İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/862 E. 2026/869 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/862
Karar No
2026/869
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2026/862 Esas KARAR NO: 2026/869

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/01/2025 KARAR TARİHİ:25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin cam ve aluminyum doğrama işçiliği üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu kapsamda davalı tarafla, müvekkilinin, ... ve...(2adet), ... olmak üzere toplam 12 banka şubesinin cam ve aluminyum doğrama işlerinin yapılması yönünde anlaştıklarını, müvekkili tüm bu şubelerin cam ve aluminyum doğrama işlemlerine başladığını, müvekkilinin davalıdan almış olduğu tüm işleri bitirdiğini, ancak müvekkilinin yaptığı işler ve anlaşmalara göre davalıdan alacaklı olmasına rağmen, alacaklarının bir kısmının ödenmediğini, müvekkilinin davalıya yapmış olduğu çalışmanın karşılığı ve hak etmiş olduğu geçici kabuller için fatura düzenlediğini, davalının ise yaptırdığı işler karşılığı ödemelerini tamamlamadığını, müvekkilinin davalıya alacağı için ihtarname de gönderdiğini, ancak davalının ihtara konu borcunu ödemediğini, davalı şirkete karşı, ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptalini, likit, faturalandırılmış ve net olarak belirlenmiş bir alacağı sürüncemede bırakmaya matuf kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olması sebebiyle icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı olduğunu iddia eden davacının haksız bir şekilde ilamsız icra takibi başlattığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı müvekkilinin böyle bir borcu bulunmamasına rağmen davacının sözde alacaklı tarafından geçersiz ve hiçbir alacak ilişkisine dayanmayan fatura düzenlendiğini, ayrıca işbu faturanın reddine ilişkin müvekkili firma tarafından Vergi dairesine kaim sistem tarafından red beyanı verilmiş olduğunu, ayrıca ... yevmiye nolu" ihtar ile faturaları kabul etmediğini açıkça bildirdiğini, davacı tarafından beyan edilen ... 20. Noterliği 04.10.2024 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarına ilişkin de ".... Noterliği 10.10.2024 tarih ve ... yevmiye nolu" ihtar ile tekrar kabul etmediklerini beyan ettiğini, ayrıca müvekkili firmanın işbu davaya konu davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olduğunun ispatlamaya yeterli olmadığını, tüm bu açıklamalar doğrultusunda işbu itirazın yersiz ve hukuka aykırı olup davanın reddini istemiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, 31.08.2024 tarihli 3.628,434,82 TL'lik Cari Hesap alacağının, fazlaya ilişkin bakiye hak ve alacak saklı kalmak kaydıyla 1.000.000,00 TL'lik kısmi alacak tutarı için ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... E. 2024/... D.iş karar sayılı kararı ile davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, bu karar ile .... İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyası kapsamında Genel Haciz Yolu İle İlamsız Takip başlatıldığını, davalı borçlunun 17/10/2024 tarihinde borcun tamamına, faize, tüm fer’ilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, asıl alacak tutarını dosyaya yatırıp takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığını, bilakis müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğunu, müvekkil şirketin davacı şirketten alacakları için ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak söz konusu takibe itiraz edildiğini, devamında ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosya üzerinden itirazın iptali davası açtıklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde; taraflar arasında var olan ticari ilişkinin ne olduğu ve icra takibini açmasını gerektirecek borcun nasıl ortaya çıktığı hususunda herhangi bir şey belirtilmediklerini, müvekkilinin iş yerlerinin cam ve aluminyum doğrama işçiliği üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı tarafla müvekkili şirketin ... olmak üzere toplam 12 banka şubesinin cam ve aluminyum doğrama işlerinin yapılması hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin tüm bu şubelerin cam ve aluminyum doğrama işlemlerine başladığını, müvekkil şirket yetkilisi ... ile başta davalı şirketin yöneticisi Emre ... olmak üzere davalı şirketin diğer yetkilileriyle de sürekli olarak iletişim halinde olduklarını, projeler için yapılan tekliflere dair mail yazışmaları, yine birim fiyatlar için anlaşma yapıldığına dair mail yazışmaları, projeler ve onaylandığına dair whatsapp yazışma-konuşmalarını, tüm bu işler için almış olduğu sipariş formları ve bu siparişlere dair whatsapp yazışmalarını ekte sunduklarını, müvekkilinin, davalıdan almış olduğu tüm işleri bitirdiğini, davacının, müvekkilinin fatura kesme sürecini oyaladığını, taraflar arasında tutulan cari hesaplarda müvekkilinin kendi alacağı ortaya çıkmadan, müvekkilini yönlendirerek muhasebe kayıtlarında avans ödemeleri sebebiyle müvekkili borçlu görünmekte iken mutabakat formu için imza aldığını, arada geçen uzun iş dönemi ve tesis edilen güven sebebiyle davacının kendisine karşı haciz süreci başlatacağı ihtimalini akıllarından dahi geçirmediğini, davacının müvekkilini de manipüle ederek söz konusu mutabakat formu için müvekkilinden imza aldığını, sonrasında da bu evrakla ihtiyati haciz kararı alıp, haciz işlemlerine başladığını, müvekkilinin, davacının başlattığı kötü niyetli ihtiyati hacizden sonra yapmış olduğu işlere karşılık hak etmiş olduğu geçici kabuller için alacaklıya fatura kestiğini, davacı şirkete karşı borçlu olmadıklarını bildirdiklerini ve haksız tutumun sonlandırmasının ihtar edildiğini, müvekkilin yaptığı işlerin teslim alındığını, dava dışı diğer alt yüklenicilerin tamamladığı işlerle birlikte ilgili bankalara teslim ettiğini, sonrasında da bu banka şubelerinin faaliyete başladığını, neticeten aynı ticari ilişkiden kanyaklı taraflar arasında ihtilaf söz konusu olduğunu, başlattıkları icra takibine davacının yapmış olduğu itirazın neticesinde ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosya üzerinden (23/01/2025 tarihinde) dava açtıklarını dolayısıyla her iki davanın da tarafları konusu, borcun dayanağı olan ticari ilişkinin aynı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın tarafımızca daha önce açılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... İcra Dairesi, Vergi Dairesi, ... 43 .Noterliği yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borcun tümüne, işlemiş ve talep olunan faize, tüm ferilere tümüyle itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 226.010,18 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası Dava; mal/hizmet alım-satım ilişkisine dayalı cari (açık) hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borca, takibe, takip öncesi ve sonrası faize, faiz oranına itiraz ettiklerini beyan etmiştir. .... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.026.934,78 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 06.09.2025 tarihli raporunda; Sayın Mahkeme tarafından, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar ile başlatılan icra takibine yönelik davalı itirazının iptali davası kapsamında, davalı şirketin borçlu olup olmadığı hususunda ticari defter, vergi kayıtları, noter ihtarları ve sunulan belgelerin incelenmesinin talep edildiğini, dosya kapsamında yer alan faturaların detaylarının incelendiğini, ... tarafından ... adına ... İcra Dairesi’nin 2024/... E sayılı dosyası le 15.10.2024 tarihinde 226.010,18.-TL asıl alacak ve 3.248,90.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 229.259,08.-TL için takip başlatıldığını, taraflara ait dosya kapsamında yer alan cari hesap hareketlerinin detaylarının incelendiğini, ..., ... 20. Noterliği 04.10.2024 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname ile düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edilmesini ve ödenmesini istediğini, yine, Büyükçekmece 26. Noterliği aracılığıyla 07.10.2024 tarihinde ..., kesilen faturaların kabul edilmesi ve ödenmesini talep etmiş, borcun ivedilikle ödenmesi, aksi halde hukuki yollara başvurulacağını bildirmiş olduğunu, 10.10.2024 tarihinde ... ... Ltd. Şti.tarafından keşide edilmiş olan ihtarnameler ile kendisine yöneltilen alacak taleplerine itiraz etmiş; bazı faturaları kabul etmediğini, borcun bulunmadığını, hatta kendisinin alacaklı olduğunu iddia ettiğini, dosya kapsamında yer alan mutabakat metninin mevcut olduğunu, her iki tarafın Kaşe ve imzasına havi mutabakat metni incelendiğinde; Mutabakat Öncesi (01.09.2024’e kadar) Her iki taraf da aynı bakiyeye sahiptir. (3.628.434,82 TL alacak) Mutabakat Sonrası (01.09.2024 – 10.10.2024 arası) ... ... Ekstresi (Alacaklı): • 10.10.2024 – Fatura: 283.094,24 TL • 10.10.2024 – Fatura: 38.238,60 TL • 10.10.2024 – Fatura: 49.662,67 TL • 10.10.2024 – Fatura: 7.560,00 TL • 10.10.2024 – Fatura: 27.072,48 TL • 10.10.2024 – Fatura: 7.800,00 TL • 10.10.2024 – Fatura: 107.894,00 TL • 10.10.2024 – Fatura: 49.638,04 TL • 10.10.2024 – Fatura: 1.727.492,86 TL • 10.10.2024 – Fatura: 710.710,58 TL • 10.10.2024 – Fatura: 376.546,01 TL • 10.10.2024 – Fatura: 468.734,62 TL Toplam: 3.876.344,10 TL alacak kaydı olan faturaların karşı taraf defterlerinde kayda alınmadığının görülmekte olduğunu, B Formları incelendiğinde; ... ...’ın satış kayıtlarında ... 37’ye yapılan satışların 2024 yılındaki toplamı 1.598.500,00 TL olarak görünmekte olduğunu, bu durumun, tarafların B formu beyanları ile defter kayıtları arasında fark olduğunu, özellikle son dönemde düzenlenen faturaların karşı tarafça beyan edilmediğini göstermekte olduğunu, dosya kapsamında yer alan mail ve whatsapp yazışmaları incelendiğinde; ... ... tarafı, işin büyük kısmının tamamlandığını, montaj ve mal teslimlerinin yapıldığını ifade etmişken; ... 37 tarafı ise bazı işlerin eksik olduğunu, montajda sorunlar yaşandığını, teslim edilen malzemenin projeye uygun olmadığını ileri sürmüş olduğunu, ..., hakediş ve faturaların düzenlendiğini, bedelin ödenmesi gerektiğini defalarca yazışmalarda talep etmiş olup; karşı taraf ise, işlerin eksik ve ayıplı olduğu gerekçesiyle ödemeyi beklettiklerini belirttiğini, dolayısıyla, faturaların geçerliliği ve işin gereği gibi ifa edilip edilmediği hususunun tespiti tarafımca mümkün olmadığından işin teknik kusurları incelenmesi takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, Sonuç: 01.09.2024 tarihi itibarıyla taraflar arasında kesinleşmiş (mutabakat metnine göre) 3.628.434,82 TL alacak vardır. 01.10.2024 sonrası ... kayıtlarında olup; ... kayıtlarında yer almayan (3.876.344,10 TL), faturanın mevcut olduğunu, ...’nin ayıplı mal/eksik iş veya fazla bedel iddialarını ispatlar dosya kapsamında belge olmadığı görülmekte olduğunu, sonraki faturalar yönünden taraflar arasında uyuşmazlık vardır. ..., faturaları kayıtlara almış, ... ise kabul etmemiş, 10.10.2024 tarihli ihtarname ile itirazda bulunmuş olduğunu, 01.10.2024 sonrası düzenlenerek iş bu davaya konu edilen faturalar için işin gerçekten yapılıp yapılmadığı, teslimin eksik veya kusurlu olup olmadığı teknik inceleme gerektirmekte olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi 05.01.2026 tarihli raporunda; dosya kapsamında bilirkişiye verilen görev çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı ... şirketi tarafından 29.09.2025 tarihli dilekçesinde, taraflar arasında hakediş tutanaklarının olduğu beyan edilmesine rağmen, dosyada mübrez belgeler içerisinde hakediş tutanağı düzenlenmeksizin ... şirketinin fatura düzenlediği ve buna mukabil ... şirketinin de ödeme yaptığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda esas ve birleşen dava yönünden yapılan mali incelemede; a. Esas Dava Yönünden: Davacının ticari defterlerinin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca delil vasfına haiz olduğu ve söz konusu ticari defter kayıtlarında davacı şirketin davalıdan 226.010,18 TL alacaklı göründüğünün kayıt altına alınmış olduğu, Bununla birlikte, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmaması, hakediş ve iş teslimine ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmemiş olması, düzenlenen faturaların somut iş kalemleriyle ilişkilendirilememesi ve gelişigüzel şekilde düzenlenmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle davacının, iddia ettiği alacağını mali anlamda maddi ve rakamsal olarak hükme esas alınabilecek şekilde ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Birleşen dava yönünden: Davacının elektronik ortamda talep edilen cari hesap muavin özetinde 30.09.2024 tarihi ile davalı ... şirketinde 3.628.434,82 TL alacağının kayıtlı olduğu, 01.10.2024 tarihinde ... şirketinin düzenlediği 12 adet faturayı ayıp ihbarı olmamasına rağmen kabul etmediği, Davacı ... şirketinin davalı ... şirketine sürekli olarak avans çekleri verdiği ve avans çekleri nedeniyle alacaklı olmasına rağmen ... şirketine EFT’ler yaptığı, Basiretli bir tacirin, karşı taraftan ticari defterlerinde çok yüksek miktarda alacağı kayıtlı olmasına rağmen EFT yoluyla ödeme yapması, hayatın olağan akışına ve eşyanın tabiatına aykırılık teşkil etmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve/veya her bir şube için hakediş tutanaklarının bulunmaması nedeniyle, mali yönden alacak miktarına ilişkin hüküm kurmaya elverişli, sağlıklı ve denetlenebilir bir hesaplamanın yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını, c. Taraflar arasındaki işlem hacminin ortalama olarak tespit edilebilmesi için, ... şirketi tarafından işin ifa edildiği belirtilen her bir banka şubesinde ayrı ayrı uzman bilirkişiler marifetiyle yerinde inceleme yapılması, hangi işin hangi miktarda gerçekleştirildiğinin tespiti ve buna bağlı olarak ortalama piyasa bedellerinin belirlenmesi suretiyle sağlıklı ve denetlenebilir bir hesaplama yapılmasının mümkün olabileceği mütalaa edildiğini bildirmiştir. Bilirkişi 12/08/2026 tarihli raporunda; dosya kapsamında bilirkişiye verilen görev çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; Dava konusu on iki faturanın alt not/açıklama bölümlerinde ilgili banka şubeleri yazılı olduğundan faturaların şube bazında eşleştirilmesinin mümkün olduğunu, alt açıklamalı fatura nüshalarının ilk dava dilekçesi ekinde mevcut olduğu fiziki dosya incelemesiyle görüldüğünü, şube bazında düzenlenen hakedişler, davacının hangi imalat kalemi, miktar ve birim fiyat üzerinden talepte bulunduğunu göstermektedir; ancak çoğu hakedişte davalıya ait imza, kaşe veya açık onay bulunmadığından hakedişlerin tamamının karşılıklı kabul edildiği anlaşılamamış olsa da fatura ve hakkedişlerin uyumlu olduğu ve davalı tarafın hakkedişlere veya yapılan işe yönelik teknik incelemeye konu olabilecek somut itirazı olmadığının görüldüğünü, dosyadaki proje/ölçü gönderimleri, açık imalat onayları, tedarik ve montaj kayıtları ile eksik iş bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli şubelerde fiilen imalat ve montaj yaptığı teknik olarak desteklenmekte olduğunu, Rize’de %5 iskonto ve imalat başlangıç onayı; Yalvaç’ta imalata başlama onayı; Güngören’de belirli ek iş bedelleri; Yalova’da bazı değişiklik ve ek nakliye onayları açık belgelerle doğrulanabilmekte olduğunu, ... ve ... İzmir’e ilişkin yazışmalar, belirli tarihlerde eksik, yanlış ölçülü veya düzeltilmesi gereken imalatlar bulunduğunu göstermekte olduğunu, eksiklerin tümünün giderildiğine ilişkin şube bazında imzalı genel kabul belgesi tespit edilememiş olduğunu, ...’ya ait 7.800,00 TL ve ... İzmir’e ait 7.560,00 TL faturaların ayrıntılı teknik hakediş karşılığı mevcut belgelerle kesin olarak ayrıştırılamadığını, hakedişlerdeki toplam imalat bedelinin 3.854.445,00 TL(üç milyon sekizyüz elli dört bin dörtyüz kırk beş Türk Lirası) olduğu bu bedelin hakkedişler ve dönemin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu mütalaa edilmekte olduğunu, Asıl Dava Yönünden: Söz konusu 12 adet hakediş faturasına konu işlerin teknik yönden kadri marufunda olduğu ve teknik bilirkişi tarafından hesaplamaya esas iş bedelinin KDV İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2026/862 Esas dahil 3.854.445,00 TL olarak tespit edildiği dikkate alındığında; davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelerin bu tutardan mahsubu neticesinde, davacının esas dosya kapsamında davalıdan 226.010,18 TL alacaklı olabileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davacı tarafından davalıya noter ihtarnamesi keşide edilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamında söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhine rastlanmadığından temerrüt tarihinin tespit edilemediği, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz hesabının yapılamadığını, Birleşen Dava Yönünden: ... ... Şirketinin ticari kayıtlarında ... Şirketinden 3.628.434,82 TL alacaklı olduğu görülmekle birlikte, ... tarafından düzenlenen faturaların kayıtlara alınmamış olması ve teknik bilirkişi tarafından belirlenen 3.854.445,00 TL iş bedelinden yapılabilecek kesintilerin mevcut belgelerle tespit edilememesi nedeniyle, birleşen dosyaya konu alacağın varlığı ve miktarının mevcut dosya kapsamıyla mali yönden doğrulanamadığı, bu nedenle davacının birleşen dosyadaki alacak iddiasının ispata muhtaç olduğunun değerlendirildiğini bildirmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık; asıl davada; sözleşme kapsamınında davacı yüklenici tarafından imalât yapılıp yapılmadığı ve bu imalâtlardan dolayı davalıdan alacağınını bulunup bulunmadığı, birleşen davada ise davacının cari alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Esasen eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. Davacı, işin sözleşmeler ve eklerine uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini iddia etmektedir. Davalı ise, davacı tarafa borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Davalı tarafın işin bitmediği , eksik kaldığına dair bir ihtarı veya yaptırdığı delil tespiti bulunmadığı gibi ,bu hususu ilişkin somut delil de sunulmadığından iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda sözleşme ayakta ve iş tamamlanmış olduğuna göre, işin sözleşme ilişkisi devam eden yüklenici tarafından tamamlandığı kabul edilmelidir. Somut olayda; asıl davada davacı tarafından tanzim edilen 12 adet hakediş faturasına konu işlerin teknik yönden kadri marufunda olduğu bilirkişi raporuyla sabit olduğu ve bedelinin 3.854.445,00 TL olduğu, davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelerin bu tutardan mahsubu neticesinde, davacının esas dosya kapsamında davalıdan 226.010,18 TL alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, ... ... Şirketinin ticari kayıtlarında ... Şirketinden 3.628.434,82 TL alacaklı olduğu görülmekle birlikte, ... tarafından düzenlenen faturaların kayıtlara alınmamış olması ve bilirkişi tarafından belirlenen 3.854.445,00 TL iş bedelinden yapılabilecek kesintilerin mevcut belgelerle tespit edilememesi nedeniyle, birleşen dosyaya konu alacağın varlığı ve miktarının mevcut dosya kapsamıyla mali yönden doğrulanamadığı, bu nedenle davacının birleşen dosyadaki alacak iddiasının ispatlanamadığından asıl davanın kısmen kabulü ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 226.010,18-Tl asıl alacak 1.922,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 227.932,82-TL aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı olan 45.202,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN 1-Davanın reddine ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 3-Alınması gerekli 15.438,76 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.713,39 TL harcın mahsubuyla bakiye TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvurma harcı, 2.713,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.328,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 30.592,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 11.942,83 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.210,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 156.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/862, K. 2026/869, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-862-e-2026-869-k-17ca66440b8d