Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1090 E. 2026/1132 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1090
Karar No
2026/1132
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1090 KARAR NO : 2026/1132

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/02/2026 NUMARASI : 2024/625 Esas - 2026/78 Karar

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - (e-tebligat)

DAVALI : 1-... - ... ...

DAVALI : 2-... - ... ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/07/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın 14.12.2023 tarihinde, saat 17:10 sıralarında,...lçesinde seyir halinde iken davalı ...'a ait, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde, davalıların sorumluluğundaki ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davaya konu trafik kazasında müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini ve aracın uzun bir süre onarımda kaldığını, müvekkilinin söz konusu kaza sonrasında aracın onarımda kaldığı süre boyunca aracını işletmek için yerine ikamesini tesis etmek zorunda kaldığını, dolayısıyla zarara uğradığını, ayrıca müvekkiline ait aracın, taşımacılık yaptığını, bu nedenle müvekkilin zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, davalıların sorumluluğundaki aracın haksız fiili sebebiyle müvekkilinin uğradığı araç mahrumiyeti zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL’nin 14.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı aracının kaç gün onarımda kaldığını, ikame aracın kendisine olan maliyetini bilebilir durumda olduğunu, bu durumda davacının belirsiz alacak davası açmada herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını bildirerek, davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, davacı yanca haksız şekilde ikame edilen davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edildiği, buraca verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, arabuluculuğa müracaat edildiğine dair herhangi bir emarenin dava dilekçesinden anlaşılamadığı, bu hali ile 6325 sayılı Yasa'nın 18/A ve 18/B maddeleri uyarınca özel dava şartı niteliğindeki bu husus yerine getirilmeden açılmış olan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili adına dava konusu uyuşmazlık nedeniyle 11/03/2026 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 24/04/2026 tarihinde düzenlenen son tutanak ile arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, arabuluculuğa ilişkin eksiklik yargılama sırasında giderildiğinden davanın usulden reddedilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmeden, arabuluculuk sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılmasından davanın reddine karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 08/12/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesinde; "Bu Kanun'un 4'üncü maddesinde ve diğer Kanun'larda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü yer almaktadır. Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemelere göre, 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Somut olayda; davacı vekili tarafından 08/03/2024 tarihli dilekçe ile eldeki davanın açıldığı, kazaya karışan araçların ticari nitelikte (otobüs) olduğu, yerel mahkemece dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığından bahisle 03/02/2026 tarihinde dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinden sonra davacı tarafça 11/03/2026 tarihinde arabulucuya başvurulduğu anlaşılmış olup, yerel mahkemece arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak karşılandığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... ... Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1090, K. 2026/1132, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1090-e-2026-1132-k-d6e14bfcb376