İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/688 E. 2026/736 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/688
Karar No
2026/736
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/688 Esas KARAR NO : 2026/736

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 02/12/2023 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket lehine ...Şirketi tarafından düzenlenen ...Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 16/10/2023 keşide tarihli 225.000-TL bedelli çek ile ... seri numaralı 30/10/2023 keşide tarihli 225.000-TL bedelli çekin müvekkil şirket tarafından gösterilen tüm özene rağmen kaybolduğunu, bu çeklerin zayi olması nedeniyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında iptal davası açıldığını ve mahkemece 04.10.2023 tarihinde ödeme yasağına ilişkin tedbir kararı verildiğini, ancak çeklerin yetkisiz kişilerce ele geçirilerek sahte kaşe ve imza ile ... isimli şahsa, ardından ... Ltd. Şti. , ...A. ş. ve son olarak ... A. ş. 'ye ciro edildiğini, çeklerin ortaya çıkması üzerine davalı tarafça ihtiyati haciz kararları alınıp icra takiplerine geçildiğini, müvekkil şirket tarafından ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas ve ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyalarla borca ve imzaya itiraz edildiğini, çeklerdeki müvekkil şirket adına atılı imzaların sahte olduğunu ve müvekkilin bu kişilerle hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalı faktoring şirketinin basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın aldığını, istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve çeklerin iptali için verilen ilanlara rağmen ağır kusurlu ve kötüniyetli olarak çekleri iktisap ettiğini, cirantaların paravan şirketler olduğunu ve imzaların tek bir elden çıktığını belirterek söz konusu çeklerin müvekkil davacı şirket ...A. ş. 'ye iadesi ile istirdatına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile huzurdaki davanın istirdat davası niteliğinde olduğunu, İİK'nın 72/VII. maddesi uyarınca borcun ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, istirdat ve menfi tespit davalarının belirsiz veya kısmi dava olarak açılamayacağını, HMK'nın 107/1 ve 109/2 maddeleri gereğince alacak miktarının belirli olduğu hallerde kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, takip konusu çek bedellerinin açıkça belli olduğunu, davacının 1.000-TL üzerinden kısmi dava açmasının usulsüz olduğunu, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının icra takibi devam ederken menfi tespit davası açıp ihtiyati tedbir kararı alabileceğini, dava konusu ... ve ... seri numaralı çeklere ilişkin ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ve ...E. sayılı dosyalarında imzaya itiraz davaları açıldığını ve tedbir kararları alındığını, bu nedenle müvekkil uhdesine geçen bir para bulunmadığını, istirdat davasının ancak cebri icra tehdidi altında ödenen paranın geri alınması için açılabileceğini, müvekkilin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, TTK'nın 711/3. maddesi uyarınca keşidecinin tek taraflı ödeme yasağı talimatının hamilin haklarını korumasına engel teşkil etmediğini, çeklerin ticari iş niteliği taşıması sebebiyle 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, kambiyo senetlerinin illiyetten mücerret olması nedeniyle temel borç ilişkisinden doğan şahsi def'ilerin iyi niyetli hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının imza sahteliği ve bedelsizlik iddialarının dinlenemeyeceğini, müvekkilin faktoring firması olarak yasal yükümlülüklerini yerine getirerek çeki iktisap ettiğini, davacının kötü niyet tazminatı taleplerinin haksız olduğunu, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 25/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan yevmiye kayıtlarının incelendiği, 13.09.2023 tarihinde faktoring masrafı, hizmet bedeli, BSMV tahakkukları ve 379.499,99 TL tutarında faktoring kullandırım ödemesi yapıldığının tespit edildiği, bu kayıtların çeklerin ... tarafından devralındığını ve sisteme işlendiğini gösterdiği, çek üzerindeki ciro silsilesinin ... A.Ş. , ...Şti. , ...A.Ş. ve... A.Ş. şeklinde sıralandığı, ... ile ... arasındaki 09.04.2023 tarihli faktoring sözleşmesinin devri mümkün kıldığı, ...'ın hamil sıfatıyla ... 7. İcra Müdürlüğü ...E. ve ... 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı iki ayrı takip dosyası başlattığı, bu takiplerdeki çeklerin 225.000 TL bedelli olup 16.10.2023 ve 30.10.2023 tarihli oldukları, keşidecinin ... Ltd. Şti. , lehtarın ise ...A.Ş. olarak belirlendiği, ...ile...arasında 13.09.2023 tarihli ve 450.000 TL tutarında havalandırma bacaları ve salyangoz takımları açıklamalı faturanın mevcut olduğu, bu belgenin çek devrinin ticari bir ilişki kapsamında yapıldığını doğruladığı, davacı ... A.Ş. 'nin çek arkasındaki imzanın kendilerine ait olmadığına dair iddiasının ancak çekin aslı üzerinde yapılacak adli belge incelemesi ile kesinlik kazanabileceği, 7. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında zayi nedeniyle iptal davası açıldığı, çeklerin..'a 13.09.2023 tarihinde fiilen ve hukuken devredildiği, taraflar arasında doğrudan ticari ilişki bulunmamasına rağmen ciro zincirindeki şirketler arasında ticari ilişki ve fatura bulunduğu, imza sahteliği iddiasının grafoloji uzmanı incelemesi gerektirdiği ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, lehtar olarak elinde bulundurduğu çeklerin rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacının, çekleri ciro yoluyla iktisap eden son hamil faktoring şirketine karşı açtığı TTK'nın 792. maddesine dayanan çek istirdadı davasıdır. Çek istirdadı davasında uyuşmazlık TTK'nın 792. maddesindeki ölçütlere göre, çeki elinde bulunduran hamilin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığıdır. TTK'nın 790. maddesi uyarınca ciro ile devredilebilen bir çeki elinde bulunduran kişi, cirolar kesintisiz bir silsileden doğduğu takdirde, son ciro beyaz ciro olsa bile, meşru hamil sayılır. TTK'nın 792. maddesi uyarınca ise bir çek her ne suretle olursa olsun zilyedinin elinden çıkmışsa, hakkını TTK'nın 790. maddesine göre ispat eden hamil, çeki ancak kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisabında ağır bir kusuru bulunmuş olduğu takdirde geri vermekle yükümlüdür. Hamilin meşruiyeti senedin dış görünüşüne göre belirlenir. Ciro silsilesinin kesintisiz olması, ciroların biçimsel olarak birbirini izlemesi anlamına gelir. Hamilin, önceki ciroların gerçekten yetkili kişilerce atılıp atılmadığını araştırma yükümlülüğü yoktur. Her ne suretle olursa olsun ifadesiyle çekin kaybolması, çalınması veya sahte ciro ile tedavüle sokulması gibi bütün halleri kapsamış ve bu hallerin tamamında aynı ölçüt öngörülmüştür. Ayrıca, TMK'nın 3. maddesi uyarınca iyi niyet karine olarak kabul edildiğinden, TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddeleri uyarınca hamilin kötü niyetini veya ağır kusurunu ispat yükü, çekin kendisine iadesini isteyen davacıdadır. Hamil faktoring şirketi olduğunda, 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri de ağır kusurun ölçüsü bakımından dikkate alınır. Faktoring şirketleri, temlik aldıkları alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura veya fatura yerine geçen belgelerle tevsik etmek, faturayı Merkezi Fatura Kaydı Sistemi'ne kaydetmek ve Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca kendisine çeki ciro eden kişinin faturada alacaklı görünen kişi olmasına ve fatura ile çek tutarlarının uyumuna dikkat etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülükleri yerine getirmeden çek iktisap eden faktoring şirketinin ağır kusurlu sayılması mümkündür. Davacı vekilinin dayandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da vurgulanan ilke, faktoring şirketlerinin fatura ile tevsik edilmeyen alacakları satın alamayacağıdır. Davacı, çeklerin arka yüzünde kendisine atfen atılan ciro imzası ile kaşenin sahte olduğunu ileri sürmüş ve imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir. HMK'nın 187/1. maddesi uyarınca ispatın konusunu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olan çekişmeli vakıalar oluşturur. Yukarıda açıklandığı üzere TTK'nın 792. maddesi, çekin zilyedin elinden "her ne suretle olursa olsun" çıkması halini tek bir ölçüte bağlamıştır. Çekin kaybolması ile sahte ciro yoluyla tedavüle sokulması arasında, hamilin iadeyle yükümlü olup olmadığı bakımından bir fark yoktur. Her iki halde de belirleyici olan, son hamilin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığıdır. Bu nedenle imza incelemesi yaptırılmasının uyuşmazlığın çözümüne etkili olmayacağı anlaşılmıştır. Sahte ciro imzasının davacı bakımından hukuki sonucu, TTK'nın 818/1. maddesi yollamasıyla çeke de uygulanan imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, davacının çekten doğan borçlardan ciranta sıfatıyla sorumlu tutulamamasıdır. Bu husus, davacının hakkında başlatılan takiplere karşı açtığı davalarda incelenecektir. Ancak imzanın sahteliği, çekin kime ait olduğu sorusunu değil, davacının çek borçlusu olup olmadığı sorusunu ilişkin olup eldeki davanın konusu çekin istirdadına ilişkindir. Dosya kapsamında çekler, lehtar davacı adına atılmış ciro ile ...'a, ondan ...Ltd. Şti.'ne, ondan ... A.Ş.'ye ve son olarak davalı ... A.Ş.'ye ciro edilmiştir. Lehtardan son hamile kadar her ciranta bir önceki cironun lehdarıdır ve silsilede biçimsel bir kopukluk bulunmamaktadır. Çekler bundan sonra muhatap bankaya takas yoluyla ibraz edilmiş, muhatap banka ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı kararı bulunduğu şerhini düşerek ödeme yapmamıştır. Davalı, TTK'nın 790. maddesi anlamında kesintisiz bir ciro silsilesiyle hakkını ispat eden meşru hamildir. Davacının ciro silsilesinin biçimsel olarak düzensiz olduğuna ilişkin iddiası da bulunmamaktadır. Davalının kötü niyet ve ağır kusur durumunun değerlendirilmesi sonucu ise; Faktoring işleminin belgelendirilmesi ve iktisap tarihi: Davalının sunduğu belgelere göre; davalının faktoring müşterisi ... Sanayi Ticaret A.Ş. (VKN: ..), 13/09/2023 tarihinde .... Şti. (VKN: ...) adına, "havalandırma bacaları ve salyangoz takımları" satışına ilişkin, KDV dahil 450.000,00 TL tutarlı, ... numaralı e-Arşiv faturası düzenlemiştir. Faktoring müşterisi aynı tarihte, ... numaralı Alacak Bildirim Formu ile bu faturadan doğan 450.000,00 TL alacağı davalıya temlik etmiş; alacağın mal satışından doğduğunu, malların alıcıya tam ve eksiksiz teslim edildiğini, alacağın başkasına devredilmediğini ve üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığını beyan ve taahhüt etmiştir. ... müşterisi adına .... tarafından 13/09/2023 tarihinde dijital olarak onaylanmıştır. Aynı tarihli Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu ile, borçlu unvanı Kısmetse İnşaat olarak gösterilen dava konusu ... ve ... seri numaralı, 225.000,00'er TL bedelli iki çek davalıya devir ve teslim edilmiştir. İki çekin toplamı (450.000,00 TL), fatura tutarına ve temlik tutarına birebir eşittir. Çekleri davalıya ciro eden ... alacaklı, ondan önceki ciranta ... ise faturada borçlu konumundadır. Böylece 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesinde öngörülen fatura ile tevsik yükümlülüğü ile Yönetmeliğin 8/1. maddesinde öngörülen ciro ve tutar uyumu sağlanmıştır. Davalı, yine aynı tarihli Ön Ödeme Talimatı uyarınca faktoring müşterisinin ...Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına 379.499,99 TL ön ödeme yapmayı üstlenmiş olup bedel ödeyerek iktisap etmiştir. Davacı, çeklerin iptali için açılan davaya ilişkin ilanın 06/10/2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanmasına rağmen davalının çekleri iktisap etmesinin kötü niyetini gösterdiğini ileri sürmüştür. Ancak yukarıda açıklanan belgelere göre davalı, çekleri 13/09/2023 tarihinde iktisap etmiştir. Davacının bildirdiği kayıp tarihi 03/10/2023, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ödeme yasağı kararının tarihi 04/10/2023, ilan tarihi ise 06/10/2023'tür. Davalının çekleri iktisap ettiği tarih göz önüne alındığında TTK'nın 792. maddesi uyarınca hamilin kötü niyeti veya ağır kusuru iktisap anına göre belirleneceğinden, iktisaptan sonra ortaya çıkan olayların, iktisap anındaki iyi niyeti ortadan kaldırması mümkün değildir. Davalının iktisap anında çeklerle ilgili herhangi bir kayıp bildiriminin, ödeme yasağının veya ilanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki ilan, iktisaptan önce yapılmış olsaydı dahi tek başına kötü niyet sonucu doğurmazdı. TTK'nın 757. maddesi uyarınca verilen ödeme yasağı muhatap bankaya yöneliktir ve çekin tedavülünü hukuken engellemez. TTK'nın 760 ve 762. maddeleri uyarınca yapılan ilanın amacı, senedi elinde bulunduran bilinmeyen hamili senedi mahkemeye getirmeye davet etmektir. Bu ilan, ticaret sicili kayıtlarının ilanı niteliğinde olmadığından TTK'nın 36. maddesindeki, üçüncü kişilerin ilanı bildiğinin kabul edileceği sonucunu doğurmaz. Davacı, kendisinden sonraki cirantaların kuruluş tarihlerinin birbirine yakın olduğunu, aktif ticari hayatta yer almadıklarını, kaşelerin yazı stilinin aynı olduğunu, çeklerin üzerindeki telefon numaralarının ve ciranta imzalarının tek bir kişinin elinden çıktığının anlaşıldığını ileri sürmüştür. Kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyeti, hamilin her ciro imzasının kime ait olduğunu veya kaşelerin hangi matbaada basıldığını araştırmasını gerektirmez. Bu yönde bir yükümlülük, çekin ödeme aracı işlevini ortadan kaldırır. Faktoring şirketinin özen yükümlülüğü, kanun ve yönetmelikte somutlaştırılan belgelendirme ve uyum kontrolleri ile ciro silsilesinin dış görünüş itibarıyla denetlenmesinden ibarettir. Davacı, davalının iktisap anında bu olguları bildiğini veya düzensizliğin çekler üzerinde bulunduğunu somut olarak ispat edememiştir. Dosya kapsamında, davalı faktoring şirketi veya yetkilileri hakkında dava konusu çeklerle ilgili olarak verilmiş bir mahkumiyet kararı veya davalının cirantalarla işbirliği içinde hareket ettiğini gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Somut olayda davalı, iktisabının dayanağını faktoring işlem belgeleri ile açıklamış olup hakkında verilmiş mahkumiyet kararı bulunmamaktadır. Neticeten dosya kapsamında davalının çekleri iktisap ederken çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığını bildiğini, cirantalarla birlikte hareket ettiğini veya basit bir dikkatle fark edilebilecek açık bir düzensizliği göz ardı ettiğini gösteren somut bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının, faktoring mevzuatının öngördüğü belgelendirme yükümlülüklerini yerine getirerek ve bedel ödeyerek, biçimsel olarak düzenli bir ciro silsilesiyle çekleri iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK'nın 792. maddesi anlamında kötü niyet veya ağır kusur ispatlanamamış olup, davalının çekleri iade yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalının kötü niyet tazminatı talebi: Davalı, davanın kötü niyetle açıldığını ileri sürerek %20 kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2 ve 72/5. maddelerinde düzenlenen kötü niyet tazminatı, itirazın iptali ve menfi tespit davalarına özgüdür. Ayrıca davacı, çeklerin kaybolduğunu ileri sürerek zayi nedeniyle iptal davası açmış, bu davaya bakan mahkemenin verdiği süre içinde istirdat davasını açmıştır. Bu durumda davacının hakkını kötüye kullandığından söz edilemez. Bu nedenle davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalının TTK'nın 790. maddesi uyarınca kesintisiz bir ciro silsilesiyle hakkını ispat eden meşru hamil olduğu, çekleri davacının bildirdiği kayıp tarihinden, ödeme yasağından ve ilandan önce, fatura ile tevsik edilmiş bir faktoring işlemi kapsamında bedel ödeyerek iktisap ettiği, çeklerin davacının rızası dışında ve sahte ciro yoluyla elinden çıktığı kabul edilse dahi davalının iktisabında TTK'nın 792. maddesi anlamında kötü niyet veya ağır kusurunun ispat edilemediği, davacının meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespiti talebinin de istirdat talebinin reddi karşısında yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 7.684,87 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 6.952,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 72.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/688, K. 2026/736, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-688-e-2026-736-k-57173985b573