Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/992 E. 2026/1060 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/992
- Karar No
- 2026/1060
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/992
KARAR NO: 2026/1060
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/01/2025
NUMARASI : 2020/64 (E) - 2025/40 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/03/2019 tarihinde iki taraflı meydana gelen trafik kazasında davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracı ile davacı ... yönetimindeki ... plakalı araca yandan çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, düzenlenen trafik kazası kaza tespit tutanağında davalı ...'ın 8/8 kusurlu olduğunun rapor edildiğini, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinde 2019/1255 Esas sayılı açılan ceza davasında davalı ...'ın sanık olarak yargılanmakta olduğunu, kaza neticesi yaralanan davacının kaldırıldığı Marmara Üniversitesi Pendik Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza sonrası davalı ...'in ... poliçe numarasıyla ... sigortacısı davalı ... Sigortadan zararların tazmininin talep edildiğini, açılan ... sayılı hasar dosyasında sadece araç hasarı ödendiğini, tekrardan tedavi belgeleriyle epikriz belgeleri gönderilmek suretiyle 26/06/2019 tarihli dilekçeyle başvuru yapmalarına rağmen, 05/07/2019 tarihli cevap yazısıyla "yedi imzalı kalıcı rapor " olmadan ödeme yapılamayacağının söylendiğini, davacının tam malül durumda bulunduğunu, geçici ve kalıcı malüliyet tazminatı yönünden 10.000 TL tazminatı belirlenecek malüliyet oranı doğrultusunda hesaplanacak tazminatı, geceli gündüzlü (24 saat sürekli) bakıcı ücret masrafı yönünden 9.000 TL maddi tazminatı belirlenecek malüliyet oranına göre ileri doğru hesaplanarak tespit edilecek tutarı, dava tarihine kadar yapılmış yol gideri, tıbbi operasyon, tıbbi araç gereç ve ilaç, fizik tedavi vs. masrafları yönünden 2.000 TL, aynı kalemler yönünden ileriye dönük olası iyileşme masraf ve giderleri yönünden 3.000 TL olmak üzere toplam 5.000 TL tazminatı, ileriye dönük malüliyet ve giderlere dair tahmini tespitlerin saptanmasında belirsizlik yaşanması halinde sayın mahkemeden 6098 sayılı kanunun 75. maddesinde kendisine tanınan "2" yıl içinde hükmünü değiştirme hakkını saklı tutulmasını, davalı ... tarafından yapılan 360.000 TL avans ödemesinin hesaplanan tazminattan düşülmesini belirterek HMK 107. madde kapsamında şimdilik toplam 24.000 TL maddi tazminatın malik sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren ek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesini; sürücü malik davalı ... yönünden 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03/10/2024 tarihli dilekçesi ile kısmi iş göremezlik-sakatlık tazminatını 7.883.417,18 TL'ye, bakıcı giderini 9.971.864,10 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; açılan davanın bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile maddi tazminat talebi yönünden; 7.883.417,18 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 9.971.864,10 TL bakıcı gideri, 5.000 TL tedavi ve tıbbi araç gideri olmak üzere olmak üzere toplam 17.860.281,28 TL'nin kaza tarihi olan 31/03/2019 tarihinden itibaren davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... tarafından davacıya 20/02/2020 tarihinde poliçe limiti olan 360.000 TL ödeme yapıldığından davalı şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden; açılan davanın kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/03/2019 tarihinden itibaren davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'nin diğer davalı ...'nın ... sigortacısı diğer olduğunu ve meydana gelen trafik kazası zararının tazmini için hem sakatlık tazminatı hem de bakım tazminatı için ayrı ayrı poliçe limitleri dairesinde ödeme yapılması için talepte bulunduğunu, davalı sigorta şirketi ile herhangi bir anlaşma, feragat veya açıklama olmaksızın taraflarına 360.000 TL ödeme yaptığını, ödemenin poliçenin tamamını karşılamadığını, davalı sigorta şirketi ile bir anlaşmaya varılmadığını, yapılan kısmi ödeme hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadıklarını, bu hususların gözetilerek yerel mahkeme hükmünün bu yöne ilişkin kararının kaldırılmasını, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 31/03/2019 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı sigortadan sağlık gideri poliçesi kapsamında 360.000 TL almış olması gerekirken, alacağın anılan tarihte tahsil edilmemiş olmasında davacı tarafın hiç bir kusurunun bulunmadığını, aksi durumun bir alacağın her geçen gün borçlu lehine azaltılması anlamına geleceğini ve mülkiyet hakkı ihlali olacağını, kabul edilen tazminatın alacak kalemleri için yasal faize hükmedildiğini ancak faizin ticari faiz olması gerektiğini, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, eksik incelemenin söz konusu olduğunu 03/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde ise adli yardım başvuru sürecinde olması dolayısıyla harç yatırılmadığının beyan edildiğini ancak 24/09/2024 tarihli duruşma zaptının 2 nolu maddesinde bedel artırım dilekçesi sunulması ve harcın yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, kesin süreye uyulmaması halinde dava dilekçesindeki talepler üzerinden yargılamaya devam olunacağının ihtar edildiğinden süresi içinde harç yatırılmadığını, bu yüzden bedel arttırım talebinin de reddi gerektiğini, ...'ya ödeme yapılıp yağılmadığının tekrar sorulması gerektiğini, 14/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verilerek eksik inceleme yapıldığını, davacı tarafın talep ettiği yol gideri, tıbbi operasyon, tıbbi araç gereç ve ilaç, fizik tedavi vs. masrafları yönünden talep edilen 5.000 TL'lik talep ispat edilemediğinden raporlarda da bu hususta inceleme olmadığından talebin reddi gerektiğini, ayrıca Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora göre davacının kanında uyuşturucu madde etkisi bulunduğunu, bu sebeple kazaya uyuşturucu madde etkisi altında bulunan davacının sebebiyet verdiğini, tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının kaza tarihindeki işine ve asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine ilişkin belge bulunmadığından soyut yapılan hesaplama ve artırımların soyut rapor üzerinden kabule dair kararın kabul edilemeyeceğini, bakıcı gideri hesaplamasının yanlış olduğunu, davacının kaza tarihinden sonraki 1,5 yıl boyunca gayet sağlıklı ve ayakta olduğuna dair fotoğraflarının olduğunu ve mahkemenin bu durumu da incelemediğini, davacının beyanları üzerine fahiş miktarlı tazminata hüküm verildiğini, aktüerya bilirkişisinden rapor alınmasının talep edildiğini, sadece tazminat bilirkişisine dayalı rapor üzerinden bedel artırımı yapılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerin araçlar üzerinde inceleme yapmadan, somut kusur tespiti yapmadan, illiyet bağı kurulmadan, maddi bir inceleme yapılmadan ve hiçbir teknik bilgi içermeyen hazırladıkları raporun kabul edilemez olduğunu, davacının soyut beyanları ile kaza arasında bir illiyet bağının kurulduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptanmasına, raporların kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına, ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen iki seçenekli kusur raporuna istinaden, eldeki dosyada İlk derece mahkemesince İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda, önceki raporunda irdelenerek dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme alınmasının yerinde olmasına, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen maluliyet raporunun ve usulüne uygun yöntem ve veriler esas alınarak düzenlenen tazminat raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi karşısında artırılan bedele ilişkin harcın yatırılmamış olmasının yerinde olmasına, ... tarafından gelen yazı cevabına göre hesaplanan tazminatta tenzil gerektirecek bir miktar bulunmamasına, hesaplanan tıbbi gereç vs ilişkin giderlere yönelik takdir edilen 5.000 TL bedelin dosya kapsamına uygun olmasına, kazaya karışan araçların hususi olması nedeniyle hükmedilen faiz türünün yerinde olmasına, tarafların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, TBK'nin 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olmasına göre, tarafların bu hususlara ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ancak; TBK'nin 54. maddesi ile KTK'nin 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan sürekli bakıcı gideri ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle sürekli iş göremezlik zararı sakatlık ve ölüm teminatı ile ... poliçesi kapsamında olup, kalıcı bakıcı giderleri ve belgesiz tedavi giderlerinin poliçedeki sağlık giderleri teminatından karşılanması gerektiğinden, sigorta şirketince ödenen 360.000 TL poliçe limitinin, kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak sakatlık teminatı kapsamında kabul edilerek, hükmedilen sürekli bakıcı ve tedavi gideri yönünden de sağlık giderleri teminatı kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılan tarihten 8 iş günü sonrası olan 09/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde verilen karar hatalı olmuş, bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1-Davanın kabulü ile maddi tazminat talebi yönünden;
a)7.883.417,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 31/03/2019 tarihinden itibaren davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... AŞ'nin sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden; 20/02/2020 tarihinde davacıya poliçe limiti olan 360.000 TL ödeme yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
b)9.971.864,10 TL bakıcı gideri ve 5.000 TL tedavi ve tıbbi araç gideri olmak üzere olmak üzere toplam 9.976.864,10 TL'nin (davalı ... AŞ'nin poliçe limiti olan 360.000 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31/03/2019 tarihinden, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 09/07/2019 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
Manevi tazminat talebi yönünden;
Açılan davanın kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/03/2019 tarihinden itibaren davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Maddi tazminat yönünden;
a-)Alınması gereken 1.220.035,81 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.263,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.218.772,07 TL harcın (davalı ... AŞ'nin 23.327,86 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.263,74 TL harcın davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-)Davacı tarafından harcanan 793,70 posta ve tebligat gideri ve 12.218,56 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 13.012.26 TL yargılama giderinin (davalı ... AŞ'nin 257,09 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
ç-) TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
d-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'nin 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 786.602,81 TL vekalet ücretinin (davalı ... AŞ'nin 57.600 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat yönünden;
a-)Alınması gereken 3.415,5 TL karar harcının davalı ...'dan tahsiliyle Hazine'ye irad kaydına,
b-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 488,55 TL posta ve tebligat gideri davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.223.451,31 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026