Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1242 E. 2026/1559 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1242
Karar No
2026/1559
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1242 - 2026/1559 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1242 KARAR NO : 2026/1559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2024 NUMARASI : 2023/344 E. - 2024/214 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Markanın Hükümsüzlüğü)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2024 tarih ve 2023/344 E. - 2024/214 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin terlik-ayakkabı tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiğini, davalıya ait 2021/ 165901 sayılı "..." ibareli 12. ve 35. sınıf mal ve hizmetleri bakımından yapılan marka başvurusu ile davacıya ait "..." esas ibareli markaların görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan karıştırabileceğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 kapsamında mal ve hizmetlerin benzerliği şartının gerçekleştiği halde 12. sınıf mal ve hizmetler bakımından davacının itirazının reddedildiğini, "..." ibaresinin T/02171 sayı ile tanınmış marka olarak da tescilli olmasına rağmen 30.05.2023 tarihli 2023-M-6426 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerleme Kurulu'nun (YİDK) kararında karıştırılma ihtimaline ilişkin yapılan değerlendirmede tanınmışlık itirazlarının yerinde bulunmadığını, davalının tescil ettirmek istediği "..." markasının davacı markasının bir serisi izlenimi uyandırarak haksız kazanç elde edileceğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,30.05.2023 tarihli ve 2023-M-6426 sayılı YİDK kararının iptaline, davalının marka başvurusunun tesciline karar verilmesi halinde hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirketin 22.11.2021 tarihinde 12. ve 35. sınıf emtiaları içeren "..." ibareli 2021/165901 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğu, dava konusu 12.sınıftaki emtialar ile davacının itiraza mesnet markalarının 25. sınıfta kapsadığı "giyim eşyaları" ve 18. sınıfta kapsadığı "deri ve deriden mamul eşyalar" ile bu malların 35. sınıfta toptan veya perakende satışı hizmetlerinin birbirini ikame etmeyen, birbirini tamamlamayan, birlikte kullanılmayan, aynı ihtiyacı gidermeyen, dahil oldukları sektör, üreticileri, üretim yerleri ve metodları, üretimlerinde kullanılan hammadde ve malzemeler, tedarikçileri, dağıtım kanalları, satış noktaları farklı olan, karakteristik özellikleri itibariyle benzerlik barındırmayan, tamamen farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığı, ancak dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 12. sınıftaki emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet 2019/116039, 2019/126239 ve 2019/93726 sayılı markaların kapsamlarında yer alan 35. sınıftaki 12. sınıf emtiaların satışı hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu, başvuru markasının esas unsurunun "..." ibaresinden, itiraza mesnet davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştukları, "..." ve "..." ibarelerinin her ikisinin de dört harften oluştuğu, markaların ilk iki ve son harflerinin aynı olduğu, sadece baştan üçüncü harflerinin farklı bulunduğu, markalar arasındaki tek harf farklılığının markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliği bertaraf edemediği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, SMK 6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin kabulü ile 2023-M-6426 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "..." ibareli markasının davacının itiraza mesnet markaları ile SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının itiraz mesnedi markaları çoğunlukla 25. sınıfta tescilli iken davalı dava konusu markasını 12. ve 35. sınıflarda tescil ettirmek istediğini, SMK 6/5. maddesindeki şartların oluşmadığını ve mahkemece bu hususun güçlendirildiğini, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı dava konusu başvuru markasının esas unsurunun "..." ibaresinden, itiraza mesnet davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, markalar arasındaki tek harf farklılığının markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliği bertaraf edemediği, taraf markalarının kapsamlarındaki emtialarında benzer olduğu, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, SMK 6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1242, K. 2026/1559, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1242-e-2026-1559-k-68ff74a43a7f