Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2244 E. 2026/1984 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2244
- Karar No
- 2026/1984
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2244 KARAR NO : 2026/1984
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/08/2026 NUMARASI : 2026/756 Esas (Derdest) DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05/12/2024 tarihinde, davalı ... adına ruhsatlı ... plakalı otomobilin davalı sürücü ... tarafından sevk ve idare edilmesi sırasında, İzmir ili Seferihisar ilçesi ... Caddesi üzerinde yaya konumundaki davacıların murisi ...'a çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... (eş) için destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL, ... (öğrenci çocuk) için destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL, .... için cenaze ve tedavi giderleri olmak üzere 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın, davalı sürücü ve işletenden kaza tarihi olan 05/12/2024'ten, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacıların yaşadıkları derin elem ve ıstırap nedeniyle; ... (eş) için 250.000,00 TL, ... (oğul) için 150.000,00 TL, ... (oğul) için 150.000,00 TL, ... (oğul) için 150.000,00 TL, ... (kız) için 150.000,00 TL,.. (oğul) için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sürücü ve işletenden kaza tarihi olan 05/12/2024'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davalı gerçek kişilerin malvarlıkları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı aracın kusurlu olması halinde kusur oranında sınırlı sorumlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarının sorulması gerektiğini, rücuya tabi ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, huzurdaki davada manevi tazminat talep edildiğini, kaza tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza davasının istinaf aşamasında olduğunu, kazanın müteveffanın kusuru ile meydana geldiğini, ceza mahkemesinin kusur belirlemesinin hukuk hakimini bağlamadığını, maddi zararın ispatlanması gerektiğini, sigorta dosyasının, sosyal ve ekonomik araştırma raporlarının, SGK'dan yapılmış ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza davasının istinaf aşamasında olduğunu, kazanın müteveffanın kusuru ile meydana geldiğini, ceza mahkemesinin kusur belirlemesinin hukuk hakimini bağlamadığını, maddi zararın ispatlanması gerektiğini, sigorta dosyasının, sosyal ve ekonomik araştırma raporlarının, SGK'dan yapılmış ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen 21/07/2026 tarihli ara kararda özetle; Davacılar vekilinin İhtiyati Haciz talebinin KABULÜ İLE; Manevi tazminat talebi olan 1.000.000,00-TL miktar ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılar ... ve ... adına kayıtlı olması halinde menkul ve gayrimenkul mal varlıklarına yeter miktarının İİK'nun 257/1 maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE, Takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiş, Ara karar 25/07/2026 tarihinde davalı gerçek kişilere tebliğ edilmiş, davalılar vekilleri 02/08/2026 tarihli itiraz dilekçeleri sunmuş, İlk Derece Mahkemesince duruşmalı değerlendirme ile verilen 12/08/2026 tarihli ara kararda özetle; davacıların adli yardım talebinin kabul edildiği, yargılama giderlerinden ve teminat göstermekten davacıların muaf tutulduğu, bu sebeple ihtiyati haczin koşullarının davalılar ... ve ... yönünden bu aşamada gerçekleştiği, davalılar ... ve ... vekili tarafından ileri sürülen itiraz nedenlerinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelik ve mahiyette olmadığı gerekçesi ile ihtiyati hacze itiraz eden davalılar ... ve ... vekilinin itirazının bu aşamada reddine, haczin aynen devamına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza mahekmesi kararının kesinleşmediğini, kusur durumunun değişebileceğini, ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığını, kararın hacizde ölçülülük ilkesine de uygun olmadığını, ihtiyati haczin kaldırılmasına, veya makul bir rakama indirilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla ihtiyati haciz kararının müvekkiller ... ve ... yönünden kaldırılmasına ve uygulanmış hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıların ara karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun esastan reddine, usul, yasaya ve hakkaniyete uygun olan 21.07.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davada ihtiyati haciz kararına itirazın reddinden kaynaklanmaktadır. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davalıları ... ve ... vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmiş, karara karşı anılan davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince resen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede; Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebilecektir. Eldeki davada istem haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminata (para alacağına) yönelik olup, davacının geçici hukuki koruma tedbiri isteğinin ihtiyati haciz olduğu yönündeki değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’inci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Dolayısıyla alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart olmayıp alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispatı gerekir. Somut olayda, davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacıların eş ve babası olan yaya ...'a çarpması ile meydana gelen kazada ...'ın vefat ettiği, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası kapsamı itibariyle davacıların alacağının yaklaşık olarak ispat edildiği ve bu bağlamda iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından 6098 Sayılı TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği anlaşıldığından, davalılar vekilinin ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla; ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Keza, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/8964 esas 2022/15530 karar sayılı 28/11/2022 tarihli kararı da "Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 Sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür" şeklindedir. Ancak; davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlarla sınırlı olarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi hacizde ölçülülük ilkesine uygun olacak iken, davalının tüm malvarlığını kapsayacak şekilde istemin kabulü doğru görülmediğinden davalılar vekilinin haczin kapsamına ve ölçülülük ilkesine değinen istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre, davalılar ... ve ... vekilinin ihtiyati haczin kapsamı dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden bu hususlardaki istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine; ihtiyati haczin kapsamına yönelik istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesinin 12/08/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle; davalılar ... ve ...'nın 21/07/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin 21/07/2026 tarihli kararı ile 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız kabulüne karar verilen ihtiyati haczin hacizde ölçülülük kapsamında takdiren 1.003.000 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerinde devamına, diğer malvarlığına, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin ihtiyati haczin kapsamı dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden bu hususlardaki istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... vekilinin ihtiyati haczin kapsamına yönelik istinaf isteminin KABULÜNE, a-Davalılar ... ve ... 21/07/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/756 esas sayılı derdest dosyası üzerinden verlien 21/07/2026 tarihli kararı ile 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız kabulüne karar verilen ihtiyati haczin hacizde ölçülülük kapsamında takdiren 1.003.000 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerinde devamına, diğer malvarlığına, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, b-Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine, 3-Davalılar ... ve ... tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatıranlara iadesine, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 18/09/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 265/Son fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.