Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1017 E. 2025/1017 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1017
- Karar No
- 2025/1017
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1017 - 2026/1233 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1017 KARAR NO : 2026/1233
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2015/78 Esas - 2025/129 Karar
DAVACILAR : 1 VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - DAVALI : 2 - DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın 16.10.2011 tarihinde ... caddesini takiben olay yeri olan ...sokak kavşağında gidişine göre yolun sağından soluna geçmek isterken, davalı... idaresindeki ... plakalı otomobilin kendisine çarpması ile meydana gelen kazada, yaralandığını, 12.12.2011 tarihli Adli Tıp raporuna göre maruz kalınan yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı, şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, kişide mevcut olan kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır şekilde etkileyeceğinin tespit edildiğini, Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/199 esas, 2013/1194 karar numaralı kararında davalı...'ın, kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kusurlu bulunduğu ve 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığını, davacı ...'ın geçirdiği kaza sonrasında uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, gerek fiziksel tedavi gerekse ruhsal tedavi için değişik kurum ve kuruluşlardan tedavi hizmeti alındığını, 2010 yılı KPSS sınavında 81 puan almış öğretmen olarak atamayı beklerken kazanın meydana geldiğini, bu kaza yaşanmasaydı KPSS'ye hazırlanacağı ve kendine bir meslek edinme şansı bulacağını, bu sebeple müvekkilinin ekonomik geleceğinde sarsılma yaşandığını ve ciddi bir maddi zarara yol açtığını, manen çöküntü içerisine girdiğini, 2013 yılında yeniden dershaneye gitmek zorunda kaldığını, yeni bir KPSS sınavına girerek çok sevdiği öğretmenlik kadrosuna özürlü kadrosundan atandığını, kazadan sonra öğretmenlik yapamayarak 3 yılı boş geçirmesinden kaynaklı gelir kaybına uğradığını, sağlığına kavuşup kavuşmayacağının tam olarak belli olmadığını, davacı ...'ın davacı ...'ın annesi olup, kızının yaşadığı acılara birebir şahit olduğunu, kızının çektiği acı ve ıstırabın onda da derin yaralar açtığını, manevi olarak çok yıprandığını, davacı ...'ın, ...'ın küçük kardeşi olup, ablasının yaşadığı acılara bizzat şahit olduğunu, ablasının yaşadığı acı ve ızdırabın onda da derin yaralar açtığını, manevi olarak yıprandığını belirterek davalı sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminat taleplerinden, diğer davalıların ise maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamından müşterek ve müteselsil sorumlu olmak kaydıyla maddi tazminat taleplerine konu alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası olduğunu belirterek dava dilekçesinin 5. maddesinin e,g,ğ fıkralarında belirtmiş olduğu maddi tazminat talepleri için 28.064,05 TL ve davacı ... İÇin 30.000,00 TL manevi, davacı ... için 5.000,00 TL manevi ve davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 07.01.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 12.219,33 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatını 8.735.735,35 TL'ye, SGK'nın sorumlu olmadığı sağlık hizmetleri bedelini 30.701,35 TL'ye yükseltmiş ve ayrıca KPSS kurs ve sınav ücreti 1.200,00 TL belirtmiş, talep arttırımı yapılan kısımlar yönünden harcı ikmal etmiştir. Davalılar ... ile...'a tebligat yapılmış gelmedikleri ve beyanda bulunmadıklarından yargılama yokluklarında sürdürülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, başlangıçta davada davalı sigorta şirketinin de taraf olduğu, yargılama sırasında 04.10.2016 tarihli oturumda davacı vekili beyanında davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında teminat altına aldığı tutarın tamamını müvekkiline ödediğini, ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiğini, diğer davalılara yönelik yapılan ödemeyi aşan taleplerin devam ettiğini bildirdiği, bu davalı yönünden dava işbu dosyadan tefrik edildiği, davacının Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında rapor alınmış olup, 20.11.2023 tarihli raporda davacının yaralanmasının vücut genel çalışma gücünden %66 oranında kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, sürekli olarak bakıcıya muhtaç kalmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtildiği, kusur yönünden alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 25.03.2021 tarihli raporunda meydana gelen kazada davalı sürücü...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/199 esas, 2013/1194 karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde katılanın ... sanığın... suçun taksirle 1 kişinin yaralanmasına neden olma suçu olup, yapılan yargılama sonucu 12.09.2013 tarihli kararla, olayın meydana gelmesinde kırmızı ışıkta geçen sanık asli kusurlu, yeşil ışıkta geçen yayanın ise kusursuz kabul edilerek kazanın meydana geldiği gerekçeleriyle sanık...'ın sabit olan katılan ...'a karşı taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararının temyiz edilmeden 22.10.2013 tarihinde kesinleştiği , Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde davalı sürücü...'ın yönetiminde bulunan davalı ...'a ait ... plakalı araçla...istikametine seyir ederken, ...sokağın kesiştiği ışıklı kavşağa geldiğinde, sağ taraftan yola giren davacı...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı...'ın yaralandığı, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahaldeki yolu takiben hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan yaklaştığı olay mahalli kavşakta, kırmızı ışığa riayet etmeden, kontrolsüzce seyrine devam ettiği sırada sağ tarafından yola girip karşıya geçmekte olan davacı yayaya ilk geçiş hakkını bırakmadan çarpmasıyla meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kazada, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusurunun bulunmadığı, davacı ...'ın, vücut çalışma gücünden %66 oranında kaybettiği, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay bakıcıya ihtiyaç durumunun olduğu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda gelir durumu da gözetilerek yapılan hesaplamada sigorta şirketi tarafından limit kapsamında yapılan ödeme de düştükten sonra, sürekli iş göremezlik zararının 8.735.735,35 TL, geçici iş göremezlik zararının 12.219,33 TL SGK'ca karşılanamayan ilaç fark bedelleri, refakatçi ücretleri, ulaşım giderleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon giderleri, hastanın tedavaisi sırasında kullanılan temel ihtiyaç giderleri (SGK'ca karşılanamayan sağlık hizmetleri bedeli 30.701,35 TL, KPSS kurs ve sınav ücreti 1.200,00 TL olup, Borçlar Kanunun 168/2 maddesi ve Yargıtay kararları da gözetilerek davalı araç işletenin - sigortalının davalı sigorta şirketi hakkındaki feragatın davalı sigortalıya yansıması nedeniyle tedavi giderleri teminatı kapsamında kalan, tedavi gider ve geçici iş göremezlik zararı toplamından sorumlu olamayacağı, davacı vekilinin talep arttırım dilekçesindeki talebi de gözetilerek davalı sürücü... hakkında davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında 12.219,33 TL geçici iş göremezlik tazminat, 30.701,35 TL SGK'nın sorumlu olmadığı sağlık hizmetleri bedeli, 1.200,00 TL KPSS kurs ve sınav ücreti, kalemlerine yönelik davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne, her 2 davalı hakkında açılan sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik davanın talep de gözetilerek 8.735.735,35 TL üzerinden (davalı sigortalı - araç işletenin ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatının 8.729.935,35 TL'sinden sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı ... hakkında dava dilekçesi ile açılan geçici iş göremezlik tazminatı, refakatçi ücretleri, ulaşım giderleri, SGK'ca karşılanamayan ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon giderleri, hastanın tedavisi sırasında kullanıla temel ihtiyaç giderleri, KPSS sınavına tekrar hazırlanmak ve sınava girmek için yapılan masraflara yönelik tazminat davasının reddine karar vermek gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "1)Davacı ... tarafından davalılar... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında; a)Davalı ... hakkında açılan geçici işgöremezlik tazminatı, refakatçi ücretleri, ulaşım giderleri, SGK'ca karşılanamayan ilaç fark bedelleri ve hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon giderleri, hastanın tedavisi sırasında kullanılan temel ihtiyaç giderleri, KPSS sınavına tekrar hazırlanmak ve sınava girmek için yapılan masraflara yönelik tazminat davasının reddine, b)Davalı... hakkında açılan ve bedel arttırımı yapılan davada 12.219,33 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 30.701,35 TL SGK'nın sorumlu olmadığı sağlık hizmetleri bedeli, 1.200,00 TL KPSS kurs ve sınav ücreti olmak üzere toplam 44.120,68 TL'nin 16/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalılar hakkında açılan sürekli işgöremezlik tazminatına yönelik davanın 8.735.735,35 TL üzerinden kabulüne (davalı ...'ın sürekli işgöremezlik tazminatı için 8.729.935,35 TL'sinin 16.10.2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kısmından sorumlu olmak üzere) alacağın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2)Davacı ... tarafından davalılar hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00 TL'nin 16/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 3)Davacı ... tarafından davalılar hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulü ile; 5.000,00 TL'nin 16/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 4)Davacı ... tarafından davalılar hakkında açılan manevi tazminat davasının kabulü ile; 2.000,00 TL'nin 16/10/2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine" karar verilmiştir İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve... adli yardım talepli olarak istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda "Başlangıçta davada davalı sigorta şirketinin de taraf olduğu, yargılama sırasında 04.10.2016 tarihli oturumda davacı vekili beyanında davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında teminat altına aldığı tutarın tamamını müvekkiline ödediğini,ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiğini, diğer davalılara yönelik yapılan ödemeyi aşan taleplerin devam ettiğini bildirmiş. bu davalı yönünden dava işbu dosyadan tefrik edilmiştir." şeklinde hüküm kurulduğunu, davalı sigorta şirketinin dosyadan tefrik edilmesi sonucu Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinin sona erdiğini, mahkemenin görevsizlik kararı verip dosyayı görevli Asliye Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken yargılamaya devam edip işin esası geçip karar vermesi usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesi 1.fıkrasında "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ... geçmesiyle zamanaşıma uğrar.” hükmünün yer aldığını, trafik kazasının meydana geldiği tarih 16.10.2011, Adli Tıp raporu tarihi 12.12.2011, dava tarihinin ise 29.01.2015 olduğunu, dolayısıyla dava açma süresi zamanaşıma uğradığından davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat kalemleri hesaplanırken bilirkişi tarafından yanlış ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, davacının engelli kadrosunda çalışmaya devam ettiğini, engelli KPSS sınavına girerek atama işlemi gerçekleştiğini, 2014 yılında engelli memur kadrosuna atanarak normal memurlara göre daha erken emekli olma koşulu meydana geldiğini, 2. derece engellilere yönelik vergi indiriminden de faydalandığını, vergi indirimi sebebiyle Engelli memurların maaşları normal memur maaşlarına göre daha fazla olduğunu, bilirkişi raporu hazırlanırken bu konular dikkate alınmadığını davacının sadece sürekli işgöremezlik durumu salt bir şekilde hesaplandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalılar ... ve...’ın istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Göreve ilişkin olarak, her ne kadar dosya sigorta şirketi yönünden tefrik edilmiş ise de, başlangıçta davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olarak davalı sigorta şirketi ile araç sürücüsüne ve işletene karşı birlikte açıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Görev hususu davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususların ticari dava sayılmasına, ZMSS'nın ise TTK’nun 1483 vd. maddelerinde düzenlenmesine, bu durumda TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle TTK'nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği davanın ticari dava olmasına ve ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olmasına, 6102 Sayılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline gelmesine, HMK'nın 1. maddesi gereğince göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmasının gerekmesine, aynı yasanın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğince hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olmasına, HMK’nın 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığı"na yer verilmesine, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılacağının" hükme bağlanmasına, usul ekonomisi, daha sağlıklı ve isabetli bir karar verilmesi açısından, TTK'nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava tarihi itibari ile açılan dava ticari dava olmakla asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunduğundan göreve ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Zamanaşımına ilişkin olarak ise, 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.). Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; kaza 16.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş, dava 21/01/2015 tarihinde açılmıştır. Davaya konu trafik kazası sonucunda kaza tespit tutanağına göre davacı yaralanmış olup, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, eyleme uyan suçun ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu nedenle, zamanaşımına yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir. Gelire ilişkin olarak, dosyadaki mevcut belgelerden davacının 2008 yılında mezun olduğu ve mezun olduktan sonra da öğretmen olarak atanabilmek için düzenli olarak KPSS sınavlarına girdiği, 2010 yılı KPSS sınavından 80 puan üzeri aldığı ancak bu sınavın ÖSYM Yürütme Kurulu kararı ile iptal edildiği, davacının 2011 yılında kaza geçirdiği ve kaza tarihinden itibaren de 9 ay geçici işgöremezlik süresinin olduğu, 2014 yılı itibarıyla da engelli öğretmenler için açılan KPSS sınavı sonuçlarına göre engelli öğretmen kadrosundan atanarak çalışmaya başladığı tespit edilmiş olup, aktüer bilirkişi raporunda yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alınarak; dava konusu kaza olmasaydı davacının –mezuniyet tarihi, atamasının yapılabilmesi için girmesi gereken KPSS sınavları, kaza tarihi itibarıyla çalışıp çalışmadığı hususları da dikkate alınarak- 2012 yılı itibarıyla öğretmen olarak çalışmaya başlayabileceği kabul edilmiş ve hesaplama yapılırken 2012 yılına kadar asgari ücret, 2012 yılından davacının öğretmen olarak çalışmaya başladığı 2014 yılına kadar Çankaya Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 24.02.2015 tarihli yazısı ile bildirilen 2012-2013 tarihleri arasında öğretmen olarak çalışan bir kişinin alabileceği ücretlerin esas alınması, 2014 yılı sonrası için ise davacının dosyada mevcut olan ücret bordroları esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar ... ve... tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... ve...'ın istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf harçları yatırılmadığından Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 602.279,44 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve posta giderleri toplamı 855,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... ve...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.