İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/747 E. 2026/590 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/747
- Karar No
- 2026/590
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/747 Esas KARAR NO :2026/590
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/10/2025
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas, 2026/... Karar Sayılı Dava Dosyası
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/10/2025 KARAR TARİHİ:26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalılar tarafından 30.01.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 5. Sk. No:56 .../... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi davacı şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 3.151,75-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 3.151,75-TL hasar bedeli ile 329,67-TL işlemiş faiz olarak toplam 3.481,42-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, Birleşen dosyada Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 06.05.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 381. Sk. No:24 .../... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.510,41-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul ... Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ise de Davalılar borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, Davalıların ... ... Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 2.000,89-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Pet.Harf.İnş.Nak.Tem.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı davalı şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu da bulunmadığını, davalı firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda davalı tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de davalı firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, ... lokalleri 200-05, 100-05 AP Kablo 04 FO/Y ve 06 FO/Y (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli, 2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, Ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir menhol belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan Menhol yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp ... bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep etmiştir. davalının İstanbul 28.İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddini, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; işbu hasar ve hasarın meydana gelmesinde davalı idarenin kusuru olduğu iddiasının yargılamayı gerektirir bir iddia olması nedeniyle davacının icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ve bu nedenle davalı idare aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine yönelik açıklamaları kabul edilemeyeceğini, davacı şirket tarafından tek taraflı olarak oluşturulduğu anlaşılan, içeriğinin ne olduğu, hangi teknik araştırmalar sonucu hazırlandığı belirsiz olan, araçtaki zarar kalemlerinin nasıl oluştuğu belirsiz olan hasar dosyası üzerinden davalı idarenin borçlu olduğu sonucuna varılarak icra takibi başlatılması haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ortada davalı idarenin de dahil olduğu bir hasar tespiti bulunmadığını, dolayısıyla ortada muayyen ve likit bir alacak da bulunmadığını, bütün bu nedenlerle davalı idarenin soyut bir takım iddialarla başlatılan icra takibi ve ödeme emri nedeniyle ödeme yapması düşünülemeyeceği ortada olduğunu, bu nedenle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talepleri haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bilakis hasarın meydana gelmesinde davalı idarenin hiçbir kusuru olmamasına karşın aleyhine icra takibi başlatılması kötüniyetlidir ve bu nedenle davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, davacı aleyhine, davalı idare lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini davanın; davalı idarenin iddia olunan hasarın meydana geldiği adreste davalı idarenin hiçbir çalışması olmaması ve bu nedenle kusur izafe edilemeyeceği açık olması ve zamanaşımı itirazları dolayısıyla husumet yokluğu ve davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddini, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararla ilgili olarak kusur araştırması ve hesaplama yapılması açısından bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılmasını, mevzuata uygun olarak gerekli önlemleri almayan davacının kendi kusurundan mütevellit olarak ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davalı ... Pet.Harf.İnş.Nak.Tem.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zarar ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, Davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olduğunu, davacı şirket, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkil idareden talep edemeyeceğini, davanın reddine,davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davalı ... vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; hasar adresi ... olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu olayda yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkil idare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olup bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, söz konusu adreste idare personelinin herhangi bir çalışması olmadığını, davanın idaremize yöneltilmesi kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, davacı eğer adreste bir çalışma var ise bu çalışmanın idaremiz tarafından yapılmadığını bilmekte olup dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanı ortadan kalkacağını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, eğer herhangi bir çalışma yapılmış ise de idaremizin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ... ... Daire Başkanlığı yazısında ilgili adreste kazı çalışmasını , ... petrol hafri. inş. nak. temz. ith. ihr. san ve tic. A.Ş firması tarafından yapıldığı açıkça belirtildiğini, davacı ...'ın söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, dava usule ilişkin sebeplere göre reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmetmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişinin 18.05.2026 tarihli raporunda özetle; Davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, Altyapı Kazı Ruhsatı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; Davalı ... Yüklenici firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında Davacı ... ... A.Ş.’nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, Davalı ... yüklenicisi firmanın meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, Dosya münderecatındaki belgelerden; Davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle Davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, Davacının takip dosyaları ile Davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, Davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda davacı şirketin; 2025/747 Esas sayılı dosyasında (İstanbul ... Dairesi 2023/... Esas) talep edilebilecek olan tutarın 465,94 TL Asıl Alacak, 48,74 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 514,68 TL olduğu 2025/... Esas sayılı dosyasında (İstanbul ... Dairesi 2023/... Esas) talep edilebilecek olan tutarın 267,16 TL Asıl Alacak, 18,30 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 285,46 TL olduğu, Davacı tarafından malzeme ve montaj bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda davacı şirketin; 2025/747 Esas sayılı dosyasında (İstanbul ... Dairesi 2023/... Esas) talep edilebilecek olan tutarın 3.013,89 TL Asıl Alacak, 315,24 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 3.329,13 TL olduğu, 2025/... Esas sayılı dosyasında (İstanbul ... Dairesi 2023/... Esas) talep edilebilecek olan tutarın 2000,89 TL Asıl Alacak, 137,05 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 2.137,94 TL olduğu, bildirilmiştir. DELİLLER: -İstanbul ... Müdürlüğünün 2023/... ve 2023/... Esas sayılı icra dosyası. -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların verdiği zararın tazmini için açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki dava ve birleşen dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, İstanbul ... Dairesinin 2023/... Esas ve 2023/... Esas sayılı takip dosyaları, dağıtım tesislerine verilen hasar tutanakları, hasar süreci bilgilendirme formları, altyapı kazı ruhsatları, fotoğraflar, tarafların sunduğu teknik belgeler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Uyuşmazlık; davaya konu kazı çalışmalarında davalıların hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının altyapısında meydana gelen zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, zarar kalemlerinin kapsamı, icra takiplerine yapılan itirazların haklı olup olmadığı ve tarafların icra inkâr ile kötü niyet tazminatı taleplerinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Öncelikle davalı ... vekilince ileri sürülen görev, yetki ve husumet itirazları değerlendirildiğinde; dava, idari işlem veya idari yaptırımın iptaline ilişkin olmayıp, davacıya ait elektrik dağıtım tesislerine üçüncü kişi konumundaki davalıların yürüttüğü altyapı çalışmaları sırasında verilen zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takiplerine yönelik itirazların iptaline ilişkindir. Uyuşmazlığın temelini haksız fiil hükümlerine dayanan özel hukuk ilişkisi oluşturduğundan, adli yargı görevli olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve yetkilidir. Ayrıca dosya kapsamındaki belgelerden kazı çalışmalarının ... adına yüklenici şirket eliyle yürütüldüğü anlaşılmakta olup, zarar gören üçüncü kişinin zarar nedeniyle iş sahibi ile fiili gerçekleştiren yükleniciye birlikte husumet yöneltmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalıların görev, yetki ve pasif husumet itirazları yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun’un 50. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olup, 51. madde uyarınca tazminatın kapsamı olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir. Mahkememizce alınan 18.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamındaki dağıtım tesislerine verilen hasar tutanakları, fotoğraflar, altyapı kazı ruhsatları, hasar süreci bilgilendirme formları ve diğer teknik belgeler incelenmiş; davaya konu her iki olayda da davalı ... yüklenicisi tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında davacıya ait elektrik şebekesi altyapısına zarar verildiği, çalışmaların gerekli nezaret altında yürütülmediği, bu nedenle meydana gelen hasarlarda davalı yüklenici firmanın kusurlu olduğu, davacı altyapısının mevzuata aykırı tesis edildiğine ilişkin herhangi bir somut teknik bulguya rastlanmadığı ve davacıya kusur yüklenemeyeceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamındaki teknik belgelerle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davalılar, kazı çalışmalarının davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı dâhilinde yapıldığını, kazı öncesinde şematik plan, saha tutanağı ve krokinin davacı yetkilisince imzalandığını, davacı altyapısının standart derinlikte bulunmadığını ve bu nedenle kusurun davacıya ait olduğunu savunmuşlardır. Ancak kazıya ilişkin izin veya koordinasyon verilmiş olması, kazı sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi altyapıya zarar verilmesi halinde zarar verenin hukuki sorumluluğunu da kaldırmaz. Kazı faaliyetini gerçekleştiren yüklenicinin mevcut altyapıyı koruyacak tedbirleri alma yükümlülüğü devam etmektedir. Bilirkişi incelemesinde de davacı altyapısının mevzuata aykırı döşendiğine veya davacının zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir teknik tespit yapılamamıştır. Bu nedenle davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalılar ayrıca davacının yalnızca kendi personelince düzenlenen hasar tutanaklarına dayanarak talepte bulunduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada bulunan hasar tutanakları tek başına değerlendirilmemiş; bunlar fotoğraflar, arıza kayıtları, kazı ruhsatları, hasar süreci belgeleri ve bilirkişi incelemesi ile birlikte incelenerek sonuca ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından sunulan belgelerin teknik inceleme ile doğrulandığı ve zararın ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği zarar bakımından alternatif hesaplamalara yer verilmiştir. İlk hesaplamada yalnızca malzeme bedeli esas alınmış, ikinci hesaplamada ise malzeme ile montaj giderleri birlikte değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki deliller ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması birlikte değerlendirildiğinde, davacının doğrudan ve somut şekilde ispatlanan gerçek zararını talep edebileceği, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, ayrıca “dağıtılamayan enerji bedeli” ile “eşik kesinti süresi aşımı bedeli” gibi dolaylı zarar niteliğindeki kalemlerin haksız fiil sorumlusundan istenemeyeceği anlaşılmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporundaki yalnızca malzeme bedelini esas alan hesaplamaya itibar edilmiştir. Bu kapsamda; asıl dava yönünden davacının İstanbul ... Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında 465,94 TL asıl alacak ile 48,74 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 514,68 TL, birleşen dava yönünden ise İstanbul ... Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında 267,16 TL asıl alacak ile 18,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 285,46 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, bu hesaplamalar dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından bu miktarları aşan talepler ise usulüne uygun ve yeterli delillerle ispatlanamadığından reddedilmiştir. Asıl ve birleşen dava yönünden davalı borçluların icra takiplerine yaptıkları itirazların yalnızca yukarıda belirtilen miktarlar yönünden haksız olduğu, bu nedenle itirazların bu miktarlar itibarıyla iptaline ve takiplerin belirtilen tutarlar üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkâr tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmakta olup zarar miktarı, kusur oranı ve talep edilebilir zarar kalemleri ancak teknik bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebilmiştir. Takip tarihi itibarıyla alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olmadığından İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde öngörülen icra inkâr tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davalıların kötü niyet tazminatı talepleri yönünden ise; davacının dava açmakta haklı nedeninin bulunduğu, dosya kapsamındaki teknik belgeler ve bilirkişi raporu ile davalıların kazı çalışmaları sırasında davacı altyapısına zarar verildiğinin sabit olduğu, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyet veya ağır kusur bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davalıların kötü niyet tazminatı istemlerinin de koşulları oluşmamıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... Dairesinin 2023/... Esas ve 2023/... Esas sayılı takip dosyalarına yapılan itirazların bilirkişi raporunda belirlenen ve hüküm altına alınan miktarlar yönünden iptaline, takiplerin bu tutarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, alacağın haksız fiilden kaynaklanması ve takip tarihinde likit nitelikte bulunmaması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalıların kötü niyet tazminatı istemlerinin de yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; a)Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 465,94 TL Asıl Alacak, 48,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 514,68 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak niteliği itibari haksız fiile dayandığı nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harç mahsup edilerek kalan 116,60-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 514,68-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.039,46-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.275,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 3.078,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 947,10-TL'nin davalılardan, 3.752,90-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, b)Birleşen 2025/... Esas sayılı dosyasında Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine ... ... Dairesi 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 267,16 TL Asıl Alacak, 18,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 285,46 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak niteliği itibari haksız fiile dayandığı nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harç mahsup edilerek kalan 116,60-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 285,46-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.715,43-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere üzere toplam 92,50-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 13.20-TL'lik kısmının davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 656,30-TL'nin davalıdan, 3.943,70-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/06/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır