Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1454 E. 2026/1490 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1454
Karar No
2026/1490
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1454 - 2026/1490 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1454 KARAR NO : 2026/1490

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2024/375 Esas- 2025/485 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. : 2 - VEKİLİ : Av. : 3-

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı müvekkilinin yeğeni ...'nin ...den ... plaka sayılı aracı kiraladığını, 05.06.2023 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu, davalı Mevlüde'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığını, kaza sonucunda ... plakalı aracın kiralandığı ... tarafından Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/237252 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'nin, yeğeni olan dava dışı ... adına kiralanan araç sebebi ile ...e vermiş olduğu senede karşı, ...... Ltd. Şti. tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle 118.104,16 TL ödemek durumunda kaldığını, gerçekleşen kazada dava dışı ...'nin hiçbir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki malikinin davalı ..., sürücünün davalı ... ve sigorta şirketinin davalı ... A.Ş. olduğunu, dolayısıyla davalıların oluşan zarardan kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek, 05.06.2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin Ankara 3. Genel İcra Dairesi 2023/237257 E. Sayılı icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davada talep edilen alacak kaleminin davacının ve davalıların ticari işletmeleriyle ilgili olmadığını, her ne kadar işbu dava, davalılar arasında bulunan ... A.Ş.'ye yönetilmiş ise de ticari kazanç kaybı ZMMS kapsamı dışında kaldığından ticari kazanç kaybından doğan zararlardan Sigorta Şirketinin sorumlu olmadığını, dolayısıyla diğer davalılardan ve davacı yönünden dava tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmamakta olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, işbu davanın ikame edilebilmesi için arabuluculuk dava şartının gerçekleşmesi gerekmekte olup, aksi halde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/237252 E. sayılı icra dosyasına yaptığı ödemenin ne amaçla yapıldığının dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacının dilekçesinde hasar, zarar, kazanç kaybına ilişkin talepte bulunduğunu, ancak icra dosyasına ödenilen borcun ne amaçla ödendiğinin net olarak anlaşılamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, verilen senedin teminat senedi ve yapılan ödemenin ticari kazanç kaybına ilişkin yapıldığı düşünülse dahi davacının, aleyhine başlatılan icra takibine itirazda bulunmadığını, menfi tespit davası vb. herhangi bir dava açmadığını, ayrıca taraflarına ihbarda bulunulmadığını, kaza esnasında her ne kadar müvekkilinin alkollü olduğu tespit edilmişse de salt alkollü oluşunun müvekkilinin kusurlu olduğu göstermediğini, kaza sonucu meydana hasarın ve tamir süresinin bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davacının icra takibine karşı ödediği 118.104,16-TL borcun kazanç kaybına ilişkin olduğunun gerçeği yansıtmadığını ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini, istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, 05.06.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, yeğeni ...'nin kullandığı ... plakalı araçla, davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın çarpıştığını iddia ettiğini, davacının, bu kazada davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, davalı ...'in ise araç sahibi olması nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğunu, ayrıca davalı ... A.Ş.'nin de sigorta şirketi olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiğini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporu, kaza ile ilgili bilgileri içeren resmi belgeler olsa da, davalı ...'ın kırmızı ışıkta geçtiği ve alkollü olduğu konusunda yeterli delil niteliği taşımadığını, araç kiralama sözleşmesi ve kaza tarihi itibariyle araç kullanma yetkisine sahip olan kişinin kim olduğunun belirlenmesi gerektiğini, davacının Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/237257 E. sayılı icra dosyasına 118.104,16 TL ödemek zorunda kaldığını ve bu tutarın davalılardan rücuen tahsil edilmesini talep ettiğini, ancak davacının ödediği 118.104,16 TL tutarın nasıl hesaplandığını ve hangi zararlardan oluştuğunu açıkça belirtmediğini, ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının, dava dışı 3. kişi ... ile ... arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi nedeniyle ...'e senet vermiş olduğu, kiralama süresinde kaza meydana gelmesi nedeniyle ... tarafından senedin icraya konulması nedeniyle 118.104,16 TL ödeme yaptığı, kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsü ...'nin kusurunun bulunmaması nedeniyle yapmış olduğu ödemenin davalılardan istirdadı amacıyla eldeki davayı açtığı,4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı ,dosya arasına alınan icra dosyası ile kira sözleşmesinin incelenmesi neticesinde kira sözleşmesinde herhangi bir senetten bahsedilmediği, icra takibinde ise senedin kira sözleşmesi nedeniyle alındığına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, haksız fiil nedeniyle mal varlığında meydana gelen azalmayı talep yetkisi malike ait olup, davacının kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olmadığı, araçta meydana gelen zararı tazmin yönünden davacının halefiyetine ilişkin dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle; "davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil tarafından ödenen senet bedeli ile kaza sonucu oluşan hasar bedeli sayın mahkemece karşılaştırılmadan ve senedin araç kiralama nedeni ile araç kiralama firması olan ...Otomotive sorulmadan eksik inceleme sonucunu doğurduğunu, nitekim müvekkilin dava konusu olan bedeli icra tehdidi altında ödediğini ve daha sonrasında yeğeni olan ... ile aralarında alacağın temliki hususunda anlaşma yaptıklarını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, cebri icra tehdidi altında dava dışı 3. kişiye ödenen miktarın rucuen tahsili istemine ilişkindir. Bir davada sübjektif hakkı dava etme yetkisi yani dava hakkı kural olarak o hakkın sahibine aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/d maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak sayılmıştır. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişiler ve zilyet, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorundadır. Kiracının kiraladığı aracı malike aynen iade yükümlülüğü bulunduğu, aracı aldığı gibi eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmesi gerektiğinden aracın kiracısı sıfatıyla araçta meydana gelen hasar bedeli yönünden dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü gerekir. Somut olayda, dava dilekçesinde davacı “müvekkilinin yeğeni ...'nin ......den ... plaka sayılı aracı kiraladığını” ve “müvekkili ...'nin, yeğeni olan dava dışı ... adına kiralanan araç sebebi ile ...e vermiş olduğu senede karşı, ...... Ltd. Şti. tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle 118.104,16 TL ödemek durumunda kaldığını,” belirtmişse de, dosyada mübrez kira sözleşmesinde kiracı olarak “...”nin belirtildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 31. Maddesinde, “Madde 31-(1)Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.” denilmektedir. Mahkemece talep açıklattırılmalı, istinaf dilekçesi ekinde ibraz edilen temlik sözleşmesi değerlendirilmeli ve aracın onarılarak teslim edilip edilmediği araştırılmalı, tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak neticeye göre hüküm kurulmalıdır. Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/07/2025 tarihli 2024/375 Esas - 2025/485 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6.Genel İcra Dairesi'nin 2025/60019 Esas sayılı dosyasına depo edilen 11.627,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1454, K. 2026/1490, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1454-e-2026-1490-k-7090b78691d9