Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1420 E. 2026/1775 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1420
Karar No
2026/1775
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1420 - 2026/1775 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1420 KARAR NO : 2026/1775 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2024 NUMARASI : 2023/37 E. - 2024/83 K.

DAVANIN KONUSU : Tasarım 2022/T-1101 YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/02/2024 tarih ve 2023/37 E. - 2024/83 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2022/001024 sayılı 5.1 no'lu “Ambalaj/Etiket Deseni” isimli tasarım başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “...” markasının aynen itiraz edilen tasarımda yer aldığından itiraz ettiğini, itirazının reddedildiğini, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarını piyasada maruf ve tanınır hale getirdiğini, “... ... ŞEKİL” markasının Kurum nezdinde T/01977 sayı ile tanınmış marka bulunduğunu, “...” ibaresinin hangi ticari işletmeyi çağrıştırdığına ilişkin yapılan kamuoyu araştırmalarında tüketicilerin 3'te 2'si bu markanın davacı şirkete ait olduğunu ifade ettiğini, davalının prestijinden, kalitesinden ve tanınmışlığından haksız bir yarar ve sağlama amacı ile kötü niyetli ve bilinçli bir şekilde seçildiğini, tüketici bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağını ileri sürerek, 2022/T-1101 sayılı YİDK kararının iptali ile davalının 2022/001024 sayılı 5/1 sıra numara tasarımın tescili halinde hükümsüz sayılması ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu tasarım tescilinin amacının davalı firma adına tescilli bulunan "..." markası adı altında piyasaya sürülen ürün çeşitliliğini fazlalaştırarak markanın tanınırlığını artırmak olduğunu, davacı tarafça davalı firmanın kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı, davacıya ait tescilli markaların esas unsurunun "... ..." şeklinde olduğunu, tanınmış marka olarak kabul edilen markasının "... ...+Şekil" markası olduğunu, taraf tasarımlarının karıştırması ihtimalinin olmadığını, davacının "... ...+Şekil" ibareli markası ile benzerlik kurması ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda bilgilenmiş kullanıcı nazarında, dava konusu 2022/001024-5 sıra sayılı tasarımın, davacının TIG1977; 2018 59305; 2008 64515 sayılı markalarının baskın unsurlarını ihtiva ettiği, davalı tasarımının davacının T/61977; 2018 59305; 2008 64515 sayılı markalarına kıyasen yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı; benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığının tespit edildiği, davalının 2022/001024 no'lu 5 sıra sayılı başvuru tasarımı ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları ve diğer görselleri arasında benzerlik oluştuğu, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2022/T-1101 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2022/001024 no'lu 5 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davalının tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, genel izlenimler itibariyle belirgin farklılıkları bulunduğunu, "..." ve "... ..." ibarelerinin farklı olduğunu davalının "... ..." ibaresinin "..." anlamına geldiğini, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait marka ile davalı tarafından tescil ettirilen tasarım başvurusu arasında benzerlik olmadığını, ayrıca davalı Kurum tarafından müvekkile ait tasarım başvurusunun da yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunun belirlendiğini, bu anlamda bilirkişi raporuyla çelişki olduğunu, raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, benimsenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davaya konu "... ...! ...! Ekmek+şekil" ibareli ambalaj tasarımının, davacının “... ... ŞEKİL” markasının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığının, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1420, K. 2026/1775, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1420-e-2026-1775-k-28ddb39378eb