Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1144 E. 2026/1809 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1144
- Karar No
- 2026/1809
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1144 - 2026/1809 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1144 KARAR NO : 2026/1809 KARAR TARİHİ : 24/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 NUMARASI : 2026/93 ESAS 2026/89 KARAR DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/93 esas 2026/89 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkilin sigortalısı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'ye ait polypropilene capilene emtiasının, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ve nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile müvekkileri tarafından teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalısına ait polypropilene, capilene emtiasının yüklü olduğu ... numaralı konteynerlerin, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekte iken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında ... ... Limanında çıkan yangın hadisesi neticesinde hasarlandığını, TBK md. 572 maddesinde düzenlenen ardiyecinin saklama borcu hükümleri ve ayrıca TBK md. 69/II'de düzenlenen intifa hakkı sahiplerinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, 1 numaralı davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş'nin depremin meydana geldiği ... Limanı'nın işletmecisi olduğunu, başta, konteynerlerin istifi olmak üzere konteynerlerin limanda bulunduğu sürece konteyner ve muhteviyatı emtiaların sağlam şekilde gemiye yüklenmesi veya yükü ilgilisine teslim etmekle yükümlü olduklarını, dava konusu hasarın, 1 numaralı davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği'nin gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, davalı Türk Borçlar Kanunu'nun gerek 49. Maddesinde düzenlenen haksız fiil hükümleri uyarınca gerekse de TBK md. 561. ve devamındaki maddeler ve yine TBK md. 572. maddesi ile ardiyecinin saklama yükümlülüğüne ilişkin hükümler uyarınca hasarsız olarak konteynere yüklenen emtianın kendi bünyesindeyken hasarlanmasından sorumlu olduğunu, limandaki emtiaların depremle gördüğü zarar yönünden tedbirli ve ileriyi makul bir oranda öngören bir tacir gibi davranmış kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını ve TTK md. 18/3 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmamış olup söz konusu hasardan sorumlu olduğunu, Hukuki Mütalaa'nın Üçüncü Hukuki Sorun başlığında belirtilen 4. maddesinde de belirtildiği üzere TBK md. 69/II uyarınca “sınırlı aynî hak sahibi” sıfatıyla yararlanan kişilerin “yapı eserinin bakımındaki eksikliğe dayalı olarak ortaya çıkan zararların tazmininden” yapı eseri maliki ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlendiğini, dolayısıyla ilgili emtiaya gelen zararların doğumuna veya miktarının artmasına “liman tesislerinin bakım ve muhafazası” ile ilgili eksikliklerin sebebiyet vermesinden dolayı 1 numaralı davalının da Müvekkilin sigortalısına karşı, yukarıda atfı yapılan TBK md.49, TBK md. 561, TBK md. 572. Maddeleri dışında TBK m. 69 hükmü gereği de sorumlu olacağını, bu sebeple, 1 numaralı davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği'nin limanda zarar gören emtialar dolayısıyla hak sahiplerine karşı kusursuz sorumlu olduğunu, 2 numaralı davalı ... Sigorta A.Ş. meydana gelen zarardan Türk Ticaret Kanunu'nun 1473.madde uyarınca 1 numaralı davalı ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş'nin sorumluluk sigortacısı olması sebebiyle sorumlu olduğunu, 3 numaralı davalı TCDD limandaki yapısal sorunlardan dolayı (limanın depreme dayanaklı şekilde veya dayanıklı bir yere yapılmaması, limandaki yangının nedeni ve limanının deprem açısından emniyetli olmaması vb.) limandaki sigortalıya ait emtiaya gelen zarardan TBK md. 69/I maddesi uyarınca bina sahibi olarak kusursuz sorumluğu bulunduğunu, 4 numaralı davalı ...'a İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş'nin taşıyan olup Türk Ticaret Kanunu'nun 1178. maddesi uyarınca kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğunu, hem de hasarın, eşyanın kendi hakimiyetlerinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, hal böyle iken, 4 numaralı davalı ...'a İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş.'nin de TTK md.1178/1-2 uyarınca sorumluluğu bulunduğunu, müvekkil şirketin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, bununla birlikte ibraname ile de TBK m.183 gereğince de "akdi halef" sıfatına haiz olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/2109 E. dosyası ile başlattıkları takibe davalılar/borçlu tarafından yapılmış olan itirazın haksız olduğunu, tamamen kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını belirterek haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takibin haksız şekilde durmasına neden olan davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacının, ... numaralı konteynerlerin ve içerisindeki yükün ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklediği süreçte 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında çıkan yangın sebebiyle hasar gördüğünü, konteynerlerin bu sırada taşıyan olarak hareket eden ...'a izafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş.'nin hakimiyet alanında bulunduğunu ve taşıyanın TTK 1178 md. Uyarınca kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, bu sebeple doğan zarardan sorumlu olduğunu öne sürerek hasar dosyasıyla dava dışı sigortalısı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye yaptığı ödemenin müvekkillerinden rücüen tazminini talep ettiklerini, haksız davaya ilişkin cevaplarında Tük Mahkemelerinin uyuşmazlığı görmeye yetkili olmadığını ve uyuşmazlığa Türk Hukukunun uygulanamayacağını, dava konusu taşıma için taşılan ... ...(taşıyan) adına acentesi ... (...) L.T.D.'tarafından ... numaralı konşimentonun düzenlendiğini, TTK 1237/1 md. Uyarınca taşıyan ile konşimento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konşimentoya tabi olduğunu, konşimentonun hüküm ve koşulları uyarınca Amerika Birleşik Devletleri dışında gerçekleşen tüm taşımaların İngiliz hukukuna tabi olacağı ve bu taşımalardan doğan tüm uyuşmazlıkların Londra Yüksek Mahkemeleri önünde görüleceğini, uyuşmazlığa konu taşımadaki yükleme limanı, yükleten, taşımanın uluslararası sularda (...'den ...- Türkiye'ye kadar) gerçekleştiğini ve taşıyanın yabancı olduğu dikkate alındığında uyuşmazlıkta yabancılık unsurunun bulunduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığı görmeye yetkili mahkemenin belirlenmesinde Türk Mahkemelerinin Milletlerarası yetkisine ilişkin kuralların uygulanması gerektiğini, konşimentoya ilişkin hüküm ve koşullar ile konşimento tahtında öne sürülen tüm talepler bakımından Londra Yüksek Mahkemeleri'nin yetkili kılınmış olup Türk Mahkemeleri huzurundaki dava bakımından milletlerarası yetkiye haiz olmadığını, yine konşimentoya bağlı doğan tüm taleplerin çözümlenmesinde İngiliz hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını, bu bağlamda uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın müvekkili bakımından öncelikle yetkisizlik sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, savunmalarının Türk hukuku çerçevesinde sunulacak olup mahkememizce yabancı hukukun uygulanmasına karar verilmesi halinde söz konusu yabancı hukuka göre savunmalarını değiştirme ve genişletme haklarının saklı bulunduğunu, müvekkilin pasif husumet ehliyetine haiz olmadığını, TTK 150. Md. Uyarınca acentelere karşı ancak müvekkilleri için aracılıkta bulunduklarını ya da yaptıkları sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı izafeten dava açabileceklerini, konşimentonun taşıyan adına taşıyanın İsrail'deki acentesi ... ...(...) Ltd. tarafından düzenlenmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı sigorta şirketinin sigortalı ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş firmasının alıcısı, dava dışı ... göndericisi olduğu emtianın İsrail Türkiye denizyolu taşıması ... ile gerçekleştirilmiştir. ... Gemi Acenteliği A.Ş konşimentoda yer almadığı gibi konşimentoda bu firmanın taşıma ile ilgisini ortaya koyan herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu firmanın taşıyıcının acentesi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil ibraz edilmemiştir. Konişmentoda ...'nın acentesi olarak ... (...) LTD yazılı olduğu görülmüştür. İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması yasal bir zorunluluktur. Fakat somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu donatana izafeten bu şirkete yapılan ödeme emri tebliği geçerli değildir. Davalı borçlu donatana ödeme emri tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılma koşulları oluşmadığından ödeme emrinin geçersizliği nedeni ile davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile;... Gemi Acenteliği A.Ş. ... Lıne'ın acentesi olduğunu, takip borçlusu ...'nin Yurtdışında Mukim Olması Nedeniyle Ödeme Emri Ttk Md. 105 Gereği Acentesi ... Gemi Acenteliği AŞ'ye tebliğ edildiğini, icra takibine ... A İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış bir itiraz bulunduğunu, dava konusu icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ... Gemi Acenteliği A.Ş'nin ...'nin acentesi olmadığına yönelik net, açık ve kesin herhangi bir ifade bulunmadığını, davalı, borca itiraz dilekçesini ... A izafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş. adına sunmuş olup söz konusu dilekçe yine aynı sıfatla vekaleten imzalandığını, ... Gemi Acenteliği A.Ş.'nin ...'ı izafeten temsil ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, icra takibi acenteye doğrudan yöneltilmediğini, acente dosyada tek başına borçlu sıfatıyla yer almadığını, acentenin taşımaya aracılık etmesi sadece Konşimentoda İmzasının Bulunması ile ispatlanmak zorunda olmadığını, ... Gemi Acenteliği AŞ, ...'nin Genel Acentesi Olup, Söz Konusu Taşımaya Aracılık ettiğini, Konşimento yurt dışında düzenlenmiş Olup Tahliye Limanı ... olduğunu, dava Konusu Konşimentonun Taşıyanın Türk Acentesi Tarafından İmzalanmış Olmasının imkansız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından taşıma esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalanan dava dışı sigortalıya ait polypropilene capilene emtiasının konteyner içerisinde ... Limanı'nda beklemekteyken meydana gelen 06/02/2023 depremi ve sonrasında çıkan yangın sonucu emtianın tamamen zayi olduğunu, zarar gören sigortalıya ödeme yapıldığını ve işbu tazminatın zarara sebep olan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise müvekkili şirketin konşimentoda adının bulunmadığını, acente sıfatının bulunmadığını, bu sebeple husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca konşimentodaki yetki şartı sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığını, Londra Yüksek Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda; her ne kadar mahkemece usulüne uygun bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; ibraz edilen konşimentonun 29.maddesindeki yetki şartına göre uyuşmazlık halinde İngiliz hukukunun uygulanacağı ve İngiltere Londra Yüksek Mahkemesi'nin yetkili olacağının karalaştırıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisine ilişkin olmadığı ve yabancı tacirin Türkiye'deki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu, TTK'nın 105/2. maddesinin taşıyıcıya izafeten acente tarafından veya acente aleyhine açılacak davalarda uygulanacak olmasına ve milletlerarası tahkim merciince acente aleyhine doğrudan hüküm kurulması halinde bu kararın tenfizi yönünde dava açılması aşamasında acente bakımından tenfiz şartlarının ayrıca değerlendirileceği(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1544 Esas, 2025/6907 Karar sayılı kararı), yine 6100 sayılı HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması şartının diğer genel ve özel dava şartlarından önce incelenmesi gerektiği, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın milletler arası yetki şartı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile red kararı verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla Dairemizce istinafa konu kararın resen kaldırılmasına, davanın milletler arası yetki şartı sebebiyle usulden reddine, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/93 esas 2026/89 karar sayılı kararının RE'SEN KALDIRILMASINA, 4- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, b)-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, ç)-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, d)-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya İADESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcının peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince yatıran tarafa İADESİNE, 5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır