Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1046 E. 2026/1109 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1046
- Karar No
- 2026/1109
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1046 - 2026/1109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1046 KARAR NO : 2026/1109
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 15/05/2026 NUMARASI : 2026/428 Esas - (Derdest)
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN (DAVACI) : VEKİLİ : Av.
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN (DAVALI): 1-
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN (DAVALI): 2-
DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 02/07/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/07/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden (davacı) vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/11/2025 tarihinde, işleteni... ve sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile...Caddesini takiben ... istikametinde seyir halinde iken, Cadde kavşağında bulunan yaya geçidi üzerinde, karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini belirterek, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin maddi zararının tespiti mümkün olmadığından maddi zararlara ilişkin taleplerini HMK'nın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, 100.-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.-TL bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 300.-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 25/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin maruz kaldığı elem ve ızdıraptan kaynaklı uğradığı manevi zarara istinaden 2.000.000.-TL'nin 25/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve işleteni...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yasal düzenlemeler ve yüksek mahkemenin konuya ilişkin emsal kararları gereğince, bu aşamada manevi tazminat talebi yönünden şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin davalı araç sürücüsü ... ve işleteni... hakkında kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebileceği, bu açıklamalara göre ihtiyati haczin "Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması" olduğunu, alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığına ilişkin hastane kayıtları ve diğer deliller dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın, yasal düzenlemeler ve yüksek mahkemenin konuya ilişkin emsal kararları gereğince kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, bu aşamada manevi tazminat talebi yönünden şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin davalı araç sürücüsü ... ve işleteni... hakkında kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Talep, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli olarak açılan manevi tazminat yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Hukukumuzda, geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında olan ihtiyati haciz İİK'nın 257 ve devamı maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır (Kuru, Baki (2019) İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra İflas Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara, s.350.). İcra İflas Kanunu'nda, ihtiyati haczin koşulları (İİK' m. 257), ihtiyati haciz kararının verilmesi usul ve yöntemi (İİK m. 258), ihtiyati hacizde teminat (İİK m. 259), ihtiyati haczin muhtevası (İİK m.260), ihtiyati haciz kararının icrası (İİK m. 261), ihtiyati haciz kararına itiraz ve istinaf (İİK'nın 265), ihtiyati haciz kararının kaldırılması (İİK m. 266) ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi, ihtiyati haczin muhtevası ve infazı, itiraz, itirazın kaldırılmasına yönelik talepler ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. İİK’nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." denilmiş, İİK'nın 258. maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50'nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." denilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının borçlu ile aralarındaki hukuki ilişkinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Manevi tazminata ilişkin olarak, manevi tazminat kişinin kişilik haklarının ihlali, bu kapsamda huzur, güvenlik, sağlık ve benzeri haklarının saldırıya uğraması halinde miktarının, kapsamının ve koşullarının hâkimin takdirine bağlı olarak belirlendiği, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok sübjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığı, bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması koşulu sağlanamadığına ilişkin hukuki görüşler mevcut ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.11.2022 tarih ve 2022/8964 Esas - 2022/15530 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair İlamında; “Haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davalarda, zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, buradaki muacceliyet kavramının, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamında olduğu, borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağının düzenlendiği, haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığı, haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğu” belirtilmekte olup, manevi tazminat koşulları yönünden ihtiyati haciz koşullarının mevcut olup olmadığının irdelenmesi gerekmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı araç sürücüsünün karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı ve doktor raporları ile diğer belgelerden anlaşılmakta olup, bu belgelerin alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak nitelikte olduğu, somut olayda yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği gözetilerek 2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin, davanın mahiyeti ve ölçülülük ilkesi de değerlendirilerek, 200.000,00 TL tutar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, ilk derece mahkemesi tarafından verilen 15/05/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilerek, takdiren 200.000,00TL alacak için ihtiyati haciz talebinin kabulüne, ihtiyati haciz kararı verilen 200.000,00TL alacağın %15’i oranında teminat alınmasına karar vermek gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle I-İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2026 tarih, 2026/428 Esas - (Derdest) sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin talebinin KABULÜ İLE, 200.000,00 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere davalılar... ve ...’ın menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi kabil ve borca yeter miktardaki kısmının İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE, 2-İİK’nın 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren (ihtiyati hacze konu tutarın %15'i tutarında 30.000,00TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) tutarında nakit yahut kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak TEMİNAT ALINMASINA, 3-İhtiyati haciz kararının teminatın yatırılmasını müteakip ihtiyati haciz talep eden vekiline tevdiine, 4-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin teminatın iadesi de dahil olmak (şartları oluştuğunda) üzere ilk derece mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE, 5-İİK'nın 261. maddesinin amir hükmü uyarınca, kararın infazı için Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün yetkili kılınmasına, 6-Kullanılmayan gider avansı olması halinde ihtiyati haciz talep edene (davacı) iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İhtiyati haciz talep eden (davacı) tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
III-İhtiyati haciz talep eden (davacı) tarafından istinaf incelemesi için yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.870,00 tebligat, posta, fotokopi gideri olmak üzere toplam 3.872,00 TL istinaf yargılama giderinin aleyhine ihtiyati haciz istenenler (davalılar) ... ve ...’dan alınarak ihtiyati haciz talep edene (davacıya) verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.