Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1951 E. 2026/1641 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1951
Karar No
2026/1641
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1951 KARAR NO : 2026/1641 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2026 NUMARASI : 2025/246 E.

DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen tarih ve 2025/246 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkiline ait ...nin çocuklarda bilişsel becerilerin ve odaklanma yeteneğinin geliştirilmesi için okul öncesi kitap vb ürünler geliştirdiğini ancak müvekkilinin piyasada en çok tutulan ürünlerinin ... markasını kullanan davalı şirket tarafından birebir taklit edildiğini, davalının haksız eylemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğradığınu ve uğramaya devam ettiğini, davalının piyasaya sunduğu ürünlerin kalitesiz olması nedeniyle müvekkilin büyük bir itibar kaydı yaşadığını, davalının müvekkiline ait ürünler ile kendisine ait ürünlerin karıştırılması için üst düzey çaba gösterdiğini ileri sürerek açtığı esere tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, kaldırılması ile addi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, ihtiyati tedbir koşulları somut olayda mevcut olduğundan. müvekkilinin ürünleri, eserleri ile iltibas oluşturan davalıya ait "..." internet adreslerindeki satışın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece verilen 08/06/2026 tarihli ara kararla, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu gözetilerek, dava dilekçesinde belirtilen linklerde davacının ürününe tasarım bakımından yakın ürünlerin satışa sunulduğu, ortalama alıcı nezdinde aynı seri, aynı kaynak veya ekonomik olarak bağlantılı ürünler algısı yaratabilecek ölçüde benzer olduğu ve bu veriler ışığında, ürünler arasındaki benzerliklerin aynı amaçla aynı tüketici kitlesine üretilen ürünler olması noktasını aşacak nitelikte bulunduğu, özellikle genel görünüş ve ilk izlenim bakımından karıştırılma tehlikesi doğurabilecek yoğunluk taşıdığı, 6100 sayılı HMK 389. vd. maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 30.000,00 TL gayri nakdi teminatın işbu kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 1 hafta içinde karşılanması şartı ile KABULÜ ile, ... linklerindeki tüm satışlarının tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, davalı vekilinin bu karara itirazı üzerine verilen 25/06/2026 tarihli ara kararla, her ne kadar mahkeme kararında gayri nakdi teminat denilmiş ve davacı vekilince nakdi teminat yatırılmış ise de neticeten hükmedilen teminatın karşılanmış olduğu, tedbir kararına esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, belirtilen linklerde satış devam edebileceğinden, davacının davasını yaklaşık olarak ispatladığı, tedbir kararı verildikten sonra şartlarda değişiklik olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece takdir edilen gayrinakdi teminat şartının nakit olarak vezneye yatırılması ile teminat şartının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin, ihtiyati tedbirin verilmesinden aylar önce ürünlerin görsel ve içerik tasarımlarını tamamen yenilediğini, bu nedenle mahkemenin şartlarda değişiklik olmadığı yönündeki tespitinin olgusal gerçeklikle bağdaşmadığını, tedbire konu linklerin artık farklı tasarımlı ürünlere yönlendirdiğini, ihtiyati tedbirin kaldırılması için aranan "koşullarda değişiklik" halinin gerçekleştiğini, bilirkişi raporu ile de sektörde yaygın olduğu kabul edilen unsurların haksız rekabet kurallarıyla kimsenin tekeline bırakılamayacağını, müvekkilinin tüm ürünlerde kendi tescilli markalarını kullandığını, bu durumun karıştırılma tehlikesini bertaraf ettiğini, teminat nedeniyle müvekkilinin uğradığı ticari zarara kıyasla mahkemece takdir edilen teminatın çok düşük kaldığını, 1.000.000 TL teminat takdir edilmesinin uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin tedbir kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin yatıracağı teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ve mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiği, takdir edilen teminat miktarının da verilen tedbire nazaran ölçülü bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

######

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1951, K. 2026/1641, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1951-e-2026-1641-k-e8aceeed172a