Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/988 E. 2026/1011 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/988
Karar No
2026/1011
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/988 - 2026/1011 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/988 KARAR NO : 2026/1011

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2024/238 ESAS - 2025/484 KARAR

DAVACI : VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.09.2021 tarihinde müvekkili yaya ...'ün idaresindeki el arabası ile ... üzerinden ... istikametine seyir halinde iken, aynı istikamette seyreden dava dışı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dikkatsiz ve kontrolsüz seyir nedeniyle müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, beyin kanaması geçirdiğini, vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini,...Hastanesine kaldırıldığını, tedavisine ... Hastanesinde devam edildiğini, burada uzun süre yatarak tedavi gördüğünü, çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, kazaya kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi ve saati itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığını, 5684 sayılı Sigortalık Kanunu'nun 14/2-a ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi uyarınca, müvekkilinin uğradığı maddi zararlardan ...nın sorumlu olduğunu, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı ...na 19.10.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını, talep edilen belgelerin ikmal edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK 107. maddesi uyarınca, şimdilik 199.000,00TL kalıcı iş göremezlik, 500,00TL geçici iş göremezlik, 500,00TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 200.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19/11/2024 tarihli dilekçe ile; bedel artırım talebinde bulunmuş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 365.644,05TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 20.143,48TL'ye, bakıcı gideri tazminatı talebini 7.155,00TL'ye artırmıştır. Davacı vekili 09/04/2025 tarihli dilekçe ile; davasını ıslah etmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 430.000,00TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren dava dışı araç sürücüsü... ile davacı arasında edimli olarak uzlaşma sağlandığını, tarafların uzlaşmasının sonucu olarak davacı yanın tüm dava ve tazminat hakkından feragat ettiğini, işbu uzlaşma nedeniyle müvekkili şirkete yönetilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, zararların tazmini için zarar görenin dava yoluna başvurmadan önce ilgili sigorta şirketine başvurmak zorunda olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda gerekli belgelerin bulunmadığını, başvurunun geçersiz olduğunu, öncelikle tarafların kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının maluliyet oranının tespiti için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine uygun olarak rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, faiz isteminin mesnetsiz olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ZMMS sigortası bulunmayan araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle davacının %5 malul kaldığı, 6 ay iyileşme ve 2 ay bakıcı ihtiyacı süresinin bulunduğu, alınan bilirkişi raporuyla zarar miktarının belirlendiği, davalı ...'nın kaza tarihindeki trafik sigortaları poliçe limiti olan 430.000,00TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, davacı yanın davadan önce oluşan zararının tazmini için davalı yana 10/02/2023 tarihinde başvurduğu, başvurunun 13/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı yanın 24/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, alınan kusur raporuna göre dava dışı sürücü...'ın yeterli ve güvenli takip mesafesini koruyarak seyretmesi gerekirken aksine davranışla kazanın meydana gelmesinde asli düzeyde etkili olduğundan %100 oranında kusurlu olduğu, davacının tespit edilen bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu, tespit edilen kusur durumunun soruşturma aşamasında alınan kusur raporu ile de örtüştüğü, her ne kadar davacı ile dava dışı sürücünün 20.000,00TL karşılığı uzlaştığı anlaşılmışsa da, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa Mahkemesi'nin 26/7/2023 Tarihli ve E: 2023/43, K: 2023/141 sayılı kararı ile Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden davalı yanın dava açılamayacağı savunmasına itibar edilmeyeceği, alınan aktüer raporuyla davacının geçici iş göremezlik tazminatının 20.143,48TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 439.636,13TL ve bakıcı giderinin 7.155,00TL olduğu, kaza tarihindeki trafik sigortası limitlerinin sakatlanma ve ölüm teminatı için 430.000,00TL, sağlık gideri teminatı için 430.000,00TL olduğu, davacı vekilinin talep sonucunu limitlere göre artırdığı, sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında kaldığı, bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından; “DAVANIN KABULÜ İLE, 1-430.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun ZMMS sakatlanma ve ölüm teminatı poliçe limiti olan 430.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 2-20.143,48TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun ZMMS sağlık gideri teminatı poliçe limiti olan 430.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 3-7.155,00TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 24/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun ZMMS sağlık gideri teminatı poliçe limiti olan 430.000,00TL ile sınırlı tutulmasına,” karar verilmiş; karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, ancak kararda faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi, türünün de avans faizi olması gerektiğini, maluliyet ve hesap raporlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; eksik belge ile başvurulması nedeniyle başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, soruşturma aşamasında uzlaşma yapıldığını, bu nedenle dava açılamayacağını, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin belirsiz alacak davası olarak açılmasının doğru olmadığını, şirketin tek teminat limiti ile sorumlu olduğunu, limit aşılarak karar verildiğini, hükme esas alınan raporların karar vermeye elverişli olmadığını, kusur raporunun ATK’dan, maluliyet raporunun da içlerinde FTR uzmanı olan ATK’dan alınması gerektiğini, SGK’nın davaya dahil dilmesi gerektiğini, 1.65 teknik faize göre hesap raporu düzenlenmesi gerektiğini, bakıcı gideri yapıldığının belge ile ispatlanmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazminat talebine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava açılmadan önce davalıya başvurulduğundan başvuru dava şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. AYM’nin iptal kararı karşısında artık uzlaşma nedeniyle dava açılmayacağı savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan raporların dosya kapsamına, oluşa ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu anlaşılmıştır. Ancak; son Yargıtay uygulamaları uyarınca (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli, 2023/12431E., 2025/13675 K. sayılı ilamı; “…2- Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 430.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 430.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…”) sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararının sakatlık teminat limiti içinde, tedavi giderlerinin ve bu kapsamda bakıcı giderinin ise sağlık ve tedavi giderleri teminat limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tarihinde ZMMS limitinin sakatlık teminatından 430.000TL, tedavi gideri teminatından 430.000TL olduğu, yukarıda açıklanan son Yargıtay 4 HD görüşüne göre geçici işgörmezlik zararının da sakatlık teminatı limiti kapsamında karşılanması gerekmesi karşısında mahkemece bu ilkeler kapsamında davacının talep edebileceği zarar miktarı ve limit kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden limit aşılacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıdaki Yargıtay kararı ve ilkeler kapsamında davalı sigortanın limiti ve limitin kapsamı gözetilerek gerçek zarar ilkesi ve davalının limitle sınırlı sorumluluğu kapsamında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 08/05/2025 tarihli, 2024/238 Esas -2025/484 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/988, K. 2026/1011, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-988-e-2026-1011-k-034dcfb37af2