Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1645 E. 2026/1812 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1645
Karar No
2026/1812
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1645 - 2026/1812 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1645 KARAR NO : 2026/1812 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/222 E. - 2024/122 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/222 E. - 2024/122 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 14.07.2021 tarih ve 2021/102890 sayılı "... ...+ 7 şekli" ibareli marka başvurusuna karşı davalılardan ... ... tarafından “... pigment” ibareli markaları gerekçe gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca itirazda bulunulduğunu, itirazın diğer davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek 03.03.2023 tarih ve 2023-M-2567 sayılı kararı ile müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin markası ile davalı yanın markalarındaki ortak “...” ibaresinin İngilizce "yedi" anlamına geldiğini, davalı yanın 2018/29177 no.lu markası ile müvekkilinin markasının “7” sayısını da ortak olarak içerdiğini, söz konusu ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve bütünsel olarak benzer olmadığını, müvekkilinin geri çekilen 2012/62551 no.lu aynı ibareli markanın sahibi olan “... TIBBİ VE BİTKİSEL ÜRÜNLER PAZARLAMA SAN. VE TİC.A.Ş.” isimli şirketin ortağı sıfatıyla dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip bulunduğunu ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 03.03.2023 tarih ve 2023-M-2567 sayılı kararının iptali ile müvekkilinin 14.07.2021 tarih ve 2021/102890 no.lu "... ..." ibareli markasının 03. sınıftaki "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. " emtiaları açısından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2021/102890 sayılı markanın tescil başvurusu yapılan / dava konusu edilen 03. sınıftaki mallarının tamamının, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mallar ile aynı / aynı tür olduğu, davaya konu 2021/102890 sayılı davacı markası ile davalı şahsın itirazına dayanak markalarından 2018 29177 sayılı marka arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı lehine kazanılmış hak oluşmadığı, dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 03.03.2023 tarih ve 2023-M-2567 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında ortak unsur olan "..." ibaresinin İngilizce "yedi" sayısına karşılık geldiğini, markalardaki diğer ortak ibarenin de 7 rakamı olduğunu, ayırt ediciliği olmayan bu ibarelerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, taraf markalarının bütünsel olarak benzerlik taşımadığını, aralarındaz karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, seri marka algısı yaratmadığını, müvekkilinin 2012/62551 sayılı "... 7 ..." ibareli markadan kaynaklanan gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, bu nedenlerle başvurunun tescil edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ...+ 7 şekli" asli unsurlu başvuru ile davalının itirazına mesnet 2018/29177 sayılı "... ...+7 şekli" asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda İngilizce "yedi sayısı" anlamına gelen "..." ibaresi ve devamında "7" rakamından oluşan şeklin ortak olarak kullanıldığı, dava konusu markanın bütünsel algısının ve tertip tarzının da davacı markasına yaklaştığı, davacı 2012/62551 sayılı "... ...+7 şekli" ibareli markadan kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu iddia etmiş ise de, önceki markanın tescilli olmadığı, davacıya ait bulunmadığı ve fiilen kullanıldığına dair delillerin marka işlem dosyasına sunulmadığı gözetildiğinde, müktesep hak iddiasının da yerinde görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerini uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1645, K. 2026/1812, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1645-e-2026-1812-k-0f47abf7f911