Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1456 E. 2026/1449 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1456
- Karar No
- 2026/1449
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1456 - 2026/1449 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1456 KARAR NO : 2026/1449
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2025 NUMARASI : 2020/651 Esas- 2025/417 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. : 2- VEKİLİ : Av. : 3- : 4-
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2018 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken, aracın ön lastiğinin yerinden çıkarak kaldırımda beklemekte olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı... Şti. tarafından ...'a satıldığını, kazanın ... plakalı aracın ...'ın mülkiyetinde iken gerçekleştiğini, ancak satışı yapan diğer davalı şirketin de sorumluluğu olduğunu, davalı Sigorta Şirketine zararın giderilmesi talebi ile yapılan başvuruya rağmen, ödeme yapılmadığını, davacının garsonluk yaparak yaşamını idame ettirdiğini, ancak kaza sonrasında çalışmasının güçleştiğini, davacının kaza tarihi itibarıyla gelirinin 7.000,00.-TL olduğunu, hali hazırda aldığı ücretin ise 4.500,00-TL olduğunu, kaza nedeni ile davacının işgücü kaybına uğradığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, manevi olarak çok yıprandığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, 50,00-TL bakım gideri, 50,00-TL tedavi gideri, 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL efor kaybı, 50,00-TL işgücü kaybı olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 21.12.2018 tarihinde, ...'a satıldığını ve teslim edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sözkonusu araçla hiçbir bağı kalmadığını ve müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın mücbir sebepten kaynaklandığını ve illiyet bağının kesildiğini, davacının maluliyetinin mevzuat hükümlerine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ve belgelendirilmeyeni ispat edilemeyen gelirin kabul edilmediğini, hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp, yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik talepleri, bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hesaplamada TRH-2010 tablosu kullanılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 22.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, araçta oluşan teker kopması biçimindeki teknik arızanın olayın meydana gelmesinde %100 (Yüzde Yüz) oranında etken olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacı ...'nın 21.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderine ilişkin ulaşım giderine ait zararının, bakıcı gideri hariç 247,00 TL olduğu, davacının bakıcı giderinin, tedavisi aşamasındaki bakıcıya ihtiyaç süresi sağlık kurulunca belirlendikten sonra, aktüer hesap bilirkişisi tarafından belirlemesi uygun olduğunun belirtildiği, 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda, 21.12.2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca sürekli işgöremezlik oranı % 1, geçici işgöremezlik süresi 3 ay tespit edilen davacı ile ilgili olarak, -davacının gelirine göre kabulüne bağlı olarak geçici ve sürekli işgöremezlik alacağının rapor içeriğinde terditli olarak hesaplandığı, buna göre davacının ücretinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabul edilmesi halinde geçici işgöremezlik alacağının 5.937,37-TL, sürekli işgöremezlik alacağının 69.392,73-TL, davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunun kabulü halinde ise geçici işgöremezlik alacağının 21.000,00-TL, sürekli işgöremezlik alacağının 97.035,20-TL olarak hesaplandığı, dosyaya ibraz edilen 12.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeni SGK tarafından ödenmeyen tedavi gideri kapsamında ulaşım gideri zararının bakıcı gideri hariç 247,00-TL olarak hesaplandığı, davacının bakıcı/bakım giderinden doğan zararının bulunmadığı, davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozlarında ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00-TL olduğu, mahkemenin kabulüne bağlı olarak terditli olarak yapılan her iki hesaplamada da hesaplanan toplam tazminatın poliçe teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, davalı ...'ın ... plaka numaralı aracın sürücüsü, davalı ...'ın ... plaka numaralı aracın 21/12/2018 tarihinde satın almakla maliki olduğu, davalı...Şti'nin ise 21/12/2018 tarihinde ... plaka numaralı aracı satmakla önceki malik olduğu, davalı ... AŞ'nin ... plaka numaralı araca 21/12/2018-21/12/2019 tarihleri arasında geçerli poliçe tanzim etmiş olduğu, poliçede tanzim saatinin 16:42 olarak yazılı olduğu, 21/12/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plaka numaralı araç ile havalimanı istikametine seyir halinde iken aracın sağ ön lastiğinin yerinde çıkarak hareketine devam ettiği, lastiğin yaya kaldırımı üzerinde üst geçit altında beklemekte olan yaya ...'ya sırt kısmından çarparak yaralanmasına sebep olduğu, dava tarafları arasında aracın ...Şti'ye ait iken 21/12/2018 tarihinde ...'a satışının yapıldığı, kazanın da satışın yapılması sonrasında gerçekleşmiş olduğu ihtilaf konusu olmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan 22/04/2021 tarihli raporda araçta oluşan teker kopmasına dair teknik arızanın kazanın meydana gelişinde %100 oranın etken olduğunun tespit edildiği, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine dair 12/10/2021 tarihli rapor alınmakla 247,00-TL alacak hesaplandığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının heyet halinde tanzim ettiği 04/02/2022 tarihli raporunda, davacının maluliyet oranının %9 olduğunun tespit edildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/09/2023 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının %1 olduğunun tespit edildiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle; 22/02/2024 tarihli ara karar ile ATK 2. Üst Kurulundan çelişkinin giderilmesi mahiyetinde rapor alınmasına karar verildiği ve İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 24/10/2024 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının %1 olduğunun tespit edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; davacının ... AŞ ve Eti Taahhüt İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açmış olduğu maddi tazminat istemine dair davasının kabulü ile 97.035,20-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 21.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 247,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplamda 118.282,20-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, davacıya ödenmesine, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat istemine dair davasının kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, davacıya ödenmesine, maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 8.079,86-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 103,49-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.017,00-TL toplamı 2.120,49-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.959,37-TL'nin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın ... A.Ş. ve ...Ltd. Şti. aleyhine husumet yokluğundan reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira husumetin ... A.Ş. ve ...Ltd. Şti.'ye de yöneltilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığını, yerel mahkeme kararında; "davalı ... AŞ tarafından tanzim edilen poliçenin kaza saatinden sonra tanzim ettirilmiş olup poliçenin tanziminden önce gerçekleştiği sabit olan kaza sebebi ile oluşan hasar ve zarardan sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı" belirtilmiş ise de, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın 21.12.2018 tarihinde saat 16:12 de meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan 21.12.2018-21.12.2019 tarihleri arasında geçerli poliçe tanzim edildiğini, bu poliçenin saatinin de 16:42 olduğu belirtilmiş ve karar buna göre verilmiş ise de, ... plaka sayılı aracın önceki zorunlu trafik poliçesinin de yine davalı sigorta şirket tarafından yapıldığını, davalı Sigorta Şirketi tarafından 18.01.2021 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan 21.12.2018 başlangıç - 21.12.2019 bitiş tarihli Trafik Sigortası Yerel Mahkeme tarafından hukuka aykırı olacak şekilde dikkati nazara alınmadığını, hal böyleyken sigorta şirketi yönünden davanın reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, yerel mahkeme kararında; "davalı Eti Taahhüt AŞ'nin kaza anı itibari ile işleten sıfatının sona ermiş olduğu, bu halde davacının uğramış olduğu zararda mesul tutulmasının mümkün olmadığı" belirtilmiş ise de, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kaza 21.12.2018 tarihinde saat 16:12'de meydana geldiği,mahkemece Akyurt 3. Noterliğine müzekkere yazılarak 21/12/2018 tarih ve 13870 yevmiye numaralı satış işleminin yapılmış olduğu saatin bildirilerek işlem saatini gösterir evrak örneğinin gönderilmesinin istendiği, Akyurt 3. Noterliğinin 14.05.2025 tarih 2025/127 sayı numaralı cevabi yazısı ekinde işlem tarih ve saatinin 21.12.2018 saat 16:42 olduğu bildirildiğini, Akyurt 3. Noterliğinin yazısından da açıkça anlaşıldığı gibi davalı Eti Taahhüt yönünden davanın usulden reddedilmesinde hukuka uygun bir yan bulunmadığını, mahkeme tarafından yargılama harç ve giderlerinin eksik hesaplandığını, 10.065,00-TL harç ve yargılama gideri harcanmış olmasına rağmen 1.115,50-TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı sayılı aracın, müvekkil şirket nezdindeki poliçesi, kaza ile aynı tarihte (21.12.2018 tarihinde) saat 16:40 civarlarında tanzim edildiğini, kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere kazanın aynı gün, poliçe tanzim edilmeden evvel saat 16:12'de gerçekleştiğini, poliçede sigortalı olarak görünen diğer davalı Eti İnşaat, araç alım-satımı yapan bir firma olup 21.12.2018 tarihinde söz konusu ... plakalı aracı dava dışı ...'a satmış ve devretmiş olup (nitekim bu husus dava dilekçesi ile davacı tarafın da kabulündedir), dava konusu kazanın ise noterde satış işlemleri yapıldıktan hemen sonra gerçekleştiğini, kazanın akabinde ise söz konusu poliçe kesildiğini, poliçede sigortalı görünen Eti İnşaat kaza tarihi itibariyle aracın işleteni / maliki olmayıp, Mustafa Sayın'ın işleten olarak dava konusu kaza neticesinde doğan zararlardan sorumlu olduğunu, her ne kadar yerel mahkemece isabetli olarak davanın reddine karar verilmişse de, davanın usulden değil "esastan" reddine karar verilmesi gerektiğinden, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, huzurdaki davada, mahkemece davanın esasına girilmiş, kaza saati, kaza anındaki araç işleteninin ve trafik sigortacısının kim olduğunun açığa çıkarıldığını ve kaza tarihinde müvekkil şirket nezdinde geçerli poliçe bulunmadığı tespit edildiğini, kararda müvekkil şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, oysa ki, verilen karar esasa ilişkin bir hüküm mahiyeti taşımakta olup, davanın müvekkil şirket yönünden esastan reddine karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar mahkemece hüküm sonucu “dava dilekçesinin pasif husumet şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine” şeklinde tesis edilmiş ise de, sıfat yokluğunun dava şartı teşkil etmemesi ve bu yönde verilen bir kararın esasa ilişkin bir hüküm mahiyeti taşıması nedeniyle aslında davanın usulden değil esastan reddedildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda, Uyuşmazlık, poliçenin kaza saatinden önce düzenlenip, düzenlenmediği ve araç satışının kaza tarihinden önce yapılıp, yapılmadığının tespitine ilişkindir. Kaza tespit tutanağına göre, kaza 21/12/2018 saat 16.12’de meydana gelmiştir. Akyurt 3. Noterliği tarafında düzenlenen belgede araç satış saati olarak 16.42 belirtilmekte olup, kaza saatinde araç satışı yapılmamış olduğundan davalı Eti Taahhüt İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddi hatalıdır. Poliçeye ilişkin olarak ise, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sigorta kapsamında sigortacının zarardan sorumlu tutulabilmesi için, rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmesi gerekir. Davaya konu edilen kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. kitabında sigorta hukuku düzenlenmiş olup TTK'nun 1263- 1268. maddeleri arasında, tüm sigorta türleri bakımından uygulama alanı bulacak olan, sigorta sözleşmelerine ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. 6762 sayılı TTK'nun 1279. maddesinde; "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta primini istiyebilir" düzenlemesi yapılmış, TTK'nun 1282/1. maddesinde ise "aksi kararlaştırılmış olmadıkça sigortacı, primin ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen rizikolardan mesuldür. Sigortanın devam müddeti mukavelede yazılı değilse tarafların müşterek maksadiyle mahalli teamül ve sair haller göz önünde tutularak mahkemece tayin olunur" denilmek suretiyle, sigortacının sorumluluğunun başlangıcı düzenlenmiştir.(Yargıtay 17.HD'nin 2018/752 Esas, 2018/12612 Karar ve 2019/5617 Esas, 2020/3230 Karar sayılı ilamı) Riskin poliçenin tanzim tarihinden önce gerçekleşmesi halinde risk sigorta kapsamında olmayacağından, poliçe tanzim tarihinin ve saatinin doğru olarak belirlenmesi gerekecektir. Poliçede tanzim tarihi 16.4 olarak yazılmış olup, bu saatin 16.40 mi yoksa 16.04 mü olduğu Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden ve poliçeyi düzenleyen acenteden araştırılmak suretiyle bu husus açıklığa kavuşturulmalı, kaza saatinde sonra tanzim edildiği anlaşılırsa, kaza saatini kapsayan bir poliçe bulunup, bulunmadığı da ayrıca araştırılmalıdır. Kuşkusuz hükmü istinaf etmeyen taraflara ilişkin olarak oluşacak usuli kazanılmış haklar korunmalıdır. Yukarıda belirtilen nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı üzere davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair, davalı Sigorta vekilinin tüm istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2025 tarihli, 2020/651 Esas- 2025/417 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair, davalı sigorta vekilinin tüm istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 3-İstinafa gelen tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından, kullanılmayan kısmının yatıran yana iadesine, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Esra Nesibe ŞAHİN TUNCAY Başkan 37460
Dr.Dilek DOĞAN Üye 40994
Nurşen ÖNER Üye 92524
Burcu CEYLAN Katip 245174
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.