Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/378 E. 2026/1344 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/378
Karar No
2026/1344
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/378 KARAR NO : 2026/1344

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2023 NUMARASI : 2023/130 Esas 2023/753 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 14.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 14.09.2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2023 tarih 2023/130 Esas 2023/753 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 01.11.2021 ve 24.06.2022 tarihli genel kurul kararlarıyla, kooperatifin borçlarının ödenmesi ve tasfiye edilebilmesi amacıyla üyelerden ek ödeme alınmasının kararlaştırıldığını, alınan kararlar uyarınca üyelerden talep edilen tutarların birçok üyeden tahsil edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine hakkında Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/6902 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 01.11.2021 ve 24.06.2022 tarihli genel kurul kararlarıyla, kooperatifin borçlarının ödenmesi ve tasfiye edilebilmesi amacıyla üyelerden ek ödeme alınmasının kararlaştırıldığını, alınan kararlar uyarınca üyelerden talep edilen tutarların birçok üyeden tahsil edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine hakkında Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/6902 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, 01.01.2017 tarih ve 6 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı uyarınca kooperatife üye olduğunun davacı kooperatif tarafından ileri sürüldüğü, ancak bilirkişi incelemesinde bu karara dayanak teşkil eden kayıtlar arasında davalının kooperatife üyeliğine ilişkin talep dilekçesinin veya üyeliğine dair başkaca bir belgenin bulunmadığının tespit edildiği, davacı kooperatif vekiline 2017 yılı öncesine ait, davalının kooperatife üye olduğuna dair defter ve kayıtları sunması için kesin süre verildiği hâlde bu belgelerin ibraz edilmediği, HMK'nın 190. maddesi uyarınca davalının kooperatife üye olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dava konusu bağımsız bölümün iş karşılığı taşeron ....'a verildiği, satış işleminin genel kurul kararıyla yapılabileceği hâlde bu işlemin gerçekleştirilmediği, ferdileşme aşamasında davalının üye olarak kabul edildiği ancak davalının kooperatife üyeliğine ilişkin ortaklık başvurusu ve ortaklık taahhütnamesinde imzasının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalının kooperatife üye olduğunu ispat edemediği ve davalının kooperatife üye olmadığının kabulü gerektiği, davalının kooperatif ortağı olmamasının, satın aldığı dairenin kooperatifin hizmet alanında yer alması ve kooperatif hizmetlerinden yararlanması karşısında yapılan giderlere katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, bu giderlerin vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince davalıdan istenebileceği, davalının genel giderler olan aidatlardan sorumlu olduğu, bu nedenle 2021 Kasım-2022 Temmuz döneminde aylık 450,00 TL olarak belirlenen aidatları ödemesi gerektiği, kooperatif ortağı olmayan davalıdan genel kurul kararlarında belirlenen oranda faiz istenemeyeceği, faiz talep edilebilmesi için davalının TBK'nın 117. maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesi gerektiği hâlde buna dair bir delil sunulmadığından davalının işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağı, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, tarafların haklılık durumu yargılama sonucunda belirlendiğinden ve takibin davalının üye olduğuna dair yönetim kurulu kararı gözetilerek başlatıldığı anlaşıldığından icra inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/6902 E. sayılı takip dosyasıyla yapılan takibinin 450,00 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe konu alacağın dayanağını kesinleşen kooperatif genel kurul kararlarının oluşturduğunu, davalının kooperatif üyesi olduğunun gerek bilirkişi raporu gerek kooperatif kayıtları gerekse dosyaya celbedilen delillerle sabit olduğunu, mahkemece bu hususun gözetilmediğini ve talep edilen delillerin toplanmadığını, davacı kooperatifin üye kayıt defterinin celbinin talep edildiğini ancak bu hususun mahkemece gözetilmediğini, davacı kooperatif kayıtlarından davalının kooperatif üyesi olduğunun açıkça anlaşıldığını, buna rağmen mahkemece hatalı biçimde davalının kooperatif üyesi olmadığına hükmedildiğini, bu hususun bilirkişi raporunda da herhangi bir dayanağının bulunmadığını, davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle genel kurul kararlarıyla belirlenen borçlardan tam olarak sorumlu tutulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, ilk derece mahkemesi kararının usule aykırılık nedeniyle kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, aksi takdirde istinaf incelemesi neticesinde hükmün başvuruları doğrultusunda düzeltilerek yeniden karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık konusu vakıada, davacı kooperatif vekili davalının kooperatif üyesi olduğundan bahisle aidat alacağına istinaden icra takibinde bulunulduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşınmazı dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'ın kooperatifle gerçekleştirdiği eser sözleşmesi nedeniyle taşınmaza hak kazanıp bu taşınmazı kendisine sattığını, devrin bu nedenle doğrudan kooperatiften kendisine gerçekleştirildiğini, bu nedenle üye olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı salt ödeme ve benzeri nedenlerle borçlu olmadığını değil, davacı kooperatife üye olmadığını ve bu sebeple aidat bedellerinden sorumlu olmayacağını savunduğuna göre, davalının borçlu olup olmadığı ve borcun miktarı üye olup olmadığının tespitine bağlıdır. Üye olup olmadığı çekişmeli olan davalının hukuki durumunun belirlenmesine yönelik bu dava, salt malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava kapsamında değerlendirilmekle, davalının kooperatife üye olup olmadığının öncelikle çözümlenmesi gerekmektedir. Somut olayın incelenmesinde, davalının, ödeme veya başkaca bir nedenle borçlu olmadığını değil, davacı kooperatife üye olmaması nedeniyle borçlu olmadığını savunduğu, bu itibarla davalının genel kurul kararlarına dayalı kooperatif aidatlarından sorumlu tutulabilmesi için öncelikle üyeliğinin varlığının ispat edilmesi gerektiği, davacı kooperatif kayıtlarında yer alan 01.01.2017 tarih ve 6 sayılı yönetim kurulu kararında açıkça "iş karşılığı verilen daireden yeni üyelik" ibaresinin kullanılmış olmasının, davalının dava konusu taşınmazı kooperatiften iş karşılığı hak sahibi olan ....'dan satın aldığı yönündeki savunmasını doğruladığı, bunun dışında davalının üyeliğine dair üyelik başvuru dilekçesi, genel kurul toplantılarına katılım veya düzenli aidat ödemesi yapıldığına ilişkin herhangi bir somut delilin gösterilmediği, bu haliyle davacı kooperatif ile dava dışı ... arasında akdedilen eser sözleşmesi karşılığında ....'a devredilmesi kararlaştırılan dairenin, bedeli mukabilinde davalı adına tescil edildiği, davalı tarafça sunulan ve davacı tarafça inkar edilmeyen "Doğalgaz Dönüşüm Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin "5-Mali Şartlar" başlıklı maddesinde "Yapım bedeli karşılığında 125.000-TL değerinde 1 daire+235.000-TL ödeme alınacaktır" şeklinde hüküm bulunduğu, sözleşme davacı tarafça inkar edilmemekle sözleşme metnine göre ....'a iş karşılığı daire verilmesinin kararlaştırılıp, davalının daire dışında üyelik hak ve yükümlülüklerinden de sorumlu tutulmasını gerektirir bir hukuki nedenin bulunmadığı, bu itibarla üyeliği sabit olmayan davalının kooperatif genel kurulunca alınan kararlardan sorumlu tutulmayıp yalnızca yararlandığı hizmetlere ilişkin genel giderlerden sorumlu tutulması yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/378, K. 2026/1344, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-378-e-2026-1344-k-8617558e46d5