Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1568 E. 2026/2100 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1568
Karar No
2026/2100
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1568 KARAR NO : 2026/2100

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2022 NUMARASI : 2019/48 Esas - 2022/29 Karar DAVA : Trafik Kazası-Bedensel Yaralanma/Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/05/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, 500 TL kalıcı işgöremezlik gideri, 100 TL geçici işgöremezlik gideri, 100 TL bakıcı ve bakım gideri, 100 TL tedaviye bağlı giderlerden oluşan tazminat tutarının 19/08/2019 hasarı ret tarihinden itibaren işletenden ise 31/05/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile tahsiline, 40.000 TL manevi tazminatın davalı ....'tan 31/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, tedavi gideri ve geçici iş görmezlik tazminatının trafik poliçesi teminatı dışında olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı taleplerin reddine, davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılmasına, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; 31/05/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edilmesinin gerçeği yansıtmadığını, davacınında kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, davacının fahiş manevi tazminat talebinin reddine, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ceza dosyası, takip dosyası, hukuk dava dosyası, fotoğraflar, faturalar, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, keşif, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; 31/05/2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken davalılardan ....'ın sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı .... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve yüzde üç oranında daimi maluliyeti ile 3 ay süre ile geçici maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün mahkememizce takdiren %25 oranında, davalı araç sürücüsü ise asli derecede ve takdiren %75 oranında kusurlu bulunduğu, yargılama safahatında davacı tarafça maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği, yargılamaya davalı .... ve manevi tazminat talebi açısından devam edildiği, gerekçeleriyle Davanın maddi tazminat yönünden Feragat nedeniyle reddine, talep olmadığı için taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminat kaza tarihi olan 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek kararın bozularak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraflar istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle bedensel yaralanmaya dayalı maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat istemini feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili manevi tazminat tutarı bakımından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. 6098 Sayılı TBK'nun 54 ve 55.maddeleri gereğince bedensel zararların TBK'nun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. UYAP kayıtlarının incelenmesinde davacının 17/02/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50.maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak, bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Ayrıca, ölümle vekalet ilişkisi sona erer. Bu durumda izlenecek usul, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8710 esas 2022/15729 karar sayılı 29/11/2022 tarihli ilamında "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 55. maddesi “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmünü haizdir. Yine HMK’nın “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin d bendi ise “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması” şeklindedir. Dosya kapsamından ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının 20/12/2018 tarihinde yani Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sırasında vefat ettiği, adı geçen davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi hakkında hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece vefat eden davacının mirasçılarının usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." şeklinde açıklanmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 114/1. Fıkra (d) bendine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, dava şartı olarak öngörülmüş, 115/1. Fıkrası gereğince; dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun 27. Maddesi gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme haklarına sahiptirler. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nun 355. Maddesi gereğince re'sen gözetilmelidir. Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunla Değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-6) bendinde; "mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması”ve (a-4) bendinde " diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" hallerinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına, duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Tüm dosya içeriğine göre; Davacının karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında öldüğü anlaşıldığından mahkemece vefat eden davacının mirasçılarının usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların delilleri değerlendirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen bu husus yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat bakımından 6100 sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6), (a-4) bentleri ve 355. maddesi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin manevi tazminat tutarına yönelen istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında öldüğü anlaşıldığından mahkemece vefat eden davacının mirasçılarının usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların delilleri değerlendirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen bu husus yönünden KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/48 Esas - 2022/29 Karar sayılı, 13/01/2022 tarihli kararının manevi tazminat bakımından 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6), (a-4) bentleri ve 355. maddesi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı vekilinin manevi tazminat tutarına yönelen istinaf itirazının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davacının peşin yatırdığı 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi uyarınca 01/10/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1568, K. 2026/2100, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1568-e-2026-2100-k-a69010a4a77b