararının KALDIRILMASINA, Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin görev yönünden USULDEN REDDİNE, 3-İhtiyati tedbire itiraz edenin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz edene İADESİNE, 4-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf incelemesi için yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 600,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam ‭2.602,00 TL yargılama giderinin ihtiyati tedbir talep edenden alınarak ihtiyati tedbire itiraz edene VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1- c- f maddesi gereğince kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1275, K. 2026/1275, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1275-e-2026-1275-k-9a34d7d4aaf6