İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/447 E. 2026/822 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/447
Karar No
2026/822
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/447 Esas KARAR NO : 2026/822

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/05/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İdaremiz Şube Müdürlüğü hizmet alanı içerisinde bulunan ... İlçesi ... Caddesi üzerinde ... Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı işi kapsamında ... İnş. San. Ve Tic. A. ş. ve ... Yol İnş. Asfalt Taah. Ve Tic. İş ortaklığı tarafından 01.09.2019 tarihinde yürütülen çalışma esnasında İdareye ait ... Ø500 mm DF isale hattı üzerinde hasar meydana geldiğini, yapılan ihbar üzerine olay mahalline gidilerek iş emri düzenlendiğini ve gerekli onarım işlemlerinin İdare tarafından gerçekleştirildiğini, bu onarım çalışmaları neticesinde KDV dahil toplam 51.735,22-TL tutarında gider yapıldığını, oluşan hasar bedelinin ödenmesi hususunun davalı tarafa idarenin 18.09.2019 tarihli ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini, ancak yapılan tüm bildirimlere rağmen hasar bedellerinin ödenmediğini, müvekkil idare ...'nin 2560 sayılı kanun ile kurulmuş tüzel kişiliğe haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında tekel yetkisine sahip olduğunu, davalının sebep olduğu hasar nedeniyle İdarenin tabi olduğu mevzuat doğrultusunda zararı tazmin etme hakkının doğduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar verenlerin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalıların idarenin 788234 müracaat nolu hesap kartı gereği 47.040,58 TL asıl alacak ve 4.694,64 TL KDV olmak üzere ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'nin 38. maddesi uyarınca toplam 51.735,22 TL borcunun bulunduğunu, tazminata ilişkin zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 15.12.2025 tarihli son tutanak ile anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, davalıların ticaret şirketi olması ve haksız fiilin ... ilçesinde gerçekleşmesi nedeniyle HMK m. 16 gereğince İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu belirterek, 51.735,22 TL alacağın fatura tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın 01.09.2019 tarihinde meydana geldiğini, ... personelince düzenlenen hasar tespit tutanağı, 18.09.2019 tarihli ihtarname ve 13.09.2019 tarihli fatura ile davacının zararı ve sorumluları olay tarihinden hemen sonra öğrendiğini, 20.05.2026 tarihinde açılan davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde öngörülen iki yıllık nispi zamanaşımı süresini geçirdiğini, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının sadece kendi personeli tarafından düzenlenen tek taraflı tutanaklara dayandığını, müvekkil şirketin kusurunu veya hasara sebebiyet veren iş makinesi ile personeli gösteren hiçbir bağımsız delil bulunmadığını, hasar tespit tutanaklarının müvekkil şirketin kabulünü içermediğini, isale hattının zemindeki konumu, derinliği, projede işaretlenip işaretlenmediği, yer tesliminde altyapı bilgilerinin verilip verilmediği, yatay delgi güzergahının teknik kararı ve koruma tedbirlerinin standartlara uygunluğu gibi hususların araştırılmadan sorumluluk tespiti yapılamayacağını, davacı tarafın zarar ile müvekkil şirket arasında uygun illiyet bağını ispat edemediğini, talep edilen 51.735,22 TL tutarındaki hasar bedelinin malzeme gideri olan 2.900,44 TL, imalat giderleri olan 4.496,98 TL, zayi olan su bedeli olan 2.065,62 TL, işçi-usta giderleri olan 2.006,47 TL ve araç giderleri olan 1.586,72 TL kalemlerinden oluştuğunu, bu kalemlerin tamamının ...'nin iç hesap cetvellerine dayalı soyut ve tek taraflı veriler olduğunu, 47.040,58 TL ara toplamı ve 4.694,64 TL KDV tutarı üzerinden hesaplanan genel toplamın piyasa rayiçlerine uygunluğunun ve gerçekliğinin denetlenmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının zararın kesinliğini ve nedensellik bağını kanıtlayamadığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, kusur ve illiyet bağı ile zarar miktarının tespiti için keşif ve teknik bilirkişi incelemesi yapılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yol İnşaat.... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davanın davacı tarafça düzenlenen ve müvekkil şirket yetkili ile çalışanlarının imzası bulunmayan tek taraflı tutanaklara dayanılarak açıldığını, iddia edilen hasar esnasında hangi firma ve şahıs tarafından çalışma yapıldığının belli olmadığını, olayın meydana geliş şekline dair bilgi bulunmadığını, müvekkile herhangi bir bildirim yapılmadığını, iddia konusu zarar ile müvekkil şirket arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu ve somut bir hesaplamaya dayanmadığını, hesaplamaya esas kalemlerin piyasa rayiçlerine uygunluğunun bilirkişi incelemesiyle araştırılmasını talep ettiğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında davacının isale hattında meydana gelen hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemenin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce davaya konu olarak davacı kuruma müzekkere yazılarak hasar dosyası ve tüm ekleri celp edilmiş, davacı tarafça tespit ve onarım çalışmalarına ait bilgi, belgeler ve teknik raporlar ile hasara ilişkin fatura ve ödeme evraklarını sunmakla gelen müzekkere cevabı ve davacı tarafça sunulan tüm belgeler etraflıca incelenmiştir. Davacı vekili, ... İlçesi ... Caddesi üzerinde ... Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı işi kapsamında ... İnş. San. Ve Tic. A. ş. ve ... Yol İnş. Asfalt Taah. Ve Tic. İş ortaklığı tarafından 01.09.2019 tarihinde yürütülen çalışma esnasında davacıya ait ... Ø500 mm DF isale hattı üzerinde hasar meydana geldiğini, yapılan ihbar üzerine olay mahalline gidilerek iş emri düzenlendiğini ve gerekli onarım işlemlerinin İdare tarafından gerçekleştirildiğini, bu onarım çalışmaları neticesinde KDV dahil toplam 51.735,22TL tutarında gider yapıldığını, oluşan hasar bedelinin ödenmesi hususunun davalı tarafa idarenin 18/09/2019 tarihli ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini, ancak yapılan tüm bildirimlere rağmen hasar bedellerinin ödenmediğini beyan etmiştir. Davalılar vekillerince zamanaşımı definde bulunulmuş olup, dava haksız fiil sebebiyle açıldığından, davacı tarafından zarar veren kurumların tespit edildiği ve onlar adına fatura düzenlendiği hususu da dikkate alınarak TBK'nun 72. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, dosya kapsamında ceza davası açılmasını gerektirir eylemin olmaması nedeniyle, davacı alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacı tarafın davasının zaman aşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının zaman aşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin yatırılan 883,51 TL' den düşümü ile kalan 151,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/447, K. 2026/822, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-447-e-2026-822-k-0f605bd2ff5c